GeriSeyahat Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...

Finlandiya ülkece kahve bağımlısı... Öyle üçüncü dalga değil, bildiğiniz sıcak filtre kahve tutkunu. Kişi başı kahve tüketimi yıllık 12 kg ile dünyada en çok kahve tüketen ülke konumunda. Özellikle Helsinki'de somon çorbasını bile kahveyle birlikte içiyorlar! Daha ne olsun...

Bu yazımda Helsinki semt pazarı kahvesinden, pazardaki yemişlerin çeşitliliğinden ve kahve içtiğim şık üç mekandan bahsetmek istiyorum. Semt Pazarı şehrin göbeğinde yer alıyor. Sol tarafında Senato binası, az ilerde ünlü Uspenski Katedrali, sağında dev gemilerin yanaştığı liman bulunuyor. Market Square dedikleri bildiğiniz çadırlı bir semt pazarı aslında. Ebatları sıradan bir semt pazarı büyüklüğünde değil yarısı veya çeyreği kadar. Mini pazar diye düşünebilirsiniz. İçinde tadına doyum olmayan taze yemişler, çilekler, sarı-kırmızı frambuazlar, yeşil-mor Frenk üzümleri, değişik mantarlar ve tabii ki pişmiş somon ve türevleri var. 

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...

Helsinki Semt Pazarı

Ben bu yemişlerden Frenk üzümü yemeyi tercih ettim. Garip olan şey bu tip yemişleri tartarak satmıyorlar, litreyle satıyorlar. Belli kaplar var o kapların aldığı kadar. Helsinki’de en çok denk geldiğim yemiş tipi ise mavi mersindi. Bu koyu mavi renkteki meyveyi taze taze yemek ağızda kekremsi bir tat bıraktığından meyve suyu, tartı ve diğer bir çok türevine denk gelmeniz çok olası.

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...

Yeşil Frenk Üzümü

KAHVE İÇEBİLECEĞİNİZ ÜNLÜ HELSİNKİ KAFELERİ
Öncelikle burada pek çok kafede İskandinav tarzı self servis mantığı uygulandığını belirtmeliyim. Masalara oturmadan evvel tatlınızı ve boş bardağı alıyorsunuz. Eğer filtre kahve dışında seçenek varsa istediğiniz kahveyi kendiniz yapıyorsunuz. Genelde büyük termoslara filtre kahve yapılıyor ve oradan dolduruyorsunuz.

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...


Karl Fazer Café
Çikolataları ile bilinen Fazer, en ünlü pastanelerden biri. İnanılmaz şık tasarımlı tatlılar, pastalar şöyle diyor. “Beni yeme seyret”. Sahiden de öyle. Tasarıma büyük önem veren Finlilerin tasarımdan  yana olan hayat görüşleri adeta tatlılarına da yansıyor. Görüntü muhteşem, tat eh işte fena değil. Yahut benim baklava, şekerpare, profiterole alışkın damak zevkime göre oldukça hafif bir lezzet oldu. Seçtiğim seyirlik tatlı limonlu bir mini tart idi. Fazer’ın kahve ile ilgili iyi yönü filtre kahvelerinin taze olması ve sınırsız refilli olması. Dolayısıyla minik seyirlik tatlıları seyrederken sık sık kahve kupanızı yeniden doldurabilirsiniz.

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...


Ekberg
İkinci kahve durağım ise 1800’lü yıllardan bu yana hâlâ aynı yerinde işletilen ünlü Ekberg Pastanesi... Burası çalışan beyaz yakalıların öğle yemeklerini atıştırdıkları, kahvelerini içtikleri bir yer. Kahve servisi refilli yapabilmeniz açısından bardak ve filtre kahve dolu bir zarfla yapılıyor. Buradaki kahvenin tadı cidden iyiydi. 

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...


Kapelli
Esplanade Park’ın içinde bulunan Kappeli, şık bir ortamda kahve içmek isteyenler için ideal bir ortam sunuyor. Burada da önce kendi siparişinizi alıp oturduğunuzdan özellikle parka bakan tarafında  iyi yer için biraz çaba sarf etmek gerekiyor. Helsinki Belediyesi'nin halka sağladığı sahne alanı da  bu kafenin tam karşısına denk geldiğinden oldukça kalabalık. Orta yaşın üstündeki insanların müzik performansları muhteşem. Eğer Fin mutfağının ünlülerinden geyik eti denemek niyetindeyseniz Kapelli’nin restoran bölümü iyi bir seçenek olabilir.  

Kahve kokusu eşliğinde Helsinki...


 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle