Geri Edirneyi Keşfet Fahri Hemşehrilerinin Gözünden Edirne!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Fahri Hemşehrilerinin Gözünden Edirne!

Fahri Hemşehrilerinin Gözünden Edirne!

Sefer Levent

Daha önce bir kez gitmiştim Edirne’ye. Günübirlik bir ziyarette Selimiye Camii’ni, Meriç kıyılarını gezme fırsatı bulmuştum. Meraktan hem Yunanistan hem de Bulgaristan sınır kapılarına kadar uzanıp oradan İstanbul’a geri dönmüştüm. İkinci kez gidişim Edirne’yi keşfet ziyaretimizden yaklaşık bir ay önceydi. 9 Mart akşamı bir yemekte tanıştığım Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan projelerini duyma fırsatı yakalamıştım. O gece bana Edirne’deki birlik beraberlik havasından bahsetmişti.

Bir süredir çeşitli illerde Ekonomi Zirveleri gerçekleştirdik. Önemli bir ayrıntı dikkati çekmişti. Çoğu ilde o ilin yöneticisi konumundaki valiler, ticaret odası başkanları veya belediye başkanları adeta aynı ortamda olmamak için gayret sarf ediyordu. Oysa tarihler 10 Mart’ı gösterdiğinde biz Edirne Ekonomi Zirvesi için toplandığımızda tamamen dolu olan salonda ilin tüm ileri gelenleri de yerini almıştı. O gün ciddiyetle Edirne’nin geleceğini, ekonomi perspektifinden neler yapılabileceğini konuştuk.

Gazeteci arkadaşlarım Sevgili Uğur Gürses, Cüneyt Toros ve bankacı dostumuz Ahmet Çelik ile birlikte sahnedeyken söz sırası bana geldiğinde şu cümleler dökülüverdi dudaklarımdan: “Edirne’de bu sadece ikinci günüm. Türkiye’nin birçok ilinde buna benzer etkinliklerde bulundum. Ama buradaki hava beni gerçekten çok etkiledi. Salona bakıyorum, vali, belediye başkanı, oda başkanı diğer yöneticiler. Hepsi belki farklı görüşteler ama bir amaç için birlikteler. Edirne’nin toprağı var, tarımı var, insanı var. İhtiyacı olan tek şey tanıtım. Bunda belki de biz gazetecilerin de katkısı olur. İşte bu nedenle, salondaki birlik havasının da etkisiyle, eğer kabul buyurursanız bundan sonra ben Edirne’nin fahri hemşehrisi olmak, Edirne’nin tanıtımı için elimden geleni yapmak istiyorum.”

Evet, Edirne için yapabileceğimiz çok şey var. Edirneliler’in de bunun farkında olması bence büyük avantaj. Tarihi kentteki sinagog, kilise, konak gibi manevi değeri yüksek binaların tek tek restore edilip yeniden ayağa kaldırılması çok önemli. Belediye Başkanı Recep Gürkan ve turizm acenteleriyle yaptığımız toplantıda altı çizilen çok önemli bir konu var. İstanbul’a çok yakın olan Edirne’nin bu avantajını kullanıp “bir kere görülecek yer” olmaktan çıkması gerekiyor. Bunun için de kente gideceklerin bir gün daha geçirmek için konaklamasını da sağlayacak birkaç küçük ayrıntının ele alınması gerekiyor. Belli bir yaşın üzerindekileri çekecek çay bahçeleri, Nevizade ya da Kumkapı benzeri müzisyenlerin başrolde olduğu restoranlarla dolu sokaklar hemen aklıma ilk gelenler.

Özetle Edirne’nin gündüz tarihi, gece eğlencesi konuşulmalı.

Türkiye’nin pirinç deposu Edirne tarımsal alandaki zenginliklerini katma değerli projelerle adeta servete çevirebilir. Ciğeri ve köftesinin yanı sıra Edirne’nin stratejik bazı tarım ürünlerinde marka olması işten bile değil.

Düşünün İstanbul’un birçok semtinden Taksim’e ulaşmak 1 saatten fazla zaman alıyor. Bugün Edirne’ye ulaşmak ise 2 saatlik bir yolculuk gerektiriyor. Önümüzdeki yıllarda devreye girecek hızlı tren projesi ile Edirne’ye ulaşmak 45 dakika sürecek.

İster aracınızla gidin ister hızlı trenle…

Bildiğim bir şey var. Her koşulda sizi misafirperver Edirneliler bekliyor olacak.

Unutmayın, Edirne’nin tam zamanı… Hemen şimdi…

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle