« Hürriyet.com.tr

Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayat

"Aslında biz de çok gösterişli bir ortamda dünyaya gelmiyoruz" dedi Budist Rahip: Kanlar, kordonlar, kaygan sıvılar. Sırtımıza vurulan bir tokat ile nefes almaya başlar başlamaz da viyaklıyoruz. Hayat güzel ama acılarla dolu ve kolay değil. Yine de ızdırap dolu hayatta bir mücevher gibi parlayabiliriz." Dünyanın çatısında gezegenlerin güneşin etrafında dönmesi misali tapınağın etrafında dönerken Budist rahibin bu sözleri de benim aklımda dönüyordu.

Ayhan SİCİMOĞLU / ayhan@sicimoglu.com
Ayhan Sicimoğlu
Ayhan SicimoğluSeyahat Yazarı

    Otuzüç milyon tanrı var ana din demek hatalı olur, “Yaşam Felsefesi” demek lazım. Hinduizm 5 bin senelik ömrüyle dünyanın en eski dini veya yaşam felsefesi... Cennet, cehennem, ölüm vesaire yok. Doğum, ızdırap (dikkat:yaşama ızdırap diyorlar), ölüm ve yeniden doğum. Bu 'hayat tekerleği' milyonlarca sene yuvarlanıp duruyor.  Sonraki hayatta geri geleceğiniz canlı tipi bir evvelki hayattaki yaşam tarzınıza bağlı. Yani, günah dolu ve aykırı bir yaşam, sonraki hayata sizi bir 'domuz' olarak geri getirebilir veya iyilikler ve sevaplar ile dolu bir hayat sizi bir dahaki hayata favori hayvanlardan maymun veya fil olarak da getirebilir. Bu zinciri kırmanın ve sonsuz huzura kavuşmanın tek yolu ise Nirvana’ya ulaşmak. Peki nasıl ulaşacağız bu Nirvana'ya?

    Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayatWheel of life (Hayat tekerleği) tablosu önünde. Üstedeki üç dilim bir nevi cenneti, alttaki ise cehennemi anlatıyor. Yukarıda kalmaya çabalamak ve aşağıda kalan insanları da yanımıza çekmeye çalışmalıyız. 

    Nirvana’nın kelime anlamı 'söndürmek' demekmiş. İçimizde söndürmemiz gereken üç ana yangın var. Raga: Hırs ve cinsellik, Dvesha: Nefret ve kıskançlık ve Moha: Cehalet ve vurdumduymazlık. Bu yangınlar tamamen söndükten sonra Nirvana’ya erişebiliyoruz.

    Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayatNepal bayrağı çok değişik, Himalaya’lar dan esinlenmiş.

    Nepal, Katmandu’ya ikinci gidişim. Bu kez yanımda kameramanlarım ve Nepal’in İstanbul Fahri başkonsolosu Prof. Günseli Malkoç var. Günseli Hanım Nepal’de uzun yıllar yaşamış ve geniş bir çevre edinmiş.

    Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayat
    Boudhanath Tapınağı, Güneydoğu Asya’nın en büyük budist tapınağı. Tibetli budist rahipler arasına karışıp, saat yelkovanı yönünde yürüken, bir elimle arka arkaya dizili dua silindirlerini döndürüyor, bir yandan da “Om Mani Padme Hum” kelimelerini melodili olarak tekrar ediyorum. “Ommmm” sesi, kainat yaratılırken başlayan titreşimin sesi. Bu titreşim kütlelerin dönmesinden kaynaklanıyor. Dünya, gezegenler, dervişler vesaire. Bu tireşimin ve dönmenin kesilmesi kıyamet günü demek. Dönmesi duran veya yavaşlayan bir dünya düşünün...

    Kutsal şehir Lhasa’dan dünyanın zirvesi Evereste...
    Kutsal şehir Lhasa’dan dünyanın zirvesi Everest'e...


    Mani: Mücevher. Padme: Kutsal çiçek lotus yani  nilüfer. Hum: Aydınlanma ruhu. Lotus (nilüfer), bataklıktan doğan ve bataklıkta yüzen eşsiz güzellikte bir çiçek. Sabahın ilk ışıkları ile üzerindeki çiğ taneleri birer mücevher gibi parlıyor. “Aslında biz de çok gösterişli bir ortamda dünyaya gelmiyoruz”, dedi Budist Rahip: kanlar, kordonlar, kaygan sıvılar. Sırtımıza vurulan bir tokat ile nefes almaya başlar başlamaz da vıyaklıyoruz. Hoşgeldin ızdırap, hoşgeldin hayat. Ancak belki bir mücevher gibi parlayabiliriz bu ızdırap dolu hayatta. Bu melodiyi mırıldanarak dönüyoruz tapınağın etrafında. Aslında “Tavaf” ediyoruz (İslam ve diğer dinler ile benzeşen noktaları çok ilginç). Boudhanath tapınağı 14. Asırda inşa edilmiş. Kubbe, kainatı temsil ederken, üst kısımda dört yöne bakan Buda gözleri var. Burun kısmında 1 rakamı var. Budizm öğretileri için tek bir yol var anlamına geliyor. Üst kısmında ise 13 kat mevcut Nirvana’ya ulaşmak için 13 şart. En tepedeki lotus çiçeği ise ulaşılan Nirvana’yı sembolize ediyor.

    Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayatTibetli anne ve süslü bebeği

    1959’da Tibet’in Çin istilasına uğraması sonucu kaçan Tibet halkı bu civara sığınmışlar ve mini bir Tibet kolonisi kurmuşlar. Tibetliler ile tapınağın etrafında güneş etrafında dolanan gezegenler gibi dolandık Nepal’de. İnsanlar 2000 yıl evvel Katmandu Vadisine yerleşmeye başlamışlar. Tibet’in yüksek ovalarından, Hindistan’ın verimli topraklarından, çeşitli insan grupları. 12. yüzyıl sonunda bu karışık insanlar topluluğu, “Newari” lisanı konuşan ve “Newars” denilen bir millet oluşturmuşlar. Hindistan ve Tibet ticaret yolları keşistiği noktada 12.-18. Yüzyıllar arası bu topraklarda Malla Krallığı yeşermiş. Budist tapınakları ve yakından görünce tüylerimin diken diken olduğu ahşap işçiliği işte bu zamanlar ortaya çıkmış.

    Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayat
    Sangita Shrestha ile Unesco’nun koruma altına aldığı, dünyanın en büyük Newar ahşap işçiliği kolleksiyonuna sahip otelinin bahçesinde.

    Dwarika Das Shrestha, atletik ve yakışıklı bir adam. Köklü bir Newar ailesinden geliyor. Dwarika, günlük spor koşusunu yaparken, fakir bir adamın, tapınaktan çıkma oymalı ahşap bir parçayı yakmak için taşıdığını görmüş. Adama, “Sen bunu benim bahçeme taşı, ben de sana bunun karşılığı, tam iki katı yakacak odun veririm” demiş. Adam tabiki bu teklifi çok beğenmiş. Bunu duyan diğer insanlar başlamışlar Dwarika’nın bahçesine işlemeli ahşapları taşımaya. Bir anda bahçesi yanmaktan kurtardığı eşsiz güzellikle ahşap, oymalı yapı malzemesi dolmaya başlamış. Dwarika bu pencere, kapı, sütun, vesaireden bir bina inşa etmeye karar vermiş ve 30 sene sürecek bir inşaat başlamış.

     

    Maaşından artırdı 30 ülke gezdi (Dünya turu)
    Maaşından artırdı 30 ülke gezdi (Dünya turu)

     

    Bu müthiş otel de, ailenin kızı Sangita tarafından akşam yemeğine ve ertesi gün kahvaltıya davet edildik. Katmandu’nun tozlu sokaklarından sonra bir cennette akşam yemeğine kalın muhakkak. (www.dwarikas.com) Haftaya: Himalayalar, düğünler ve Phewa gölü.

    Hoş geldin ıstırap, hoş geldin hayatDwarika’s otelinin sahibesi Sangita Shrestha ile ahşap işlemeli ve tuğladan imal edilmiş dünya şaheseri otelinde.

    Kaynak: Ayhan SİCİMOĞLU / ayhan@sicimoglu.com