GeriSeyahat Dünyanın kilidi!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Dünyanın kilidi!

Dünyanın kilidi!

Dünyanın 80’den fazla şehri, 35 senelik emek ve bin parça... Semih Başer, her şeyin hızla dönüşüme uğradığı günümüzde, biriktirerek zamana çelme takıyor. Onun ‘hastalığı’ kilitler. Gittiği her yerden kilit topluyor. Aralarında saraydan çıkma olan da var, pazardan alınan da.

Semih Başer, 35 yıldır gittiği her yerden kilit topluyor, ilginç bir parça bulmak uğruna gecesini gündüzüne katıyor. Eğitim hayatını yurtdışında geçirmiş, koleksiyonculuğun farkına o sıralarda varmış. Gezdiği yerlerdeki eskicilerden eşyalar toplamaya başlamış. Biriktirdiği çok şey var: Gözlük, çakı, çakmak, kitap... Ama kilitler onun için başka: “Büyük sabır işi. Her parça evladın gibi oluyor. Hepsiyle ayrı bağ kuruyorsun, onlar benim gözbebeklerim” diyor.

Dünyanın kilidi



Başka bir ülkeye gittiğinde ilk işi kilit sormak. Antikacı, eksici, ikinci el pazarı... Nerede kilit bulabilecekse gidiyor. Eğer bir turla seyahat ediyorsa, gruptan ayrılıp soluğu kilitçilerde alıyor. Elbette yola çıkmadan evvel dersine çalışıp, adresleri belirliyor. Peki bunlar nerelerin kilidi? Tapınak, saray, hapishane, ev, eski konak, kasa, kutu... Aklınıza gelebilecek her şeyin kilidi var onda. Her bir parçanın da ayrı hikâyesi var. Bazısı Amerika’dan, bazısı Hindistan’dan... Bazılarını nereden aldığını hatırlamakta zorluk çekiyor. Ama asla unutamadığı yerler de var. Örneğin Meksika’da bulduğu koloni döneminde getirilen İspanyol kilitleri. Bir başka rafta Tibet’in gümüş kakmalı kilitleri duruyor. Bir zamanlar Amerika’nın tren garlarında kullanılanlar ise ayrı bir rafta.

Dünyanın kilidi

Koleksiyon, Tombak’ın sahibi Mehmet Kösedağ’a emanet

Bugüne kadar en çok Nepal’den parça toplamış. Hatta Nepal’i ağaç ve demir cenneti olarak tanımlıyor.  Bazılarının tasarımı o kadar değişik ki, kilit olduğunu bile anlamıyorsunuz. Bazıları ise ait olduğu yapının özelliklerini taşıyor. Ahır kapılarının kilitleri hayvan şeklinde, büyük konser salonlarının enstrüman şeklinde... Başer için kilidin nereden geldiğinin önemi yok. Saraydan parçalar da var, pazardan da... 200 yıllık da var, çok yeni olanlar da...

Dünyanın kilidi



“Koleksiyonculuğun bana çok şey kattığını düşünüyorum” diyor Başer. “Size bir uğraş, amaç verir. Hayata bağlar.” Kilit koleksiyonunu büyütmeye hâlâ devam ediyor ama üzülerek tıkandığını da itiraf ediyor: “İyi bir koleksiyoncuysanız, bir yerden sonra tıkanırsınız, daha fazla seçici olursunuz ve her parçayı beğenmezsiniz.” Başer, koleksiyonunu İstanbul Çukurcuma’daki antikacı Tombak’a emanet etmiş. Yıllarca evinde muhafaza ettiği bu emeğin başka insanlarla buluşmasını istemiş. Dilerseniz siz de gidip Cami Sokak’taki antikacıda, bu sıradışı koleksiyonu görebilirsiniz.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle