« Hürriyet.com.tr

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

Demişlerdi ki, “İstanbul Doğu Roma’nın başkentiyken, bir ara Batı’nın başkenti orasıydı!” Demişlerdi ki, “Olağanüstü bir mozaik diyarı, Ayasofya’nın küçük kardeşi de oralı!” Demişlerdi ki, “Bir zamanlar limanından kalkan gemiler İstanbul’a giderlerdi, esin kaynağı aramaya...” Sonra da eklemişler: “Bir İstanbullu olarak görmeden ölemezsin, yasak sana!...” İşte orası Ravenna!

Aslı ULUSOY-PANUTTİ
X

Allah inancının taşlara kazındığı; kimi altın sarısı, kimi gökyüzü mavisi, kimi umudun yeşili bin bir taş parçasının mozaikten destanlar yazdığı; birbirinden başdöndürücü kiliseleri arasında gezerken “Yunanistan’da mıyım, yoksa Türkiye’de mi” diye pusulanızı şaşırtan; ilahi, ruhani, olağanüstü bir coğrafya Ravenna.

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Daha 1. yüzyılda Sezar’ın dikkatini çeken, imparatorluğun ‘Batı Akdeniz Donanması’nın merkezi...  402’de Batı Roma’nın başkenti; İstanbul’un Batı’daki kardeşi. İmparatorluğun 476’da çöküşüyle sönmüyor yıldızı, bu kez İtalya Krallığı’nın şefi! İstanbul’la bağları bilinen Ostrogot Kralı Teodoric’in işgaliyle sağına soluna düşen anıt yapıları, kiliseleri... 540, Bizans Ordusu’nun şehre girdiği tarih,hoşça kal Got hâkimiyeti...

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Ostrogot Kralı Teodoric’in mozolosi

 

Doğu’yu ve Batı’yı kültürel ve siyasal anlamda birleştirme hayalindeki İmparator Giustiniano’da sıra. Ama imparator talihsiz, hâkimiyetinin düşüşüyle parlak Ravenna’ya elveda! Sonrası mı? Yüzyıllar boyu süren feodal devletin, derebeyliğin, episkoposların toprağı... Bir ara Venedik Cumhuriyeti’nin parçası, sonrası kendi halinde bir Kuzey İtalya kırsalı. 1800’lerde İtalyan birliği de parlatmıyor şansını. Yüzünün gülüşü daha yeni... Öyle ya, artık bilen biliyor ‘mozaiğin dünya başkenti’ni...

 

Ravenna Otel Önerileri için tıklayınız

Gidello Öneriyor: İtalya Turları

 

ANTAKYALI BİR AZİZ

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

Sant’Appolinare Nuovo Kilisesi

 

Soğuk, ıslak, sadece iliklerimizi değil ciğerimizi de donduran, sisli, puslu bir gün... İtalyan dostların, Ravenna’nın beş kilometre dışındaki, “Sakın görmeden dönmeyin” dediği Classe köyünde, sisler içinde bir bazilika: Sant’Appolinare in Classe. Yaklaşık 1500 yıldır burada. Adandığı Aziz Appolinare bizim coğrafyadan, Antakya’dan; MS 1. ya da 2. yüzyılda geldiği biliniyor Ravenna’ya. Şehrin her yanında adının anılması boşuna değil, ilk Hıristiyan cemaatini kuran, şehrin ilk episkoposu. Mezarı ise bazilikanın içi.

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Kırmızı tuğlalarla örülmüş, sade, düz çizgili bir yapı... Yanı başında silindirden çan kulesi, 10. yüzyıl imzalı. Dışarının sadeliği, içerisiyle tezat gibi: Bazilikanın içi sarıların, yeşillerin, mavilerin kol kola gezdiği bir renk paleti! Yunan mermerinden sütunların Bizans stili başlıklarla süslendiği, Aziz Appolinare’nin boynunda episkopos atkısı, yemyeşil bir kırda ayakta resmedildiği, derken... Ellere dikkat! Kapadokya’daki kiliselerde de örneklerine rastlandığı gibi elleri iki yana açık, dua pozisyonunda... Etrafında 12 koyun, yani 12 havari var. Başının üstünde, ortasındaki İsa portresiyle haç işareti. Hemen altında bir yazı: ‘Salus mundi’ Yani ‘dünyanın kurtuluşu’. Mesih İsa’ya gönderme yapılıyor.

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Diyorlar ki, bakmayın bugünkü haline, orijinalinde daha da gösterişliydi. Oymalıydı tavanı, mermerle kaplıydı duvarları, mozaikle örülüydü zemini... Bugüne onlardan eser kalmamış ama bu da bazilikanın şanına leke katmamış, tam tersine: Birbirinden süslü ve göz kamaştırıcı episkopos mezarları da burada mesela. En güzellerinden sayılanda Hz. İsa elindeki ‘ilahi yasa rulosu’nu havarisi Paul’e uzatıyor. Havarisi Pierre ise cennetin anahtarını İsa’ya...

 

İSTANBUL’DAN BİR KRAL GEÇMİŞ

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

Ostrogot Kralı Teodorico'nun mozolesi

 

Sonraki adresimiz Cermen halkı Ostrogotların kralı Teodoric’in iki katlı anıt mezarı! Beyefendi işgalle girdiği Ravenna’da ‘krallara layık’, dev bir mozole yaptırmış kendine. Ravenna’nın dört köşesine inşa ettirdiği kiliselerle, arkasında bıraktığı efsanelerle bilinen kral 454’te doğmuş. Henüz gencecik bir delikanlıyken İstanbul’daki sarayda eğitim gören, bununla birlikte Bizans’a asimile olmaktan hep uzak durup Ostrogot kalmayı başaran Teodoric’le ilgili hep söylenen, aldığı eğitime rağmen okuma yazmayı bir türlü öğrenememiş olması! Kral babasından ‘torpilli’ Teodoric, imzasını altın yapraklarla hazırlanmış isminin başharfleriyle atarmış. 473’te babasının ölümüyle ailesinin yanına dönen ama İstanbul’la ilişkisi hiç bitmeyen Teodoric’in Ravenna’ya yürümesi otuz üç yıllık bir hâkimiyeti getirmiş beraberinde. Ne İstanbul ne Ravenna kralı köklerinden sökebilmiş, 526’daki ölümünde gömüldüğü yer yine bir Got mezarlığı. Mozoledeki efsaneye gelince... Anlatılan o ki, bir kâhin, krala yıldırım düşmesi sonucunda öleceğini söylemiş. Bunun üzerine mozoleye sığınan kralı yıldırım oracıkta buluvermiş. Mozolenin tavanındaki boşluk ondan kalma; tabii hepsi inanana...

 

KLİMT’İN ‘ÖPÜCÜK’Ü DE BURADAN!

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

San Vitale Bazilikası

“Bizans sanatının Batı’daki doruk noktası!” diyorlar onun için. Dönemin papası 1. Giovanni ve episkoposu Ecclesio esin kaynağı aramaya önce İstanbul yoluna düşüyorlar. Sonrasında, Kral Teodoric’in ölümünden bir yıl önce San Vitale’nin temelini atıyorlar. 548, San Vitale Bazilikası’nın ibadete açılış yılı.

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Kırmızı tuğlalı sekizgen bir yapı; kubbesiyle ve diğer mimari ayrıntılarıyla tamamen Doğu’nun etkisinde! Dışarıdaki sadelik, içerideki renk cümbüşüyle tezat yine, tıpkı çağdaşı St. Appolinare in Classe gibi... Allah aşkı, Allah sevgisi, Allah inancı yeri göğü mozaiğe boyamış burada da! Aziz Vitale hakkında neredeyse hiçbir bilgi yok ama mozaiklerle can bulmuş; işte karşımızda, ‘Mesih İsa’nın hemen yanında! Peygamber, elindeki tacı uzatıyor ona, melekse ikisinin arasında.

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Peki güzeller güzeli, hırslı, sevildiği kadar nefret de edilen, kendisine Bizans İmparatoru Giustiniano’yu âşık eden İmparatoriçe Teodora’ya ne demeli? O da İstanbul’daki sarayından kalkmış gelmiş, Ravenna’daki bu baş döndürücü süslemelerin içine oturmuş. Yanında sarayından iki erkek soylu. Elbisesinin eteğinde bebek İsa’ya hediyeler sunan üç kâhin kral; tıpkı imparatoriçenin soylulara sunduğu altın kadeh gibi. Pırlantalarla ve incilerle süslü tacını taşıyan başında bir hale! Diğer yanındaki iki kadının da saraydan geldiği belli; nedeni gerek yüzlerinin imparatoriçeyi andıran pozisyonu gerekse elbiseleri. Son derece küçük ve düzensiz taşlarla desenlenmiş yüzleri, yine tıpkı imparatoriçe gibi. Teodora’nın bu portresi 1800’lerin sonundan itibaren sanatçıları öylesine etkilemiş ki, Klimt ünlü ‘Öpücük’ tablosunu adeta Teodora’ya bakarak yapmış. Zaten sanatçının ‘altın çağı’ da Ravenna’daki bu mozaiği gördükten sonra başlamış.

 

BAŞ DÖNDÜRÜCÜ BOŞ MEZAR

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Şimdi sıra bir prensesin, İmparator Teodosio’nun kızı Galla Placidia’nın adına yapılan, sağı, solu, yeri göğü mozaik mozolede. Ancak içi boş! 450’de ölen Prenses Galla’nın Vatikan’daki San Pietro Kilisesi’nin yakınlarındaki aile mozolesinde yattığı biliniyor. Prensesin hayatıysa filmlere konu olacak türden: İkinci evliliğinden olma oğlu Valentiniano Ravenna’yı ve Batı Roma İmparatorluğu’nu yönetmiş, hanımefendi de imparatorluk yönetimini oğlunun adına üstlenmiş.

Mozolesi mi? Doğu’dan çok, eski, çoktanrılı Roma etkisinden söz ediyor sanat tarihçileri, özellikle peyzajlar konusunda. Ancak tabii ki burası bir Hıristiyan mezarı. Mesih İsa’nın, onun insanlığı kurtarışının hikâyeleri boşuna değil yani..  Koyu lacivert bir gökyüzüne altınlı beyazlı yıldızlar düşünün. O yıldızların ortasındaki haçın uzun kolu Doğu’ya dönmüş, ‘Kurtuluş Doğu’dan gelecek’ fikri!

 

ARYANLARIN VAFTİZHANESİ

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Ve şimdi sırada İskenderiyeli Aryus’un öğretisinin adresi: Aryanların Vaftizhanesi! Hıristiyanlıktaki baba-oğul ilişkisini tartışmaya açan, kısacası Hz. İsa’nın tanrısallığını inkâr eden ve 325’te yapılan İznik konsülüyle ‘sapkın’ ilan edilen bir Hıristiyan inancının, Aryanların Vaftizhanesi. Bu inanca mensup Ostrogot Kralı Teodoric’in eseri. Bugün Kutsal Ruh Kilisesi diye anılan mekânın tavanı vaftiz temasına ayrılmış. Genç İsa başındaki Kutsal Ruh ile vaftizci Yahya’nın ellerine teslim etmiş kendini. Etrafında 12 havarisi...

 

Bir zamanlar İstanbul’un Batı’daki kardeşi: Ravenna

 

Ne zaman ki Bizanslılar geliyor ve şehri işgal ediyor, işte o zaman Aryanların kutsal mekânları Katolikleştiriliyor. Onlardan biri de yine Teodoric’in yaptırdığı Kurtarıcı İsa Kilisesi, bugünkü adıyla Sant’Appolinare Nuovo. Yine düz çizgilerden oluşan, yine çok sade, yine yanı başında silindir kulesi ve içerisi: Korint başlıklı 24 sütunun yan yana dizildiği, yeri göğü mozaik bir ibadethane. Kucağında bebek İsa ile Meryem Ana, Hz. İsa’nın ekmeği ve balığı çoğaltma, bir körün gözünü açma, felçliyi iyileştirme mucizeleri, Aziz Lazare’ın dirilişi... Yan yana dizilmiş kadın portreleriyse Bakireler Alayı. Mozaikler arasında o da ne! Bir saray... Teodoric’in sarayı. Gemili mozaikse şehrin limanı.

Kısacası rengârenk mozaikleriyle bir Ravenna masalı!..

 

Kaynak: Aslı ULUSOY-PANUTTİ

GezginGezgin
Garda Gölü'nün parlayan yıldızı: Sirmione
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Olağanüstü güzellikteki 8 kayıp şehir! Listede Türkiye'den iki yer bulunuyor...
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Türkiye'de terk edilmiş 9 köy
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Gümüşten boynuz takan ilginç kadınlar: Miaolar
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyadaki en ilginç ülke sınırları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Çölün tam ortasında 2000 yıllık göl!