GeriSeyahat Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Ege’nin birbirinden güzel el değmemiş doğasıyla büyüleyen Honaz Dağı Milli Parkı ve Akdağ Tabiat Parklarında nereye gidilir, ne yenir, nerede kalınır, neler yapılır sizler için sıraladık. İşte size Ege’nin Milli Parkları gezi rehberi…

1995 yılında milli park ilan edilen ve Denizli ilinin güneydoğusunda yer alan milli park alanı kuzeyde Honaz ilçesi, Karateke, Menteşe Köyü, batıda ise Cankurtaran yerleşmeleri ile sınır oluşturmaktadır. Honaz Dağı 2528 m yüksekliği ile Denizli’nin, aynı zamanda Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olup, Toros Dağları’nın batı ucunda yer almaktadır. Kuzey yamaçları Büyük Menderes Nehri’nin sol koluna, güney yamaçları ise Acıpayam Ovası’nın menbası olan Dalaman Çayı havzasına uzanır.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Milli parkın kaynak değerlerinin başında yörenin jeomorfolojik önemi gelir. Honaz Dağı, Ege Bölgesi’nde Periglasiyal ortam şartlarının hüküm sürdüğü az sayıda yerden birisidir. Bu sebeple dağ üzerinde birçok Periglasiyal şartları karakterize eden jeomorfolojik şekil bulunmaktadır. Ana şekil grubu olarak ise yöre horst biçiminde uzanmaktadır. Tektonik ve buzlanma sonucu ise oldukça dik bir görünüm kazanmıştır.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Honaz Dağı Milli Parkı ve civarında 964 bitki türü saptanmış olup, bunun 122’si Türkiye için endemiktir. Dünyada sadece Honaz Dağı’nda yetişen 3 adet bitki türü (ballıbaba, sığırkuyruğu, safran) tespit edilmiştir. Yaban hayatı açısından zenginlik içeren Honaz Dağı Milli Parkı’nda özellikle dağ keçisi yoğun olarak bulunmaktadır. Ayrıca yaban domuzu, tavşan, tilki, porsuk da bulunmaktadır. Honaz Dağı Milli Parkı’nda yerel ismi Dağ Anası olarak bilinen çok zehirli bir yılan türüne de rastlamak mümkündür.

Honaz Dağı’nda kuzey ve güney cephelerin bitki örtüsü birbirinden farklıdır. Kuzey cephe Büyük Menderes Ovası’na tamamen açıktır, dik yamaçlıdır ve taban yükseltisi 500 m’den itibaren birdenbire yükselir. Bu cephe, Akdeniz iklimi tesiri altında olup yaprak dökmeyen çalı ve ağaçlarla kaplıdır. Güney cephe ise 1000-1300 m’den itibaren başlar. Bu cephe karasal iklimin tesiri altında olup yamaçları gene oldukça diktir fakat taşlı, kıraç ve ağaçsızdır.   

  

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Honaz Dağı sahip olduğu ormanların nitelikleri, dağın oluşumunu sağlayan jeomorfolojik özellikleri, yoğun bitki örtüsü, pınarları, özgün topoğrafyası ve tarihi nitelikleri ile Denizli yöresi için çok önemli bir tabii-kültürel kaynak oluşturmaktadır. Karanlıkdere Vadisi’nin başlangıcındaki şelale tabii peyzaj açısından önemlidir. Honaz ilçesi yakınında termal su kaynağı da bulunmaktadır. Honaz Dağı topoğrafik uygun eğim şartları ve kar yağışının yeterli olması sebepleri ile kayak potansiyeline sahip bir bölgedir. Honaz Dağı’nın geniş bir ovada tek başına 2500 m civarında yükselmiş olması sebebiyle paraşüt, delta(yelken) kanat, yamaç paraşütü gibi sporlar için çok uygundur. 1997 yılında Dünyada ilk kez yapılmış 1. Dünya Hava Oyunları, Honaz Dağı’nda gerçekleştirilmiştir.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Honaz Dağı Milli Parkı görülmeye değer estetik değerleri ve olağanüstü güzellikleri barındırdığından tabiat yürüyüşleri için de çok uygundur.Honaz Dağı Milli Parkı’nın sınırları dahilinde Colossae Antik Şehri bulunmaktadır. Denizli ilinin 25 km doğusunda, Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Antik şehir, Honaz Dağı’nın kuzeyinde Aksu Çayı’nın kenarına kurulmuştur. Antik çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenephon’a göre Frigya’nın 6 büyük şehrinden biridir. Şehirde birçok kaya mezarı bulunmaktadır.

Pers egemenliğinde en parlak çağlarını yaşamıştır. MÖ. III. yüzyıldan itibaren Hierapolis ve Laodikeia’nın kurulması ile önemini yitirmiştir. MS. I. yüzyılda Neron döneminde meydana gelen depremle harap olmuştur. MS. 692-787 yıllarında şimdiki Honaz ilçe merkezinin bulunduğu yerde Chonae şehrinde, St. Micheal Kilisesi’nin bulunduğunu eski kaynaklardan öğrenmekteyiz.

Yöresel Yemek ve Kültür

Honaz ilçesi kiraz yetiştiriciliğinde ülkemizin önde gelen yerlerinden biridir. Kirazın öncelikle yurt çapında daha sonra yurt dışında tanıtılması amacıyla bir süre ara verilerek 1991 yılından itibaren her yıl festivali yapılmaktadır. Bu festivallerde başta yağlı pehlivan güreşleri olmak üzere değişik etkinlikler düzenlenmektedir. Yörenin yemekleri arasında tarhana çorbası, keşkek, arabaşı, yen böreği, börülce böreği, kuyu tandırı, Denizli usulü katmer, patlıcanlı kapama, yaprak sarma ve çiğ dolma bulunmaktadır.

Ulaşım

Honaz Dağı Milli Parkı’na kuzey ve güneyden olmak üzere iki ana noktadan ulaşılır. Milli parkın kuzey girişi, Honaz ilçesinden, güney girişi ise Cankurtaran günübirlik alanın bulunduğu noktadan sağlanmaktadır.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Kuzey girişinin Denizli’ye uzaklığı 12 km, güney girişinin Denizli’ye uzaklığı ise 21 km’dir. Milli parkın kuzeyinde ve Honaz’ın 3 km uzağında Colossae olarak bilinen “höyük” alanı da milli park sınırları içinde kalmaktadır.  

Çamların arası; Akdağ Tabiat Parkı

 Akdağ Tabiat Parkı, Afyonkarahisar ve Denizli il sınırlarında olup 2000 yılında tabiat parkı ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı yöresel açıdan önemli olduğu kadar bölgesel açıdan da önem taşımaktadır. Genetik tür, habitat çeşitliliği, nadir ve nesli tehlike altındaki türlerin alandaki varlığı; ekosistemlerin dış etkenlere duyarlılığı, alanın yaşlılığı ve olgunluğu gibi etkenler bir alanın tabiatını koruma açısından önemini ortaya koyar. Dolayısıyla alanın en önemli kaynak değeri faunasıdır. Sahada başta kızıl geyik olmak üzere nesli tehlike altında olan sakallı akbaba ve kızıl akbaba ile birçok yaban hayvanı türleri bulunmaktadır.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Sahanın ayrıca kültürel ve estetik (kanyon, mağara vs.) kaynak değerleri de mevcuttur ve mülkiyeti tamamen devlet ormanıdır. Akdağ ve çevresi bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinleme ve eğlenmesine uygun bir tabiat parçasıdır. Tabiat parkının Kocayayla günübirlik kullanım alanında; 10 adet kır evi, çocuk oyun alanları, kanyon, dağ, vadi manzara açılımı, bitki örtüsü, yaban hayatı gibi tabii, kültürel ve tarihi kaynak değerlerine sahip olup Afyonkarahisar ve Denizli illeri için ender bir tabiat harikasıdır.

Sığırkuyruğu Yaylası ve Kocayayla günübirlik kullanım alanları ile zorluk derecesi yüksek Karanlık Dere Tokalı Kanyonu yürüyüş yolu ile zorluk derecesi düşük Kocayayla, Çamoluk Sırtı- Çimentepe ve Sığırkuyruğu Tepe - Kartalçimen Tepe yürüyüş yolu tur güzergâhları ekoturizm potansiyeli açısından tabiat parkı içerisinde bulunan önemli alanlardır.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Akdağ Tabiat Parkı’nda Sığırkuyruğu Yaylası ve Kocayayla günübirlik kullanım alanlarında piknik yapılabilir. Tokalı Kanyonu’nda kanyon geçişi yapılabilir. Kocayayla’nın güneyinde karstik bir fosil mağara olan Kurtini Mağarası, Obruk Yaylası’nın kuzeybatısında Porsuk ağacı topluluğu, Kocayayla’da Sarıçam meşceresi, Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı ile ilk defa bu alandan bilim dünyasına tanıtılan bazı bitkiler görülebilir. Tabiat parkında yaşayan kızıl geyik, kurt, yılkı atları, kızıl akbaba, akkuyruk kartal gibi yaban hayvanları ile kuş gözlemciliği ve fotoğrafçılığı yapılabilir.

Ege’nin Çatısı; Honaz Dağı Milli Parkı

Akdağ Tabiat Parkı’nda zengin tabii değerlerle birlikte kültürel yapı da oldukça zengin bir çeşitliliğe sahip ve bu miras günümüze kadar ulaşıyor. Özgün mimari dokusunu koruyan köy evleri, kadınların günlük hayatlarında hala kullandıkları geleneksel renkli giysiler, el sanatları ve yöreye has yemekler korunan kültürel değerlerin önemli unsurlarıdır. Bazı bitki ve hayvan türleri yöre halkı kültürünün bir parçası olarak tıbbi, aromatik ve gastronomik maksatlarla hala kullanılmaktadır. Hoşgörü, dayanışma ve saygıya dayalı geleneksel hayat tarzı; yöre halkının uyum içinde yaşamasına imkan tanımakta ve bu da ziyaretçilere misafirperverlik olarak yansımaktadır.       

Ne Yenir?

Yemek çeşitleri bakımından yöre oldukça zengin. Göçebe kültürün izlerini yemeklerinde de bulabileceğiniz tabiat parkının aynı zamanda hayvansal ürün ağırlıklı bir yemek kültürü var. Akdağ Tabiat Parkı’nda sadece yöreye has birçok yemek hala yaşatılıyor ve günlük hayatta da yeniyor. Özellikle turizme açılan tesislerde bu yemekleri tatmak mümkün.

Konaklama

Akdağ Tabiat Parkı’nda hizmete girmiş 10 adet kır evi bulunmakta olup, evler 4 kişi kalabilecek şekilde dizayn edilmiştir. Evlerde televizyon, buzdolabı, şofben, ocak, masa, sandalye, yemek takımları bunduğundan konaklayıcıların yanlarında sadece yiyecek ve içeceklerini getirmeleri yeterlidir. Geriye yapılacak tek şey tabiatın koynunda uyumak, sakinleşmek, dinlenmek ve eğlenmek olacaktır. Ayrıca Tabiat Parkı’nın içinde yerleşim yeri olmadığından Çivril ve Sandıklı ilçesindeki oteller ile Sandıklı ilçesinde bulunan Hüdai Kaplıcaları mevkiindeki otellerde konaklanabilir.

Ulaşım

Tabiat parkına Afyonkarahisar ilinden ve Menteş yolu üzerinde yer alan giriş kontrol noktasından yapılmaktadır. Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinden Çamoğlu-Sorkun yolundan Kocayayla günübirlik kullanım alanına girişler sağlanmaktadır. Denizli ili Çivril ilçesinden Akdağ Tabiat Parkı’na giriş; Çivril-Dinar takiben Aktaş Mahallesi’ni geçtikten sonra Sığırkuyruğu Yaylası ve Kocayayla tabelasını görünce sola dönülerek söz konusu yolu takiple yapılmaktadır.

Afyonkarahisar-Sandıklı 60 km, Sandıklı-Sorkun Köyü arası 19 km, Sorkun-Akdağ 13 km olmak üzere Afyonkarahisar’a 92 km uzaklıktadır. Ayrıca diğer istikamet Sandıklı-Menteş 25 km, Menteş- Akdağ 18 km’dir. Denizli- Çivril arası 96 km Çivril ilçesinden Akdağ Tabiat Parkı 18 km’dir.

 

 Fotoğraflar:  Orman ve Su İşleri Bakanlığı

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle