« Hürriyet.com.tr

36 Saatte Dublin

1990’ların sonunda Kelt Kaplanı lakabıyla anılıp ansızın gelen servetin keyfini yaşarken kriz dalgasıyla sarsılan Dublin son 10 yılda hızlı bir değişim geçirdi. Şimdi toparlanma dönemi. Refah günlerinin gökdelen, BMW furyası sona erdi. Dengeli gelişmeyle birlikte daha zarif bir etkileşim süreci başladı. Sokakta kamu bisikleti programı uygulanıyor, barlarda gösterişli kokteyllerin yerini butik biralar aldı, restoranlarda yaratıcılık açısından Rönesans devri; pahalı minimalist yemekler yerini yerel malzemelerin kullanıldığı yeni lezzetlere bıraktı. Bununla birlikte asırlık birahaneler, Trinity College gibi tarihi doku yerli yerinde...

Nell McShane WULFHART (The New York Times)/ Çeviren: Serhan YEDİG
X

36 Saatte Dublin

15.00
Geçmişten yüzler

Geniş arkeolojik koleksiyonuyla İrlanda’nın geçmişine ışık tutan, gezginleri ülke hakkında bilgilendiren Ulusal Müze’yi birkaç kez gezmeye değer. Kildare Caddesi’nde ve giriş ücretsiz. Bronz Çağı altın takıları, Viking kılıçları, ortaçağdan kalma tarım gereçleri 125 yıllık zarif binayla uyum içinde sergileniyor. Koleksiyonun en ilgi çeken parçası ‘bog insanları.’ Bunlar muhtemelen kurban edildikten sonra yer tezeği çıkarmak için açılan çukura atılan Demir Çağı insanları. Çevrenin koruyucu etkisi sayesinde çoğu bozulmadan kalmış.

36 Saatte Dublin

17.30
Köpük sanatı

Küçük butik bira üreticileri son birkaç yıldır hızla artıyor. İrlanda yapımı lager, ale, siyah biralar, meyve şarapları artık her şehrin barlarında bulunuyor. En geniş bira seçeneklerinden birini görmek için Wexford Caddesi’ndeki Against the Grain’e gidin. O’Hara’s, Eight Degrees Brewing ve Mac Ivors gibi pek çok sürpriz sizi bekliyor. Barın sahibi Galway Bay Brewery kendi biralarını da sunuyor.

36 Saatte Dublin

20.00
Fransız-İrlanda mutfağı

Kalabalık Exchequer Caddesi’ndeki The Green Hen, yerel malzemeler kullanan, Fransız dekorasyonlu Fransız-İrlanda karışımı mutfağa sahip popüler bir restoran. Kereviz ve yabanhavucu püresiyle sunulan kızartma ördek göğsüyle başlayın. Yanına tam buğdaylı geleneksel esmer ekmekten isteyin. İki kişi 230 TL.

22.30
Gece turu

Green Hen’in biraz ilerisindeki Fallon & Byrne, gurme damaklara hitap eden bir restoran, şarküteri ve şarap butiği. Zemin geniş bir kav. Duvarlarına sıralı şişelerden merak ettiğinizi alıp ortadaki masaya oturabilir, rahat atmosferde bardan meze porsiyonundaki peynir, istiridye gibi atıştırmalıklarla tadına bakabilirsiniz.

36 Saatte Dublin

10.30
Tarihi katedral
1030’da inşa edilen Christ Church Katedrali, İrlanda tarihiyle ilgili pek çok ipucuna sahip (Giriş 15 TL). Boyne Savaşı’ndan sonra Protestan egemenliğini garantileyen 3’üncü William, Tanrı’ya şükranlarını burada sunmuştu. Strongbow’un mezarı katedralde. TV dizisi ‘The Tudors’un bazı bölümleri burada çekildi. Ortaçağdan kalma zemin katta ilginç objeler sergileniyor. Orgun içinde kurumuş şekilde bulunan fare ve kedi kalıntısı öylesine meşhur ki yazar James Joyce’un ‘Finnegans Wake’ adlı romanında bile bahsi geçiyor. Saat 11.30 ve 13.15’te düzenlenen 12 TL’lik kule turunda kentin tablo gibi panoramik manzarasını görebilirsiniz. Tarihte daha gerilere gitmeyi arzu ediyorsanız 35 TL’ye kombine bilet alın.

36 Saatte Dublin

13.30
Köprüler boyunca bisikletle

2009’da başlatılan kamuya açık bisiklet paylaşımı, bu konuda Avrupa’daki en başarılı program. Sayesinde kent merkezinde pek çok bisiklet yolu oluşturuldu. Bir istasyondan bisiklet alıp kenti ikiye bölen Liffey Nehri boyunca gezintiye çıkın. 30 dakikaya kadar ücretsiz, üç günlüğü 14 TL (dublinbikes.ie). Hakkında pek çok öykü anlatılan Ha’penny Köprüsü’nde durup çevreye bakın. Bir zamanlar Dublin’in ilk yaya köprüsünden her geçen 10 kuruş ödermiş. 1794’te yapılan O’Connell, boyundan uzun genişliğiyle kıtanın en özgün köprülerinden. En yenisi Rosie Hackett ise 1792’den bu yana kadın ismi verilen ilk köprü. 1913 İsyanı ve 1916 Paskalya Ayaklanması’nı organize eden sendikacının adını taşıyor.

15.00
Haydi Guinness’e

Butik bira yeni bir kavram. Fakat siyah bira Dublin yolculuklarının vazgeçilmezi. Parke taş kaplı caddelerden geçip, St. James’s Gate Bira Fabrikası’nın görkemli yapısını seyrederek ulaşacağınız dev Guinness Storehouse Müzesi’nde (giriş 50 TL) siyah biranın yapımını, firmanın tarih içindeki gelişimini öğrenebilirsiniz. Turun en güzel bölümü sonunda. Çalışanlar, ziyaretçilere bardağı 45 derece açıyla tutup, fıçıdan tam olarak 119.5 saniyede doldurmayı, sonra köpüğün tadını çıkararak içmeyi gösteriyor. Biranızı Gravity Bar’ın çatı katında, 360 derece Dublin manzarasının tadını çıkararak yudumlamanızı öneririz.

36 Saatte Dublin

19.00
Restoran Rönesansı

Kentin hızla gelişen mutfak kültürü içinde Forest Avenue yeni öne çıkıyor. John ve Sandy Wyer, restoranı geçen kasımda açtı. Tütsülenmiş somon ve biberli kabak eşliğinde Annagassan yengeci salatası, tütsülenmiş istiridye soslu, turp ve turşulu biftek karpaçyo lezzet kadar buluş açısından da etkileyici. Mönü her hafta değişiyor. Yemeklerin kalitesi birkaç kez uğramaya değecek kadar çekici. İki kişi yaklaşık 330 TL.

36 Saatte Dublin

21.00
Geleneksel müziğin ötesi
Müzik, kan gibi Dublin’in damarlarında dolaşıyor. Geleneksel müzik topluluklarının sahneye çıktığı kent merkezindeki barlarda sadece İrlanda aksanını duyacaksınız. ‘The Fields of Athenry’ gibi geçmişin acıklı baladlarını kent dışındaki barlara bırakıp, farklı bir müzik için Sugar Club’ın yolunu tutun.

36 Saatte Dublin

11.00
Kuzeye gidelim

Dublin’in ismi Liffey’in kuzeyi anlamına geliyor. Güney semtlerinin aksine kentin kuzey bölgesinde çoğunlukla orta ve alt gelir grupları yaşıyor. Burada çıkacağınız yürüyüşte günlük hayatın son 50 yılda pek değişmediğini göreceksiniz. Güne Capel Caddesi’ndeki Brother Hubbard’ta poğaça ve kahveyle başlayın. Sonra Henry Caddesi’nde ilerleyip kuzeyin başlıca alışveriş merkezine ulaşın. O’Connell Caddesi’nde dev gümüş Dublin Küresi’yle karşılaşacaksınız. Milenyum için yapılan küreye semt halkı ‘Gettodaki stilitto’ adını takmış.

36 Saatte Dublin

15.30
Kelt oyunları

İrlanda’ya özgü sadece birkaç Kelt oyunu bulunuyor. Bunlardan ikisini 82 bin kişilik Croke Park Stadyumu’nda izleyebilirsiniz. Ülkede en popüleri Kelt futbolu. Futboldakine benzer bir topla, el ve ayak kullanılarak oynanıyor. Hurling ise büyük saha sporlarının muhtemelen en hızlısı. Hurley adlı sopalarla vurulan küçük deri top kimi zaman saatte 160 kilometre hıza ulaşıyor. Bir pazar ikindisini tutkulu İrlandalı taraftarlarla maç izleyerek geçirmek eğlenceli bir deneyim olacaktır (Giriş 25-40 TL).


36 SAATTE DUBLIN

 

Kaynak: Nell McShane WULFHART (The New York Times)/ Çeviren: Serhan YEDİG

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Hem büyüleyici hem de ucuz sekiz ülke
Hafta sonu Hafta sonu
Hafta sonunun olmazsa olmazı: Adalar
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Sibirya'da her geçen gün büyüyen gizemli krater!
Yeme&İçmeYeme&İçme
Bayramlık Alaçatı tavsiyeleri