GeriSeyahat Biraz Osmanlı, biraz da İtalyan...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Biraz Osmanlı, biraz da İtalyan...

Biraz Osmanlı, biraz da İtalyan...

Adriyatik Denizi kıyıları güzellikte bizim Ege ile yarışacak nitelikte. Eski Yugoslavya’nın dağılmasından sonra bağımsız bir devlet olan Karadağ (Montenegro) kıyıları ve turizme verdiği değerle ziyareti hak ediyor. İsterseniz Budva’nın plajlarında vakit geçirin, isterseniz Kotor’a James Bond filminin çekildiği otelde bol bol fotoğraf çektirin...

‘Sevdiğimle, ailemle ya da arkadaşlarımla öyle bir tatile çıkayım ki hem vize olmasın, hem denizi muhteşem hem de yemekleri damak zevkime uygun olsun, hatta tarih, kültür ve gezinti de tatilimin keyfi olsun’, derseniz, sizi Budva’ya davet ediyorum. Dün Brezilya’dan döndüm, haftaya Japonya’ya gidiyorum. Uzaklar güzel elbet. Ancak bize bu kadar yakın bir cennet olan Budva’nın bende yeri ayrı.
M. Ö. 5. yüzyıldan bir şehir. Önce Roma sonra Venedik daha sonra Osmanlı hakimiyetlerini görmüş. Hatta Napolyon döneminde Fransız hakimiyetini bile tanımış. Sonra da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun himayesinde kalmış. Medeniyetler kapışmasının tam ortasında bulunmuş Budva, tam bir kültürel sentez odağı.

Biraz Osmanlı, biraz da İtalyan...



Yeme-içme çok ucuz

Eski Yugoslavya’nın dağılmasından sonra bağımsız bir devlet olan Karadağ (Montenegro) kıyıları ve turizme verdiği değerle, ziyaretinizi hak ediyor. Gündüz Budva’nın harika plajlarında tarihi surlarını izleyerek denize girebilirsiniz. Akşama doğru gürültü kirliliğine dönüşmesin diye tek bir kaynaktan müzik çalınan meydanında bir şeyler içebilirsiniz. Yemek için iskele üstü balık restoranlarında midyeden, ıstakoza kadar çeşitli yemekleriyle kendinize makûl fiyatlı bir ziyafet çekebilirsiniz. Yöresel mutfak ya da İtalyan pizzası gibi bir çok farklı seçenek de var. Gece tarihi kalenin içinde onlarca otantik cafe/bar sıcak bir ortam sunuyor.

Budva geceleri çok eğlenceli. Aşırı kalabalık yok. Karadağlılar hem çok güzel hem de sıcakkanlı insanlar. Şıklığa çok önem veriyorlar. Ayrıca kentte bir gerginliğe, atışmaya şahit olmanız neredeyse imkânsız. Otellerde servis kalitesi Türkiye’nin biraz gerisinde olsa da rahatsız edici değil. Temmuz ayının başına kadar deniz suyu biraz soğukça, sonra gayet güzel.
Plajlardaki yeme-içme konusu alışık olduğumuzdan çok daha ucuz.

Biraz Osmanlı, biraz da İtalyan...


James Bond çekildi

Hemen yakındaki Kotor’a mutlaka gitmek gerek. Özellikle akşamları çok keyifli. Budva gibi tarihi surlar içinde bir ortaçağ kenti. İtalyan şehirleri ya da Dubrovnik’ten eksiği yok. James Bond Casino Royale buradaki Splendid Otel’de çekilmiş.  Fotoğraf çekmekten hoşlananlar için her yer ayrı hazine. Adriyatik Denizi kıyıları güzellikte bizim Ege ile yarışacak nitelikte. Casino’su, gece kulüpleri, kolay araba kiralama olanakları ile şimdilerde pek moda bir turizm cenneti.

Güvenli, çocuklarla çok rahat edilebiliyor. Tur firmalarının sunduğu gezilerle de çevreyi, doğal güzellikleri tanımak mümkün. Yakın yerlerde harika manzaralar, taş evler, kıyı kasabaları geçirdiğiniz her anı süslüyor. Tekne turunda parkura göre bir adacık ve kilisesi gezildiği gibi güzel koylarda denize de giriliyor. Balayı çiftlerinden, çocuklu ailelere ya da tek başına gezginlere kadar geniş bir tatilci kitlesini tatmin edecek bir destinasyon. Kültürünün bize pek de uzak olmaması hoşunuza gidecek.

Git-gel üç saat

İstanbul’u Budva’ya bağlayan bir buçuk saatlik direkt uçuşlar da yorulmadan bir tatil geçirmenizin anahtarı. Biz Budva’ya iki çocuklu aile olarak ve arkadaşlarımızla gittik. Çok beğendik, çok eğlendik. Yarım saat mesafedeki Perast deniz kıyısında küçük ve enfes bir yerl. Mutlaka görmelisiniz. Perast’ın da çok güzel restoranları var. Tara Kanyonu’nda rafting yapabilirsiniz. Svefi Stefan cennetten bir köşe gibi bir küçük yarımada ancak artık bir tatil kompleksi. Yüksekçe bir ücretle imkânlarından günlük olarak yararlanmak mümkün. Kamenovo, Becici, Jaz, Mogren plajları hem güzel hem de cüzi rakamlara şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz.

Biraz Osmanlı, biraz da İtalyan...


Nerede yenir?
Çok fazla seçenek var. Benim tercihlerim ise şunlar oldu: Jadran: Deniz mahsulleri için harika bir adres. La Bocca: İtalyan restoranı, güzel yemekler ve keyifli ortam.

Nerede kalınır?
Üç yıldız oteller bizim 1980 modeller gibi, çok lüks aramayanlar için yeterli. Yine de dört yıldızlıların seçilmesinde fayda var. Bazı otellerde uygulanan her şey dahil sistem genelde otelin tek bir restoranında ve sadece yemek saatlerinde geçerli.

Ne alınır?
Alışveriş açısından, hediyelikler, çini, deri eşya, biblolar dışında ‘mutlaka alın’ denilecek bir şey yok. Şarapları, peynirleri, kurabiyeleri güzel. Kısa bir seyahatle, bolca keyfi küçük bütçelerle garanti eden bir tatil olacak. Anadolu’nun selamını iletin. Çünkü Balkan komşudur, kardeştir. Bunu her an hissedeceksiniz...

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle