GeriKuzey Kıbrısı Keşfet Kayıp İncil'in peşinde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kayıp İncil'in peşinde

Kayıp İncil'in peşinde

Melis Alphan

Mısır, Asur, Hitit, Pers, Büyük İskender, Lüzinyan, Osmanlı, Venedik…

Herkesin izi var Kıbrıs’ta.

Herkesin ve bütün dinlerin.

Magosa’da Türkiye’de olmayan gotik mimarinin en güzel örneklerini görürsünüz.

Amin Maalouf kitaplarında “Doğu’nun ıssız limanı” diye Magosa’dan söz eder.

Aziz Barnabas Hazreti Muhammed’in geleceğini o kayıp incille müjdeleyen..

Kıbrıs’ta önce Yahudiler var. Ada, 3. Haçlı Seferleri’nde Hıristiyanlar tarafından alınıyor; Fransızlar ve Venedikliler Katolik, Rumlar Ortodoks. Ardından Müslüman Osmanlı alıyor Kıbrıs’ı. Sonradan İngilizlere kiralıyor, onlar da Anglikan Protestan. Burada Ermeniler, Süryaniler, Gregoryanlar da yaşıyor. Yani, Kıbrıs’tan bütün dinlerin izini sürebilirsiniz.

Kıbrıs azizleriyle, kiliseleriyle, katedralleriyle gezmekle bitmez ama St. Barnabas Manastırı’nın yeri ayrı.

Anlatılagelen hikayeye göre…

Aziz Barnabas, Kıbrıs’ta Yahudi zengin Levi ailesinin oğlu olarak dünyaya geliyor. Bütün mal varlığını satıp Kudüs’e gidiyor, orada Aziz Paul ile tanışıyor. Bizim meşhur Tarsuslu Aziz Paul. MS 45’li yıllar. İkisi de Yahudi ama bir gün Aziz Paul’un gözleri kararıyor, Hz. İsa’dan bir öğreti geliyor. Aziz Paul ve Aziz Barnabas bu olayın ardından Hıristiyanlığı kabul ediyorlar ve bu dini yaymak için seyahatlere başlıyorlar.

İlk durakları Kıbrıs.

Hıristiyanlığı yaymak için geldikleri Kıbrıs’ta Yahudiler Aziz Barnabas’ı öldürüyor ve cesedini kimsenin bilmediği bir yere gömüyorlar. Aradan 432 yıl geçiyor. Kıbrıs’ta bir papaz bir gece rüyasında Aziz Barnabas’ı görüyor. Rüyasında Barnabas “Eğer beni bulmak istiyorsanız şu keçiboynuzu ağacının altını kazın” diyor.

Şu anda Barnabas’ın sembolik mezarının olduğu şapel dev bir keçiboynuzu ağacının gölgesinde dinleniyor. Tüm şapeller gibi küçücük, altı kaya mezar ve içinde sembolik bir tabut.

Hikayeye devam edecek olursak…

Keçiboynuzu ağacının altı kazılır ve Barnabas gömülmesinin 432’nci yılında bozulmamış cesedi ve üstünde bir İncil’le bulunur. İşte bu İncil, ‘kayıp İncil’dir. Ceset ve İncil Bizans imparatoru Zeno’ya götürülür. Zeno çok memnun kalır ve şu anda şapelin tam karşısındaki St Barnabas Manastırı’nın yapımı için talimat verir. Burası bugün müze olarak kullanılıyor, ibadete kapalı. Sadece her yıl, Aziz Barnabas’ın doğumgünü 11 Haziran’da Güney Kıbrıs’tan Rumlar özel izinle gelip burada ibadet ediyorlar.

Barnabas’ın İncil’ine ‘Kayıp İncil’ deniyor çünkü yeri bilinmiyor. Orijinal lisanda, yani İsa’nın kullandığı dilde yazılan tek İncil olan Barnabas İncil’I kimisine göre Amerika’da, kimine göre bizim Genelkurmay’da.

Büyük bir olasılıkla 1207’de 4. Haçlı seferleri sırasında İstanbul’u Latin istilasında alındığı söyleniyor. “İtalyanlarda olma ihtimali çok yüksek. Ya Vatikan’da ya da Venedik’te” diyenler var. Bu İncil’in ortaya çıkarılmamasını kimileri de sayfalarında Hz. Muhammed’in gelişini haber veriyor olmasına bağlıyorlar.

Kayıp İncil var mı, yok mu bilinmez ama hazır oradayken Barnabas’ın gerçek mezarını da gördüm. Gerçek mezarın yeri söylenmiyor, o yüzden söyleyemem. Mecbur Kıbrıs’a yolunuzu düşürüp kendiniz bulacaksınız.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle