GeriKuzey Kıbrısı Keşfet Amacımız iş birliğini geliştirmek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Amacımız iş birliğini geliştirmek

Amacımız iş birliğini geliştirmek

Fikri Ataoğlu

Seyahat insanın ruhunu asilleştirir ve önyargılarını yok eder’’ sözüyle yazıma başlamak istiyorum. Turizmin devamlılık ve sorumluluk bilinciyle geliştiği hepimizin malumudur. Bütün krizlere, rejim değişikliklerine ve yaşanan doğal felaketlere rağmen, turizmin gelişmeye devam ettiğini görüyoruz. 2020 yılında yaklaşık 1 milyar 600 milyondan fazla kişinin, ülkeler arası yolculuk yapacağı hesaplanıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bizler de bu pastadan pay alabilmek için yoğun çaba gösteriyoruz.

Dünyaya bakıldığında pek çok alanda olduğu gibi turizm anlayışında da eskisine göre büyük farklılıklar yaşanmakta ve “yeni nesil turizm” anlayışının geliştiğini görmekteyiz. Bu anlayışın ise global gelişmeleri izleyen, rekabetçi, çağdaş örgütlenmeye, çevreye ve bölgesel turizme uyumlu, internet teknolojisi kullanan ve kendini yenileyebilen özelliklere sahip verimli bir turizm tarzı olduğu kanaatini taşıyoruz. KKTC’de bizler de bu anlayışa uygun hareket ediyor ve bir yandan kitle turizmindeki verimi optimuma çıkarmak, diğer yandan da, kültür, sağlık, spor başta olmak üzere alternatif turizm çeşitlerini geliştirmek için durmaksızın çalışıyoruz.

Kuzey Kıbrısımızın, insani, tarihi, kültürel değerleri, sahilleri, denizi, güneşi ve yemekleri yanı sıra, kaliteli turistik tesisleri, kullandığı ana dili Türkçe ve diniyle Türk insanına makul koşullarda pek çok kaliteli tatil seçeneği sunduğunu bu köşeden sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizin küçük yüz ölçümüne bakıp aldanmamak gerektiği kanaatindeyim. Binlerce yıl insanlığa kucak açan ve her metrekaresi medeniyetlerin farklı dönemlerinin izlerini taşıyan adamız, Akdeniz’in heyecan verici tarihine tanıklık etmesi bir yana, gökyüzünün en açık mavisi ile güneşin en sıcak sarısının da sahibidir. Deniz kaplumbağası caretta carettaların sığındığı bozulmamış sahillerimiz, endemik bitkilerimiz, anıt

ağaçlarımız ile çam ağaçları ile kaplı dağlarımız ve portakal bahçelerimiz arasında bir tarih ve kültür merkezi konumundadır ülkemiz. İşte sahip olduğumuz bu ve keşfedilmeyi bekleyen daha pek çok özelliğimizle kıymetli bir turistik alternatif sunuyoruz misafirlerimize.

Bütün bu yaşanası güzelliklerimize rağmen, Türkiyemizde yaşayan kardeşlerimizin yüzde 91.5’inin KKTC’ye gelmediğini üzülerek belirtmek istiyorum. Aslında bu tespitimiz, dilimiz, dinimiz, kültürümüz ve gönüllerimiz bir olmasına rağmen Türkiyemize kendimizi yeteri kadar tanıtamadığımızın da bir göstergesi aslında. Bunun nedenleri çok, ama ben nedenlerden değil yapacaklarımızdan bahsetmek istiyorum. Gerek Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım gerekse de Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın samimi ve büyük destekleri ile Kuzey Kıbrıs’ın turistik imkanlarını Türkiye’de tanıtmak amacıyla bir dizi etkinlik planladık ve etkinliklerimize de Ordu’dan start verdik. Tanıtım faaliyetlerimizi önümüzdeki günlerde Gaziantep, Trabzon, Eskişehir, Kayseri, Konya, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’da yapmaya devam edeceğiz. Amacımız elbette Türkiyemizle başta turizm olmak üzere hayatın diğer alanlarında da karşılıklı işbirliğini geliştirmektir.

Bu amacımıza paralel sizlere geçtiğimiz günlerde Hürriyet Gazetesi’nin TÜRSAB iş birliğiyle Türkiye’nin 4 farklı şehrinden sonra “Keşfet” etkinliğini KKTC’ye genişletmesinin öneminden bahsetmek istiyorum. “Kuzey Kıbrıs’ı Keşfet” organizasyonunun hayata geçirilmesi ülkemizin turistik olanakları yanı sıra diğer alanlarının da Türkiye’de maddiyatla ölçülemeyecek kadar etkili bir tanıtımının yapılması anlamına geliyor.

Hürriyet Gazetesi Kıbrıs Sorunu’nun Türkiye’de algılanması gibi hayati bir konuda yıllar önce üstlendiği inisiyatifi günümüzde sosyal, kültürel, ekonomik ve diğer alanlardaki işbirliğinin iki ülke arasında gelişmesi için yeniden üstlenmiş görünüyor. Bu adım iki ülke arasındaki bilinirliği ve işbirliğini artıracağına inancım tam. Ben ülkem adına bu etkinliği gerçekleştiren başta Hürriyet Gazetesi ailesi olmak üzere TÜRSAB’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Yazımın sonunda, Anavatan Türkiye’deki kardeşlerimizi, Leonardo da Vinci’yi derinden etkileyen nakışların anavatanı, Shakespeare’in en ünlü eserlerine ev sahipliği yapmış, Walt Disney’in Pamuk Prenses ile Yedi Cüceler filminin geçtiği çizgi kalenin aslının bulunduğu, Kleopatra’ya hediye edilen, güçlü tarihsel izlere ve kaliteli turistik tesislere sahip, güzide bir kültür adası olan Kuzey Kıbrıs’a, ülkemize davet ediyorum.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle