GeriSeyahat Kızıl krallık: Ürdün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kızıl krallık: Ürdün

Kızıl krallık: Ürdün

Ortadoğu’nun kalbinde yer alan Ürdün, kültürü, doğası, kutsal hikaye zenginliğiyle merak uyandırıyor. Buralara gitme fikri bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor. Ürdün’e sadece gitme hayali peşindeydim. Uzaklara uzanmak oralara gitmek hep bitmeyen sevdamdı benim. İşte size Ürdün gezi rehberi…

Bu toprakların esrarı neydi?  Yıllarca Haçlı seferleri bu topraklar için yapılmamış mıydı? Mısırın Firavunları bu topraklarda ne arıyordu? Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Davud, Hz. Muhammed hepsi bu topraklardan geçmişlerdi. Öğretilerine buralarda başlamışlardı ve buralardan dünyaya yayılmışlardı.  Bu toprakların bin yıllar öncesinde, birçok kutsal insan tarafından geçilmiş olması ve etkisinin hala sürmesi bizi bu topraklara doğru yöneltiyordu. Hz. Muhammed’in ilk keşfedildiği yer Suriye, Hz. İsa’nın ilk söylevlerini verdiği yer Ürdün’de, Hz Davud’un türbesi Ürdün ’de, Hz. Musa’nın halkına vaat edilen kutsal toprakları(Kudüs) işaret ettiği Ürdün Mount Nebo ve diğerleri ve tabi ki en önemlisi de Wad-i Rum çölü.

Kızıl krallık: Ürdün

 Amman-Akabe yolundayım.  Kızıl, sıcak, düşsel bir dünya görme duyusunu yanılsamaya uğratan sonsuz bir düzlük burası evet çöldeyiz uzun bir sürüş yine beni bekliyor. Ürdün'ün Akabe kentinden Kızıldeniz'e bakarken karşı kıyı da İsrail, hemen yanında Mısır topraklarını görmek, Suudi kıyılarının 5-10 kilometre öteden başladığını bilmek aslında sınırların ne kadar da yapay ve saçma bir şey olduğunu anlamaya yetiyor. Sahilde dikili olan devasa Arap birliği bayrağı İsrail’den görülecek büyüklükte yapılmış. Otele gelen ring ile direkt kraliyet dalış okuluna.

Kızıl krallık: Ürdün

Adımınızı atar atmaz mercanlar, envai çeşit balıklar ve üstelik sahilin beş metre ilerisinde 9-10 metrelik dalışa uygun çukur yerler var. Akabe’de 23 kilometrelik sahil şeridinde Kızıldeniz’in güzelliklerini sergileyecek pek çok dalış noktası bulunuyor, 1986 yılında, kendisi de bir dalıcı olan şimdiki Kral Abdullah’ın emriyle batırılmış bir batığa dalıyorum. İki mercan tepesinin üzerinde yan yatmış olarak duran 81 metre uzunluğundaki gemi görkemli duruşuyla iyi bir dalış noktası.

Kızıl krallık: Ürdün

Wadi RUM.  Wad-i Rum (İrem bahçeleri) Çölün sonsuzluğunda kaybolmak. Wad-i Rum Kur’an da bahsedilen yer burası. Eskiden bir vaha iken şimdilerde çöl olmuş ve bilinmezliğe doğru bırakmış kendisini. Burası bilinen bir yer ve ziyaretçisi oldukça fazla. Çöl uçsuz bucaksız olduğu için sadece kendiniz varmışsınız gibi.

Daha öncede çöl görmüştüm ama burası bir başka geliyor ruhuma. Kayaları mı, toprağı mı, havası mı anlayamadım ama yine de insanın içine huzur veriyor. Kampa doğru hava kararmaya başlıyor görüntü mükemmel önce tepenizde gökyüzü mavisinden, ufukta güneşin altın sarısına doğru değişen renkler, zaman ilerledikçe tepenizde lacivertten ufukta kızıla doğru geçmeye başladı. Bu arada pembe çöl kumu ve kayaların renk değişmeleri. Ben Çoban Yıldızı'nın dünyayı bu kadar aydınlatabileceğini düşünemezdim. Ve yıldızların bu kadar çok olduklarını bilmiyordum.  Böyle bir sessizliğin olabileceğini ve böyle bir boşluğun...

