İzmiri Keşfet İzmir'den Yarımada'ya tematik koridor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İzmir'den Yarımada'ya tematik koridor

Uğur Gürses

 “Bir bulut olsam, yüklenip yağsam,

Dökülsem damla damla toprağıma

Bir deli nehir bir asi rüzgar

Olup kavuşsam üzüm bağlarına”

Sezen Aksu

 İzmir’de belediye bir Yarımada projesi ile “tematik turizmi” parlatıyor; “Toprağın, denizin ve tarihi mirasın sunduğu zenginlikler, hem bölge halkı için ekonomik kazanca hem de İzmir için kültürel değere dönüşüyor”. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, tarım ve turizm alanlarının birbiri ile kesiştiği “Yarımada Projesi”yle “yerelde kalkınma” hedefiyle; Karaburun, Çeşme, Urla, Seferihisar ve Güzelbahçe ilçelerini içine alan yarımadanın planlı gelişmesi ve kalkınması hedeflenmiş. Sonra, Balçova, Narlıdere, Menderes ve Selçuk ilçeleri de buna dâhil edilmiş. “Yarımada Gezi Rotaları” ile 10 ayrı projenin şemsiyesi altında gezginlere yeni bir hikaye sunuluyor; hafta sonu turizmi, gastronomi turizmi, tarih turizmi, bisikletli turizm, kırsal turizm, yerel ekonomik istihdam, tarım makinaları ortak hizmet alanı, ekolojik köy ve yerleşimler, tematik park ve kamp alanları, sanat ve tasarım gibi ana başlıklar altında projeler yürütülüyor. Birbirini besleyen bir ekonomik model oluşuyor.

İşte son dönemde yükselen tematik hikaye de “Urla Bağ Yolu”. Urla Şarapçılık’tan Can Ortabaş şöyle anlatıyor: “Birinci dünya savaşı öncesi Karaburun Yarımadası’nda 72 milyon litre şarap üretiliyormuş. 2 sene önce bütün Türkiye, bunca yatırımdan sonra 69 milyon litre; gerisini siz düşünün. Bunun nedeni mübadele ve bunun İslamiyet’le de ilgisi yok çünkü Osmanlı’nın kontrolünde 500-600 sene burada şarapçılık yapılmış, hem de altın çağlarını yaşamış.” Resmi verilere göre İzmir’de 20 şarap üreticisi şirket var. Bunun 7’si bir daire içindeki “Urla Bağ Yolu”nda yer alıyor. Butik tarz şarap üretiminden güç alan İzmir, 2015’te Türkiye’nin şarap ihracatında yüzde 8’lik pay almış. Urla Enginar Festivali sırasında tanıştığım Mustafa Derin, hem enginar yetiştiriyor, hem de 4-5 cins şaraplık üzüm üretiyor. İmal ettiği şarapları da meraklılara sattığını anlattı. Mübadele sonrası kaybolan üzüm bağları hızla Yarımada’ya geri dönüyor. Tematik turizm de sürgün veriyor.

Öyle bir kent düşünün ki; etrafını aydınlatırken yurdun diğer kentlerinde doğup gelenler için de umut olsun. İzmir, hem etrafındaki kentleri, hem de yurdun dört bir yanından umutla göç eden insanları aydınlatıyor; iyi ve özgür bir yaşam arayışına. Sayıların çok şey söylediği ortada: İzmir’de yaşayan 4.2 milyon kişinin yarısı (yüzde 51.8) İzmir’de doğmuş. Diğer 7 Ege kentinde doğanlar da ilave edilirse yüzde 61’e çıkıyor. Gerisi, yüzde 39’u ‘yurtiçi göçmenler’. Ege dışından ilk sırada 97 bin Erzurum doğumlular ve ikinci sırada 82 bin Mardinli geliyor. Ülke milli gelirinin yüzde 6’sını üreten İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun verdiği örnek kayda değer. İzmir tüm Ege kentlerinin mali açıklarını kapadığı gibi fazlasını da merkezi hükümete gönderiyor. Sayılara bakınca, İzmir’in en övgüye değer taraflarından biri, vergi ödeme konusunda edimlerini yerine getiren bir kent olması; Maliye Bakanlığı

verilerine göre 2016’da tahakkuk eden vergilerin tahsilat oranı İzmir’de yüzde 84.5’te. Bu, İzmir’i Kocaeli ve Tunceli’nin ardından üçüncü sıraya oturtuyor. Ekonomik büyüklüğünü hesaba katarsanız “Türkiye şampiyonu” demek gerekir. Vergi dışı diğer gelirleri de hesaba katıldığında, toplam gelir tahsilatında da oranı yüksek: Yüzde 70’de. 2016 yılında, merkezi hükümet harcaması ile tahsil edilen gelir farkına bakıldığında; İzmir, merkezi hükümete 41.1 milyar TL net fazla sağlamış. Muğla, Uşak, Denizli, Manisa, Kütahya, Afyon ve Aydın’dan oluşan tüm Ege illeri toplamda 5.1 milyar açık vermiş.

İzmir, tahsilat esas alınırsa mali fazla veren 9 kent arasında 3. sırayı alıyor. Ankara’yı da ikiye katlıyor. Merkezi hükümet harcamalarının sadece yüzde 2’si İzmir’e yapılırken, İzmir’den tahsil edilen gelirin, toplam merkezi hükümet gelirleri içindeki payı yüzde 10’a yakın. 2014’te medyan gelirin yüzde 60’ına göre yapılan sınıflamayla ölçülen yoksulluk oranında; üç büyük metropol içinde, 793 bin kişi ile en yüksek oran da yüzde 19.8 ile İzmir’de.