Geriİzmiri Keşfet Güzel, genç, kültürlü, kadın
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Güzel, genç, kültürlü, kadın

Güzel, genç, kültürlü, kadın

Jale Özgentürk

“İzmir insan olsa kişilik özellikleri nasıl olurdu?” “Bir ankette sorulan bu sorunun yanıtı “Kadın, bekar, genç, kültürlü” bir insan. Başka bir ankette ise İzmir’in tek kelime ile tarifi “güzel.” İzmir bu özelliklerine yapılan projelerle yeni sıfatlar ekliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “İzmirdeniz Projesi” İzmir’in 40 km’lik sahilini bir tiyatro sahnesi haline getiriyor.

İzmir Kalkınma Ajansı’nın yaptığı bir ankete katılan yerli ve yabancı 3 bin 687 kişi “İzmir bir insan olsaydı kişilik özellikleri nasıl olurdu?” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Kadın, bekar, genç ve iyi eğitimli bir insan.” Aynı ankette İzmir ile eşleştirilen kişilik özellikleri ise şöyle sıralanıyor: “Eğlenceli, cana yakın, çağdaş, sevimli, görgülü ve kültürlü.”

İzmir Kalkınma Ajansı, toplumdaki İzmir algısını öğrenmek için yapıyor bu anketi. Başka bir ankette ise İzmir’e gelen kruvaziyer ziyaretçilerinden İzmir’i tek kelime ile yorumlamaları istendiğinde ortak kelime “güzel” oluyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Tanıtım Vakfı ve Hürriyet Gazetesi’nin düzenlediği “Hürriyetle Keşfet” programının bu kez durağı uzun yıllar yaşadığım “Güzel İzmir.’

Üç gün süren keşif rotamızla, yaşarken farketmediğimiz başka bir İzmir’i tanıyoruz. Agora’dan, Asansör’e, Teleferik’ten İnciraltı şehir ormanına kentin zenginlikleri yeniden ortaya çıkarılmış, canlanmış. Bir de 2009’dan beri izlediğim sessiz sedasız yürüyen bir kentleşme vizyonu artık ete kemiğe bürünmüş, “yaşanacak bir kent” ortaya çıkıyor…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun 2009 yılında kurduğu bir akademi ile başlıyor her şey… İzmirlileri bir araya getiren çalıştaylarla İzmir’in geleceği nasıl olmalı sorusuna yanıt aranmaya başlanıyor böylece. Önce İzmir’in Akdeniz’in odak kentlerinden biri olması hedefiyle yola çıkılıyor. Stratejik Plan oluşturuluyor ve İzmir’in “hem yaşanacak kent hem de yaşanılır kent” olabilmesi için kentleşme ve kalkınma stratejileri oluşturuluyor. İzmir’in kalkınma kimliği sanayi, tarım, turizmin yanı sıra “inovasyon ve tasarım kenti” olarak belirleniyor.

Kentleşme konusunda ise İzmirdeniz Projesi oluşturuluyor. Hedefi İzmir Körfezi’nin yeniden kazanılarak İzmirli’nin yaşamına sokulması, İzmirli’nin denizle ilişkisinin güçlendirilmesi ve İzmir’in tarihle ilişkisinin yeniden güçlendirilmesi ile yaşam kalitesinin artırılması. Kocaoğlu, çağdaş bir kentleşme isteğini Türkiye’nin en saygın şehir planlamacılarından İzmirli Prof. Dr. İlhan Tekeli’yi de danışman olarak seçerek kanıtlıyor.

Kocaoğlu bir yandan kentleşme vizyonu diğer yandan kalkınma vizyonu ile neyi hedeflediğini de şöyle anlatıyor: “Sloganımız yaşayan ve yaşanılır bir kent. Bunun için vatandaşın işinin gücünün olması lazım. Onun için yatırım gerekiyor. Teşviklerin İzmir’e dönmesini sağlamak gerekiyor.” Kocaoğlu rant, yatırım kelimelerine yüz vermeden kentin gelişimi için hazırladıklarını söylediği plan dahilinde yapılacak projelerden bazılarını şu başlıklarla anlatıyor:

 Liman büyütülecek. Yeni nesil gemilere açılacak. Bu yeni istihdam demek. Tarıma ve kanal çalışmalarıyla dış körfezden iç körfeze su sirkülasyonu sağlanacak. Açılan kanal sayesinde körfez temizlenecek ve İzmirli körfezde yüzebilecek. Bunun için ÇED raporu çıktı.

 140 tasarımcının planladığı İzmirdeniz projemiz uygulanmaya başlandı. İzmir’in stressiz yaşamını koruyarak geliştirmesi için başlanan İzmirdeniz Projesi’nde İç körfez bir gösteri mekanına dönüştürülüyor. Böylece deniz İzmirlinin yaşamında daha fazla yer tutacak. Proje, 40 km’lik sahil boyunca hayata geçiriliyor..

 İzmir’in bir bisiklet şehri olması için çalışmalar başladı. İstasyon sayıları arttırılıyor. Bisiklet kullanımı teşvik edilecek. 134 km bisiklet yolu planlanıyor

 Kentsel dönüşüm en önemli projemiz. İzmirlilerin sağlıklı ve güvenli konutlarla, yüksek standartlarda yaşam alanlarına sahip olması için, yerinde dönüşüm sağlanıyor. İzmir, İstanbul gibi kaotik bir şehirden gelen bizler için adeta bir cennet gibi geliyor üç gün boyunca. İzmirli arkadaşlarım ise yaşadıkları kenti hala “koca bir köy” sözleriyle yorumluyor. İzmir’de gökdelenler yükselmeye başlamış, rantı arttırmak isteyen lobiler devreye girmiş ama büyük bir şansı var kentin. Rant değil yaşam kalitesini odak alan bir yerel yönetim. Bir belediye başkanı öncelikli yatırım olarak doğa, çevre, sanat diyor. Ünlü şehir plancısı İlhan Tekeli, ise “İzmir’in geri kaldığı, yatırım yapılmadığı” eleştirilerini tehlikeli buluyor ve “Yapılabilecek en büyük yanlış İzmir’in İstanbul’a benzemediğini, hatta İstanbul’la yarışamadığını

söyleyip, ona benzetmeye çalışmak olur” diyor. Araştırmalar gösteriyor ki kentte yaşayanların yüzde 83’ü burada yaşadığı için mutlu. İzmir bir tiyatro sahnesi, biz de şimdilik izleyicisiyiz. Kim bilir bir gün biz de yeniden sahneye çıkarız!

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle