GeriSeyahat Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Size de olur mu bilmiyorum. Bazen bir şeyi çok istediğinizde olası tüm problemlerle karşılaşır, gördüğünüz zorluklar yüzünden istediğiniz şeyin gerçekten olup olmadığını sorgularsınız. Yerli kabilelerden gün batımlarına, okyanusa kavuşan çöl kumullarından tercih edilen kıyafetlere kadar turuncunun elli tonunu görebileceğiniz, dünyanın bütün masallarının gizli başkenti Namibya serüveni benim için tam olarak böyle başlıyor.

Çok uzun değil belki bir sene öncesinde haritada Namibya’nın nerede olduğunu bile gösteremezken, seyahat ederken yolda karşılaştığım gezginlerin olağanüstü bir şeyden bahseder gibi bahsettiklerini gördüğümde,  karar verip  planlarımı değiştirip rotama Namibya’yı da ekliyorum.  Namibya öncesi bulunduğum Güney Afrika Cumhuriyeti’nin en güzel tarafı;  araç kiralamanın çok ama çok ucuz olması. Böylellikle hem Güney Afrika'yı hem Namibya’yı araçla boydan boya keşfedebiliyorum. Aylarca toplu taşıma araçlarında keçilerle seyahat ettikten sonra, kendi özel arabamda seyahat etmek tam bir lüks. Günlük 15 Dolar'a kiraladığım klimalı aracım ve Cape Town'da bir günde alacağımı zannedip, bir hafta bekledikten sonra aldığım vizemle nihayet yola çıkıyoruz. İşin komik kısmı Namibya, Afrika yolculuğumun son ayağı olduğu için Türkiye’ye dönüş biletimin üç hafta sonra değil de, iki hafta sonra olduğunu öğrendiğimde de bu aksiliklerin peşimi bırakmadığına emin oluyorum.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Uzun ve huzurlu yollar

Yaklaşık sekiz saat araç kullandıktan sonra Namibya sınırına akşam varabiliyorum. Afrika'da araç kiralıyorsanız öğrendiğiniz ilk şey, akşam kesinlikle araç kullanmamanız gerektiği oluyor. Namibya her ne kadar Afrika’nın Avrupası denebilecek kadar temiz, eğitimli ve güvenli  bir ülke olsa da işi şansa bırakmak istemeyip, tavsiyelere uyarak, sınırı geçer geçmez ilk kamp alanında konaklamayı tercih ediyorum. Ertesi sabah Orange kanyonda çadırdan çıkıp, altın rengi gün doğumunu gördükten sonra daha önce görmediğim kadar ilginç bir ülkede olduğumu anlıyorum.  O gün not defterime "Bunu söylemek için erken biliyorum ama sanırım Namibya hayatımda gördüğüm en güzel ülke" notunu düşüyorum.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Namibya’da sınır kapılarına giden ana yol dışında tüm yollar toprak. Hatta zaman zaman taşlı. Yolda araç sürerken saatlerce biriyle karşılaşmak neredeyse imkansız. İnsan bir yerden sonra halüsinasyon görmeye başlıyor. Saatler sonra biriyle karşılaşınca iş, kornalaşıp el sallaşmaya dönüyor. Yollar uzun, acıkınca duracak bir yer olmadığı için herhangi bir ağacın altında öğle yemeği yiyorum. Yolda çürümeye yüz tutmuş arabaları fotoğraf için kullanıyorum. Çöle varınca kutlayıp şampanya patlatıyorum ve market bulunca bir daha bulamam diye stok yapıyorum. Yolların bozukluğu ve ıssızlığı, sıradan bir araba kulanmayı bile deneyime dönüştürüyor. Bir kere de tekerleği patlatıyorum. Namibya'ya giden herkes gibi ben de lastik sigortası yaptırıyorum ama lastiği saatlerce değiştirememek, çöl sıcağında dışarda harap olmak, geçen her arabanın durup yardım teklif etmesi bu durumu unutulmaz kılıyor.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Boydan boya Güney Afrika’yı gezerken kiraladığım araç gibi, Namibya için kiraladığım araç da tıka basa yemek, kap kaçak, couchsurfing hostumdan ödünç aldığım dondurucu ve gazlı ocak, bol bol makarna, kuru gıda, sırtçantaları, çadır, uyku tulumu, biraz da şarapla dolu.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Her turist broşürünün Namibya için önerdiği, üstünde çadır olan  4x4’leri günlük kiralama fiyatları 80 Dolar'dan başladığı için kiralayamıyorum ama ne zaman bu araçları olan biriyle kamp alanlarında karşılaşsam, buz dolaplarında taşıdıkları yiyeceklerin bolluğunu, sosları, baharatları, masa ve sandalyelerini  her türlü mutlak eşyasını görünce çok özeniyorum. Şayet benim yemek yeme olayım haftalardır ne bulursam tadında.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Her şey rüya gibi...

Geçen bir haftada bir çok mucizeye tanık oluyorum. Orange ve Fish River Kanyonunu görüyorum. Sossusvlei ‘de ünlü Ölü Vadi’de kurumuş ağaçlarla dans ediyorum.  Walvis Bay’de doğal ortamlarında yaşayan pespembe flamingoları fotoğraflıyorum. Cape Cross’da denizayısı kolonisini ziyaret ediyorum ve üzerime sinen kötü kokularını yıkanmama rağmen iki gün üstümden atamıyorum. Oğlak dönencesinden geçiyorum. Dünyanın en eski çölünde gün batımını izliyorum. Kolmanskop’da Almanların dünya savaşı öncesi ve sonrası mücevher aramak için gelip lüks içinde konakladığı, terkedilmiş evleri geziyorum.. Pırlanta için akıtılan kanların hikayelerini dinliyorum. Yol boyunca vahşi atlara el sallıyorum. Çölün okyanusla buluştuğu noktada durup şükrediyorum.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Rüyadan kazara duran otobüse çarptığımızda aniden uyanıyorum. Araç sigortam olmadığı için Namibya'nın başkenti Windhoek ‘a gidip araç değiştirmek zorunda kalıyorum. Namibya’nın gelir düzeyi yüksek olduğu için herşey gibi araç kiralama da o kadar ucuz değil. Araba masrafım bir hafta için günlük 25 Dolar'a yükseliyor. Planım Güney Afrika’dan kiraladığım aracı yaptırmak için bırakıp, başka bir araç kiralayarak gezimi aksatmadan yola devam etmek. Kuzeyden tekrar Windhoek’a döndüğümde de eski aracı alıp, eve dönüş uçağımın olduğu Güney Afrika’ya kadar tam gaz geri dönmek. Neyseki işler çok kolay gelişiyor, ucuz bir tamirci bulup yeni aracımla tekrar yola koyuluyorum.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Kabilelerle ilk buluşma

Namibya'da kuzeye çıkıldıkça yağış oranı ve yeşillik artarken, medeniyet geriliyor. Windhoek sonrası Namibya'nın en kuzeyi Opuwo'ya kadar çıkıp Himba kabilesini ve Hereroları görmek için sabırsızlanıyorum. Namibya'nın en kuzeyinde olduğu için burası çok turist çeken bir yer değil. Tur dışında cesaret edip giden çok fazla insan da yok. Kabileler nerde yaşar, hangi dili konuşur, onlarla nasıl anlaşırım tam bir muamma. Kasabaya girer girmez ortalıkta dolaşan binlerce değişik giysili ya da çıplak insanı görünce gerçekten şok oluyorum. İnsanların fotoğraflarını çekmek için ölüyorum ama sırf çıplaklar diye de onların fotoğraflarını çektiğimi düşünürler diye de çok gerginim.

Bunca yıldır seyahat etmeme rağmen kültürünü bu kadar koruyabilen, işi para kazanmaya dökmemiş en muhafazakar kabile 'Himbalar'. Okula gitmiyor, duş almıyor, derilerini kahverengi hayvan yağıyla koruyorlar. Aileler çocuklarına iki-üç yaşlarındayken eş seçiyor ve 15-16 yaşına gelince de evlendiriyor. Küçük yerleşimlerde anne, baba, çocuklar ve torunlar hep beraber yaşıyor. Kız çocukları evlenince, kocasının kasabasına taşınıyor. Erkekler, birden fazla kadınla evlenebiliyor. Market alışveriş yaparken, barda bira içerken ya da toplu taşıma araçlarında çıplak himbaları görmek çok olağan.

Bu kabilede kadınlar çıplak gezmek zorunda

Opuwo sonrası,  Etosha Milli parkının yanından geçerken safari yapıp yapmama konusunda kararsızım. Çünkü bu yaklaşık yedinci safarim olacak ve doğruyu söylemek gerekirse Kenya Masai Mara’dan sonra hiçbir yer tad vermeyince, Etosha Milli Parkı için de çok bir beklenti içinde değilim. İnternetten günlük safari ücretinin inanılmaz ucuz olduğunu öğrenince tekrar safari yapıp yapmama sorusu cevabını buluyor. Gün sonunda Etosha, Kenya'dan sonra benim ikinci favorim oluyor. Üstelik Kenya'da bir günlük safariye 125 Dolar ödemişken, Namibya'da sadece 5 Dolar ödeyip, self drive safari (kendi sürdüğün araçla safari) deneyimi yaşamak da beni çok mutlu ediyor.

Yol dönüşü iki çocukla Namibya’ya taşınmış Türk gezgin arkadaşlarımı ziyaret ediyorum. Afrika’da seyahat ederken, yeni deneyimlere daha açık olduğum ve çevreye güveni öğrendiğim için, yeni insanlarla iletişimimim de kolaylaşıyor. Couchsurfingle ya da airbnb ile evinde konakladığım, araçlarını paylaştığım, aynı yerde gönüllülük yaptığım, yol arkadaşlarım bazen çok kısa bir sürede en yakınlarıma dönüşebiliyor.  İki hafta sonunda ben yine yeni maceralara çıkmak üzere Namibya’yı terk ediyorum. Geriye, evimin her yerine astığım inanılmaz Namibya fotoğrafları kalıyor.

www.evdenuzakta.net


Yorumları Göster
Yorumları Gizle