GeriSeyahat UNESCO koruması altındaki değer 'Karabük'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
UNESCO koruması altındaki değer 'Karabük'

UNESCO koruması altındaki değer 'Karabük'

Hitit, Helen, Roma ve Osmanlı dönemleri izlerini taşıyan; adı 'kara çalılık' anlamına Karabük, Türkiye’nin en çok turist ağırlayan illerinden. Ülkenin en büyük sanayi kuruluşlarından birine sahip olan Karabük doğal güzellikleri, tarihi eserleriyle ziyaret edenleri kendine hayran bırakıyor. Detaylarıyla Karabük gezi rehberi...

Hadrianapolis Antik Kenti

Tarihi MÖ 320'li yıllara uzanan kentte ilk yerleşimin Hititler tarafından kurulduğu düşünülüyor. Karabük’ün Eskipazar ilçesi; şehir merkezinin 3 kilometre batısındaki ‘Viranşehir' mevki ve çevresindeki arazi üzerinde dağınık bir şekilde bulunan Hadrianapolis Antik Kenti, Hadrianapolis-Paflagonyalılar ve Romalılar devrinin önemli merkezlerden biri. 

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

Roma döneminde önemli merkezlerden biri olan antik kent, mahzenler, saray merdiveni kalıntıları ve hamam harabeleri, Roma yapıları ve mezarlardan oluşuyor. Kentin kurulduğu yerin genişliğine bakıldığında, altı büyük merkezden biri olduğu belli oluyor.

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

MÖ 63 yılında buraya Romalılar hakimdi. Budaklar Köyü çevresindeki kalıntılarda da Romalılara ait yapılar ve mezarlar bulunuyor. Sütun başlıkları, surlar, kiliseler, kaya mezarları, mahzenler ve su sarnıçları bulunan Hadrianapolis Antik Kenti'nde para basımı için bir de darphane kurulduğu tarih kitaplarında yazıyor. Ancak yeri bulunmuş değil. Bölgede henüz gün yüzüne çıkmamış daha birçok kalıntının var olduğu da biliniyor.


Tokatlı Kanyonu

Safranbolu ilçesinde yer alan kanyon, son zamanlarda turizme kazandırılmaya çalışılıyor.

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

Bir ucu Tokatlı Köyü'nde, diğer ucu ise Eski Çarşı’nın Gümüş mahallesine dayanan Safranbolu Tokatlı Kanyonu, üç kanyonun birleşme yeri. 80 metre yüksekliğindeki 'Cam Teras'tan kanyonu izleyebilirsiniz.

Katır Yolu

Trekking yapmak isteyenlerin uğrak yeri Katır Yolu'nun toplam uzunluğu 33 kilometre. Katır Yolu, Safranbolu ile Eflani arasında tarihi çok eskiye dayanan, bazı bölümleri taş döşeli bir kültür yolu. Özellikle sonbaharda tercih edebilecek bu tarihi yol üzerindeki çeşmeler, taş kemer köprüler ve kanyonlar etkileyici güzelliğe sahip.

İncekaya Su Kemeri

İnşa tarihi tam olarak bilinemeyen su kemeri, Osmanlı padişahı III. Selim’in sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından yenilenmiş. 116 metre uzunluğunda, yerden 60 metre yüksekte.

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

1794-1798 tarihlerinde tadilat geçirdiği biliniyor. Yontma taş ve moloz taşı kullanılmış ve altı kemer var.


Safranbolu

18 ve 20. yüzyıllar arasında yapılmış ve bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş Osmanlı evleriyle ünlü bir ilçe. Anadolu'nun kuzeybatı kesimindeki bölge tarihte Paflagonya (Paphlagonia) olarak biliniyor. Safranbolu'nun bilinen geçmişi MÖ 3000'e dayanıyor. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan ilçe en çok Rum ve Osmanlı izleri taşıyor.

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

Bu dönemlerden kalma cami, kilise, han hamam, köprü ve konaklara sahip olan Safranbolu, geleneksel Türk evlerini yansıtan konaklarıyla tanınıyor. Safranbolu, UNESCO’nun 'Korunması Gereken 2000 Kültür Varlığı' listesinde bulunuyor.

Sipahioğlu Konağı

Karabük Safranbolu ilçesinde yer alan bu konağın 300 yıllık bir geçmişi var.

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

Konakta sekiz nesildir aynı aile yaşıyor. Konağın ikinci ve üçüncü katı müzeye dönüştürülmüş. Konağın her bir penceresi birbirini görmeyecek şekilde yapılmış edilmiş.

İzzet Paşa Camii

Osmanlı padişahı III. Selim’in Sadrazamı Safranbolulu İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. 1796 yılında bütünüyle kesme taştan inşa edilmiş olan caminin İstanbul’daki Nuruosmaniye Camii’ne benzerliği dikkat çekici.

UNESCO koruması altındaki değer Karabük

Minber ve mihrabı çok zengin. Mihrabın üzerinde Padişah III. Selim'in tuğrası var. İçindeki kalem işleri, bezemeleri, çok köşeli kalem gibi zarif minare gövdesi ile külah ve alemi bu zarafete layık bir şekilde yapılmış. 1902-1903 ve 1990 yıllarında onarım gören caminin külliyesi içinde kütüphane, abdesthane, iki çeşme ve vakıf dükkânları yer alıyor. Cami avlusundaki mezar İzzet Mehmet Paşa'ya ait. Daha önceleri Manisa'da bulunan mezar 2005 yılında buraya taşınmış.

 

Fotoğraflar: Tourmag, izvak


Yorumları Göster
Yorumları Gizle