GeriSeyahat Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı

Yaşadığımız coğrafyada ilk oluşan dağ bloğu olan Dedegöl Dağları ve Anamas bloğu cennet tanımını fazlasıyla hak ediyor. Ancak bu muhteşem bölge şu anda mermer ocağı olma riskiyle karşı karşıya. Bölgeye acilen milli park statüsü verilmesi talebiyle düzenlenen Doğa Sporları Festivali’nden bildiriyoruz.

Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su gölü olan Eğirdir’i bugüne kadar görmek kısmet olmamıştı. Sonunda kavuştuk. Kıyısında oturup şöyle bir baktığınızda denizden bir farkı olmayan bu kocaman su kütlesinin aynı zamanda içilebilir olduğunu düşünmek insanı bir süreliğine çarpıyor. Düşünsenize yüzüyorsunuz, susadınız, için gitsin. Ama burada bulunma amacımız Eğirdir turu değil. Isparta’nın Aksu ilçesi sınırlarındaki Kuzukulağı Yaylası asıl hedefimiz. Yaylada Doğa Sporları Festivali düzenleniyor (Festivali kaçırdık diye üzülmeyin, sonbaharda tekrarı olacak şimdiden programınızı ona göre yapmak isterseniz diye uyaralım.)

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı


Yayla, Hürriyet Seyahat’in ‘Sonbaharda mutlaka görmeniz gereken 10 cennet’ seçkisinde de kendine yer bulmuş ve Yıldırım Güngör tarafından şöyle tanımlanmıştı: “Yapmanız gereken tek şey hafta sonu aracınıza atlayarak soluğu Kuzukulağı Yaylası’nda almak. Kampınızı kurduktan sonra akşam ışığını bekleyin ve bu görkemli kaya duvarlarının karşısındaki düşük eğimli yamaca giderek güneşin kayalıklara vurmasını bekleyin. Beklediğinize değdiğini göreceksiniz.” Kelimesi kelimesine katıldığımızı söylemeliyiz.

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı



Kuzukulağı’na Eğirdir’den yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculuk ile ulaşılıyor. Ulaşıldığına da fazlasıyla değiyor. Dedegöl Dağları’nın eteğinde, yaklaşık olarak 2000 metre yükseklikte yer alan yaylaya ulaştığınızda sizi olanca görkemiyle Anamas Masifi karşılıyor. Artık Toros Dağları’nın ortasındayız. Burası Alp-Himalaya sisteminin bir parçası ve jeologlara göre Anadolu’da ortaya çıkan ilk dağ masifi. Yaklaşık 2 milyon sene önce henüz İstanbul Boğazı bile ortada yokken oluşmuş.

Korkunç manzara

Doğa Sporları Festivali’nin gerçekleşmesinin esas amacı ise bu görkemli dağ bloğunu baştan aşağı kazıyacak olan bir mermer ocağı için arama ruhsatı verilmiş olması. Ruhsatı alın özel şirket, dünyanın en önemli uzun kaya tırmanışı parkurlarından bazılarını ve Türkiye’nin 130 metresi dikey iniş olma üzere 830 metrelik derinliğiyle Türkiye’nin en derin 4’üncü mağarası olan Kuyukule Mağarası’nı da içine alan Eldere Kayalıkları’nda arama yapma niyetinde.

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı



Aşağı yukarı 100 hektarlık bir alandan bahsediyoruz. Ki konu buraya gelmişken belirtmeden geçmeyelim Burdur Göller Bölgesi’nin artık Burdur Mermer Ocağı Bölgesi olarak anılmaması için neredeyse hiçbir sebep yok. Burdur bölgesinde 150, sadece Eğirdir ve çevresinde ise 78 adet mermer ocağı bulunuyor. Bu korkunç manzarayı görmek için illa oraya gitmeye de gerek yok. Google Earth üzerinden kabaca bir bakış atmak bile ocakların kaç tane dağı yiyip bitirdiğini anlamak için yeterli oluyor.

Nuri Bilge Ceylan filmi gibi

Dünyaca ünlü İsviçreli Dağcı Michel Piola bölge ile ilgili yazdığı raporda burayı dünyada uzun duvar tırmanışı yapılabilen en önemli 5 bölge gösteriyor. Piola, “Dünyada bu tarz tırmanışlar için 5 önemli bölge vardır. Fransa’da Verdon, Fas’da Taghia ve Todra, Meksika’da El Potrero Chico ve Dedegöl” ifadelerini kullanıyor. Hal böyle olunca bölgeyi kurtarma çabası da yine doğa sporcularına ve Eldere halkına düşmüş.

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı



Yaylada konaklamak için çadır başta olmak üzere kamp ekipmanlarına ihtiyacınız var. Özellikle sabahları ve akşam saatlerinde bulutların etrafınızdan akıp gitmesi adeta bir Nuri Bilge Ceylan filminin içindeymişsiniz hissi yaratıyor. 2998 metre yüksekliğindeki Dedegül Zirvesi başta olmak üzere bölgedeki muhtelif zirvelere yürüyüş yapmanızı özellikle tavsiye ederiz. Eğer sonbahardaki festival zamanına denk gelirseniz yolunuzun üzerinde, Kuyukule Mağarası’nın az ilerisine kurulan highline’ı da ziyaret edebilir ve sisle beraber muhteşem görüntüler oluşturan sporcuları izleyebilirsiniz. Eğer tırmanış, dağ bisikleti, doğa yürüyüşü gibi aktivitelere meraklıysanız ve henüz Kuzukulağı’nı görmediyseniz bir sonraki doğa seferinizi buraya yönelik olarak planlamanızı şiddetle tavsiye ederiz.
Bitirirken son sözü “Ben koruyorum bu dağları. Buraya bir şey olursa olay çıkarırım” diyen Eldereli Durmuş’a verelim: “Bu dağlar bize de ait, size de ait. Buraya bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Devlet de sonradan yaptığı işe üzülür. Bütün devletler üzülür!”

Anadolu’nun ilk sakini: Dedegöl ve Kuzukulağı


 ‘Sadece mağaralar bile milli park statüsü için yeterli olmalı’

Kuzukulağı Doğa Sporları Festivali’nin organizasyon komitesinden Güneş Ergüden’e bölgenin önemini ve festivalin ne anlama geldiğini şöyle anlatıyor: “Ekim ayında Kuzukulağı Yaylası’nda 100 hektarlık alana mermer ocağı için arama izni verildi. Bunu çobanlardan öğrendiğimizde şok olduk. Araştırmaya başladık, başta önümüzde umutsuz bir tablo var gibiydi. Ancak burası doğu sporları açısından çok önemli olduğu için özellikle doğa sporcuları ile konuşunca çok değerli bilgilere ulaştık. Bölge, hem tırmanış hem mağaracılık açısından çok önemli. Burada yer alan mağaralar Pınargözü Mağarası ile birleşiyor olabilir. Sadece bu bile bölgenin milli park statüsüne alınması için yeterli olmalı. Yetkililerin durumdan hiçbir haberi yok. Buranın nasıl bir değer olduğunu bilmiyorlar. O yüzden onlara da çok kızamıyorum ama biz şu anda bu bilgileri onlara iletmeye çalışıyoruz ki böyle güzel bir yerin yok olmasına izin vermesinler.”

Türkiye’nin efsane duvarı

Tek parça ve sağlam kulelerden oluşan Kuzukulağı Kayalıkları, dünyadaki en önemli 19 alpin tırmanış rotasından biri olarak biliniyor. Dünyaca ünlü Fransız dağcılar Stéphanie Bodet ve Arnaud Petit tarafından yayınlanan ‘Parois de Legende’(Efsane Duvarlar) adlı kitapta Türkiye’den yer alan tek parkur da Kuzukulağı.


Fotoğraflar: Altay Özcan ve Onur Yurtbaşı

Yorumları Göster
Yorumları Gizle