« Hürriyet.com.tr

36 saatte Tanca turu / Fas

Tanca, 1950’lere kadar Avrupalıların yönettiği uluslararası bölgeydi. Palmiyelerin sıralandığı Tanca sahillerinde, her türlü keyif verici maddeyi bulmak mümkündü. Sonrasında Fas sultanları Tanca’yı kendi haline bıraktı. Şimdi ise Tanca'da yapılar restore ediliyor. İşte 36 saatte Tanca turu

Seth SHERWOOD / Çeviren: Serhan YEDİG - The New York Times / Hürriyet işbirliği
X

William S. Burroughs, Paul ve Jane Bowles gibi yazarlar başı dumanlı 68 kuşağının bu şehirdeki öyküsünü romanlaştırmış, Malcolm Forbes gibi milyarderler saraylar kurup dünya jet sosyetesini ağırlamış. Şimdi Kral 6’ncı Muhammet dev bir liman inşa ettiriyor, şehir Afrika’nın hızlı tren hattında önemli duraklardan biri olacak.  Asırlık Mağribi Pazarı’nda, sömürge dönemi yapılarla dolu mahallelerde yeni oteller, restoranlar açılıyor. 

CUMA

16.00 Eklektik cadde

Pasteur Bulvarı, diğer ismiyle ‘Le Boulevard’ Tanca’nın sömürge dönemi mahallelerinde pastörizasyondan uzak bir serüvene çıkmak için ideal nokta. Art Nouveau ve Art Deco mimari üsluplarındaki yapıların sıralandığı caddede pek çok kafe, butik, banka, tablo gibi deniz manzaraları görebileceğiniz açık alan bulunuyor. Yan sokaklardan Rue Khalid Ibn Oualidbeckon, antikacıların, hediyelik eşya mağazalarının merkezi. En cazip sokak Librairie des Colonnes. Yves Saint Laurent’in eski sevgilisi, ortağı Pierre Bergé’ye ait kitapçıda farklı dillerde pek çok kitap bulunuyor. Aralarından Josh Shoemake’nin rehberi ‘Tanca: A Literary Guide for Travellers’ yolculuk boyunca çok işinize yarayacak. 

18.00 Kültürel kafeler

Yakınlarda huşu içindeki Gran Cafe de Paris ile popüler kafelerden Cinémathèque de Tanger şehrin klasik ve çağdaş ruhunu kavramanıza yardım edecek iki mekân. İlki yaşlı Faslıların ve uzun zamandır bu ülkede yaşayan yabancıların favori yeri. Bir zamanlar Jean Genet ve Tennessee Williams’ın kurulduğu kanepelerde keyifle café au lait yudumluyorlar. Cinémathèque’in içindeki kafe aynı zamanda bağımsız bir sinema.

20.00 Olta, zoka, yemek

Kral 6 Muhammet, küçük, rustik restoranlardan Saveur de Poisson’un duvarına asılan resminden ciddi bakışlarla çevreyi süzüyor. Küçük, rustik salon halk işi objelerle süslü. Mönü mevsime, denizin yüksekliğine göre değişiyor: Günün balığından çorba, kalamar, ıspanaklı balık, köpekbalığı yavrusundan broşet, tatlı olarak nar sorbesi, ayrıca incir, nar, havuçlu karışım...  

22.00 Beat kuşağı caddesi

Rue Magellan’ın ismi Beat Kuşağı Caddesi olmalıydı. Bir zamanlar Jack Kerouac, Allen Ginsberg ve Burroughs, meşhur Hotel El Muniria ve barındaki değişmez simalardı. Dekorlar (siyah deri koltuklar, duvarları kaplayan plaklar) ve müşteriler (20’lik Faslılar) değişmiş. Fakat Burroughs hâlâ önemini koruyor. Duvar resminde asık suratının yanına eserlerinden alınan cümleler yazılmış. Günümüzün sanatçıları, yazarları, bohemleri üç sokak ötedeki Number One’da buluşuyor. Abartılı dekorunu Casablanca birası (13 TL) ve rakı benzeri içecek çeşitleri tamamlıyor.  

36 saatte Tanca turu / Fas

CUMARTESİ

10.00 Çay ve deniz

Labirenti andıran Medina’nın yollarında alışveriş turuna çıkmadan açıkhavada bir kahveye ne dersiniz? Neredeyse asırlık Café Hafa’nın beyaz boyalı terasları dik bir yamaca merdiven gibi sıralanmış. Panoramik deniz manzarasını seyrederken ufukta İspanya’yı göreceksiniz. İçine ezilmiş nane yaprakları atılmış çayınızı (2 TL) yudumlarken uzaktan Endülüs’ü seyredebilirsiniz. 

13.00 Pavlus’a şarkı

Aziz Pavlus, ‘The Sheltering Sky’ın yazarına dua borçlu. Tanca Fas İncelemeleri Amerikan Enstitüsü, 19’uncu yüzyılda sultanın hediye ettiği binada hizmet veriyor. Günümüzde seçkin odalar sergi salonunun bir parçasına dönüşmüş. Galeride Cecil Beaton, Oskar Kokoschka ve Bowles’in koleksiyonundaki pek çok eser sergileniyor. Ayrıca Bowles’in mektupları, fotoğrafları, hayran mektupları görülebiliyor (Giriş 6.5 TL).

14.00 Et ve tatlılar

Eğer Jane Austen, Fas’ta bir restoran açsaydı Café à l’Anglaise’e benzerdi. Çay salonu Northanger, Abbey ile Kuzey Afrika kültürünü birleştiriyor. Çin rafları ve dantellerini Avrupa antikaları, geleneksel Fas desenleri tamamlıyor. İşletmecisi neşeli Faslı bir aile. Mönüde limonlu, zeytinli tavuk, tatlı makarna gibi lezzetler var. Yemeğin sonunda şekerli portakal  tatlısı güneşi damağınıza taşıyor. İki kişi 80 TL.

15.30 Kasbah alışverişi

Tarihi çarşının labirenti andıran uzun koridorlarında yürümek bacak gücü, kaybolmadan alışveriş yapmak ise yön sezgisi gerektiriyor. Her koridor elişi ürünlerin satıldığı küçük tezgâhlarla dolu. Rue Sebou ve Rue des Almohades geleneksel elişi meraklılarının cenneti. Kasbah (tepedeki kale) içindeki, çevresindeki dükkânlarda çağdaş Fas tasarımcılarının ürünleri satılıyor. Rumi 1436’nın uzmanlaştığı doğal parfümlü mumlar Marakeş çay bardaklarının içine yerleştirilmiş. Las Chicas’ta yastık, lamba, masaj yağları, havlu ve el çantaları dikkat çekiyor. Kredi kartına güvenenler ünlü tasarımcı Laure Welfling’in butiğine uğrayabilir. Kaleydoskopu andıran kadife kaftanlar, işli gecelikler ve diğer aksesuvarlar çok cazip.

36 saatte Tanca turu / Fas

18.30 Kasbah kulübü

Kasbah Müzesi yenileniyor, bir süreliğine kapalı. Eğer o yöne yolunuz düşerse karşısındaki binadan gelen müzik sesini takip edin. Usta müzikçiler her gün bu saatte Les Fils du Détroit adlı kulüpte buluşup birlikte gönüllerince çalıyor. Keman, ut ve vurmalılardan oluşan 40 yıllık The Sons of the Strait topluluğu ücretsiz akşam konserlerinde Arap ve Endülüs müziklerini harmanlıyor. CD’lerini satın almanız ya da küçük bir bahşiş vermeniz onları mutlu edecektir. 

20.00 Sultanların ağzına layık

Nord-Pinus Oteli’nin restoranı akşam yemeğinde romantizm arayanlara da açık büfe meraklılarına da hitap ediyor. Birbirine bağlı salonlar mermer sütunları, işlemeli kemerleri, aynalarla saray atmosferi yaratılmış. Mönü ise Fas’ın klasik yemeklerini Batı damağına uyarlıyor. Domates ve soğanla lezzetlendirilmiş ızgara sardalye ile başlayan yemek, ızgara ya da fırın balıklar, meyve ve bademle fırınlanmış kuzuyla devam ediyor. Restoranın kendi üretimi kırmızı şarap mönüyle uyumlu. Şarap hariç kişi başı ortalama 100 TL. 

22.00 Arap geceleri

Mağribi dekorasyonlu  El Morocco Club’ın kapısından girdiğinizde “Bir Humphrey Bogart eksik” diye düşünüyorsunuz. ‘Kazablanka’ filminin 21. yüzyıl setini andıran atmosferde geçmişin nazilerinin, ajanlarının yerini jet sosyeteden çiftler, Tanca’lı gençler almış. DJ bir köşedeki setinde caz ve Fas’ın pop şarkılarını çalıyor, barmenler şov eşliğinde mojito (35 TL) hazırlıyor. Fas kırmızı şaraplarını da denemeye değer (20 TL). Hâlâ enerjiniz var mı? Morocco Palace’ın yolunu tutun... Çini kaplı duvarların arasındaki parlak renklerle ışıklandırılmış sahnede elektronik enstrümanlarla yılan terbiyecisini andıran müzikler çalan orkestranın eşliğindeki danslar sabaha kadar sürüyor.

PAZAR

11.00 Mağaralar ve dalgalar

Efsaneye bakılırsa, Avrupa ve Afrika kıtalarını birbirinden ayıran Herkül daha sonra kentin batısında, okyanus kıyısındaki Grottes d’Hercule mağaralarında dinlenmeye çekilmişti. Kent merkezinden bineceğiniz ‘grand taxi’ye gidiş dönüş yaklaşık 60-100 TL ödemeniz gerekecek. Mağaralar birbirinin zıddı. Birinde müzisyenler ve hediyelik mağazaları karnaval duygusunu yaşatıyor (giriş 1 TL), diğerinde loş tünelin duvarında Afrika’yı andıran dev doğal figür dikkat çekiyor ve Atlantik Okyanusu’na açılıyor. Kayaların ortasından denizi seyrederken kıtaların kesişme noktasında olduğunuzu hissediyorsunuz. 

Kaynak: Seth SHERWOOD / Çeviren: Serhan YEDİG - The New York Times / Hürriyet işbirliği

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en ilginç beş köyü!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Herkül ve Amazon Kadınlarının adası: Giresun Adası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Alsas’ın kurabiyeden kasabası: Obernai
GezginGezgin
Rüzgar uğultusundan başka hiçbir sesin olmadığı yer: Kayaköy
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en gizemli yapıları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
İngiltere’nin sessiz gölü: Ullswater