Kızıl krallık: Ürdün

Tıpkı Lawrence’ın tarif ettiği gibi "Uçsuz bucaksız sonsuza yankılanan ve tanrısal… Hayal gücünden daha yüce bir meydan okuma..." Çöl ay vadisi de denilen Wadi rum, o zamana kadar neyle karşılaşacağımızı bilmediğim bedevi çadırlarında kalmaya gittiğim ama şık bir misafirperverlikle konforu, sıcak bir duşun ardından güzel bir yemeği bulduğum, kamp ateşinde kumun üzerine düşen alevlerin gölgesinde şarabımı içerken Ürdünlü bir grupla tanışıyorum.

Bizim gibi kampta kalmaya gelmişler, tipik tanışma muhabbetinin ardından kendimizi şarkılar söylerken buluyoruz, ortak paylaştığımız kültür bize benzer melodiler tanıdık müzikler sunuyor.  Çölün ortasında yaktığımız çalı çırpının kısa ömürlü ateşi bazen darbuka ritimleriyle canlanırken bazen de duygusal bir aşk şarkısıyla sönmeye yüz tutuyor, birbirimize bakıyoruz burada olmanın herhangi bir karşılığı olamaz, Lawrence haklıymış böyle bir gecede ay ışığında oturmuşken hayal edemezdik bu güzelliği diyoruz. Gizemli ay ışığının süslediği mükemmel bir gece hayal et içinde Ürdünlü arkadaşlarla geçireceğiniz bir geceyi içine ilave edin.

Bugun rotam Petra

Petra  "...zamanın yarısı kadar eski, gül rengi şehir..."Petra sadece görülerek anlaşılabilecek bir mucize olarak kalmalı herkesin aklında. Ne kadar yazılırsa yazılsın, ne kadar söylenirse söylensin, Petra öyle sözle, fotoğraflarla, yazıyla anlatılabilecek bir şehir değil. Ortadoğu'nun geçmişine işaret eden, bu renkli geçmişi kendine özgü renkleriyle ziyaretçilerine anlatan Petra'nın ihtişamı ancak görüldüğünde anlaşılabilir. 19. yüzyılın İngiliz şairi J. W. Burgon nasıl anlatmaya çalışmış Petra'yı birkaç kelimeyle; "...zamanın yarısı kadar eski, gül rengi şehir... “ 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir.

Kızıl krallık: Ürdün

Ticaretle yoğrulan, dinle şekillenen Ortadoğu'nun kadim topraklarında, pek çok uygarlık doğmuş, gelişmiş ve günümüze kadar ulaşmayı başarmış. Ancak, pek çok uygarlık da tarihin derinliklerinde yok olup gitmiştir.

Uygarlıklar ortadan kalksa da onların kurduğu muhteşem kentlerden geriye kalanlar günümüze kadar gelebilmiş. Uzun yıllar gözlerden uzak yaşamına devam eden kentin sessizliği, 1812 yılında İsviçreli ‘seyyah' Johann Ludwig Burckhardt tarafından bozulmuş. Antik Yunancada ‘taş' anlamına gelen Petra'ya, yüksekliği 200 metre, genişliği ise 5 metre olan dar bir kaya geçidinden giriliyor.

Kızıl krallık: Ürdün

Yaklaşık 700 metre uzunluğu olan bu geçit boyunca kayalara oyulmuş su kanalları, heykel nişleri ve çeşitli kabartmalar eşlik ediyor Petra ziyaretçilerine. Ama asıl çarpıcı sürpriz geçidin sonunda yaşanıyor. Geçit bittiğinde, Petra'nın simgesi sayılan ve ‘Hazine' adı verilen yapı tüm ihtişamıyla ansızın çıkıveriyor karşınıza. Her ne kadar adı Hazine olsa da aslında burası kayalara oyulmuş devasa bir anıt mezar. Indiana Jones serisinin ‘Son Macera' adını taşıyan filminin önemli sahneleri burada çekilmiş. Burası kentin nekropolü yani mezarlığı. O dönemin şartları göz önüne alındığında bu kayaların oyulması için nasıl bir emek harcandığını.

Fotoğraflar: Halil KAYA



Buraları görmeden "Türkiye'de yaşıyorum" demeyin!

Skyscanner’ın aşağıdaki arama motorunu kullanarak istediğiniz yere en ucuz uçak biletini bulabilirsiniz. Hemen uçak bileti arayın! 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle