« Hürriyet.com.tr

36 saatte Canterbury

Geçmişte Hıristiyan hacıların kutsal Canterbury’ye ulaşması hiç kolay değildi. 1174’te 2. Henry şehre kanayan çıplak ayaklarla girmişti. İsmindeki “canter” bu günlerden kalma ve atı eşgin sürmek anlamına geliyor. Günümüzde Londra’dan hızlı Javelin treniyle ulaşmak yaklaşık bir saat sürüyor. Manzaralı yolculuktan sonra sizi Roma’yı çağrıştıran yapılar, taş yollar, öyküler bekliyor.

Mark Vanhoenacker Çeviren: Serhan YEDİG / The New York Times ve Hürriyet işbirliğiyle
X
36 saatte Canterbury

Cuma 15.30 / Bir kadeh müebbet

Kente 14’üncü yüzyıldan kalma, ülkenin ayakta kalan en geniş kapısı Westgate’den girin. Mimari açıdan en önemli bölümler duvardaki silah aralıkları, saldırganların üstüne sıcak kum, kaynar sıvı dökülen “ölüm delikleri”. Kentin en güzel manzarası da burada. Selfie çektikten sonra aşağıya, hapishane temalı bar Pound’a inin. Barmen Adam MacLean size cin, bitki özünden yapılan Kamm & Sons, limon, elma suyu, biberiye şurubu ve yumurta beyazından hazırladığı Life Sentence’ı (Müebbet) ikram etsin (40 TL).

36 saatte Canterbury


19.00 / Geçmişten bugüne tiyatro

Canterbury’li şair, oyun yazarı Christopher Marlowe, eserleriyle Shakespeare’i derinden etkilemişti. Ona göre dinin tek amacı kişileri itaate alıştırmaktı. Kraliçe Elizabeth kadar para bastırmaya hakkı vardı. 1593’te ihbar edilince zor durumda kaldı. Nihayet bir bar kavgasında, gözünden hançerlenerek öldürüldüğünde 29 yaşındaydı. Anısı bugün ülkenin en iyi tiyatrolarından Marlowe Theater’da yaşatılıyor. Gittiğinizde Orlando Bloom’a dikkat edin. 4 yaşında Marlowe’da ilk kez sahneye çıkmıştı, bugün gençlik tiyatrosunun başında.

Kolay vatandaşlık veren ülkeler
Kolay vatandaşlık veren ülkeler


20.45 / Kilitli kapının nimetleri

Karanlık, yağmurlu bir gecede “The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring”in kahramanlarından Frodo arkadaşlarıyla Bree köyünün kilitli giriş kapısını yumruklar. Canterbury’nin şehir kapıları da geçmişte gece kilitlenirdi. Şehre giremeyen yabancılar Westgate’in dışındaki pub’larda karnını doyurur, konaklardı. 17’nci yüzyıldan kalma Unicorn Inn aralarındaki en samimi, geleneksel İngiliz barı. Ünlü püreli sosisi tatmaya değer (27 TL).

36 saatte Canterbury


Cumartesi 9.00 / İngiltere’nin bahçesi

Goods Shed’den daha güzel bir gıda AVM’si bulmak zor. 1830’un demiryolu deposu şimdi çiftçi pazarı, restoran ve gıda mabedi. Yerel ürünler tüketmeye özen gösterenleri sevindirecek çeşitliliğe sahip. Fiyatlar uygun. Dönüşümlü pazar çantanızı Murray’s General Store’dan Kent bölgesinin lezzetleriyle doldurun. Sonra açık büfeden kahvaltınızı alıp kemerli pencerelerin yanına oturun, trenleri seyrederken atıştırın.

10.00 / Dünya Mirası

Canterbury Katedrali’nin yanı sıra kentin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesini sağlayan iki önemli yapı daha var: St. Augustine’s Abbey altıncı yüzyıl sonunda Papa tarafından güney İngiltere’ye Hıristiyanlığı yaymak üzere gönderilen Aziz Augustine’in girişimiyle inşa edilmişti. Etkileyici ören yerinden yokuşa tırmanıp küçük St. Martin’s Church’e ulaşacaksınız. Huzurlu bahçede nefesinizi toplarken bir yandan da İngilizce konuşulan ülkelerdeki en eski kilise binasını inceleyin.

36 saatte Canterbury


12.00 / Tarihe bakış

Canterbury Roma Müzesi minicik ama Durovernum Cantiacorum (Roman çağında kentin ismi) hakkında tüm detayları burada öğrenebilirsiniz. Sonra Pret a Manger’a gidin. Siparişe bağlı sandviç hazırlayan İngiliz gıda zincirinin Canterbury şubesi tarihi bir yapıda. Taş duvarlar, gizli mahzen Roma çağında yönetici evi olduğuna dair kanıt kabul ediliyor. Sandviççi çok kalabalık değilse personel size yapı hakkında bilgi verecektir. Cep telefonunuzun flaşını açın, başınıza dikkat edin.

36 saatte Canterbury


13.00 / Alışveriş saati

Kentin antik geçmişini yansıtan üç mağazadan Chaucer Bookshop, Sir Robert Sherston-Baker’a ait sahaf. İsmini ünlü yazardan alıyor. Fakat Baker “Elimizde her zaman yeterince Chaucer kitabı olmuyor” diyor. Onun yerine tarihi kent haritalarına, değeri binlerce pound’u bulan tarihi İncil’lere göz gezdirin. Bitişikteki plakçı Vinylstore Jr, geçen yıl açıldı. Sahibi Nick Pygott, şehir kalesinin pazarlama müdürüydü. Yakındaki Revivals ise 1988’de eski at yarışları yorumcusu Debbie Barwick tarafından açıldı. Tiyatro kostümleri, özel koleksiyon giysiler satıyor. Mağazadaki tek sorun erkek bedenlerinin küçük olması.

36 saatte Canterbury


15.00 / Taşın yücelişi

2002’de Canterbury Katedrali’nin ilk kez havadan gördüğümde öğrenci pilottum. Anglikan Ayinleri’nin merkez kilisesi 24 taş ustasının sürekli bakımıyla ayakta duruyor. Katedralin taş işçiliği müzesi de bulunuyor. Yapıyı hakkıyla gezmek, keşfetmek tüm gününüzü alabilir. Bu arada orgçu David Flood’un kilise korosuyla verdiği günlük konseri de kaçırmayın.

İngilterenin lanetli kalesi: Berry Pomeroy
İngiltere'nin lanetli kalesi: Berry Pomeroy


19.00 / Tabaktaki yıldızlar

Kent merkezinden 16 kilometre uzaktaki Seasalter’da Michelin yıldızlı özel bir restoran hizmet veriyor. Deniz sezonunda, hafta sonunda Sportsman’ın deniz kıyısındaki masalarına oturabilmek için sekiz ay önceden rezervasyon yaptırmak gerek. Oysa duvarlarındaki deniz temalı tablolar, dart tahtalarıyla sıradan bir İngiliz restoranı. Sürekli değişen mönüsü müthiş. Yemeğimize Whitstable istiridyeleri (tanesi 13.5 TL) ve tütsülenmiş tereyağıyla sunulan küçük Dover dil balığıyla başladık (50 TL). Sonra döş etinden yapılmış spesyalitelerini tattık (90 TL). Konuşkan barmen ve restoran ortağı Philip Harris’in önerisine uyup şarap yerine ülkenin en eski birahanesi, Kent’in gurur kaynağı Shepherd Neame’in Master Brew’unu (16 TL) tattık. Bira bardağını uzatırken “biz bununla büyüdük” dedi Harris. Sonra bir kahkaha patlatıp ekledi: “Bakın ne hale geldik…”

36 saatte Canterbury


Pazar 9.00 / Yerel bağlantılar

Soğuk, loş sabahlarda günü renklendirmenin en güzel yolu Refectory Kitchen’da kahvaltı. Camlı şöminesi kadar fincanda sunulan köpüklü sıcak çikolatası da huzur veriyor. Güneşli sabahlarda Kitch’e gidin. Beyaz ahşap kaplama duvarları, bölgede üretilen tütsülenmiş somonu, harika ve sağlıklı atıştırmalıklarıyla bu kafe bulunduğu şehre çok yakışıyor.

10.00 / Haydi dansa
Nairobi doğumlu Minal Koria, 1989’dan bu yana Kent bölgesinde yaşıyor. Kuzey ve güney Hint dansı eğitimi almış. Çocukluğunda izlediği “Pakeezah”dan bu yana Bollywood filmleri hayranı. Düzenlediği Bollywood Blast dans kursu her yaştan meraklıya açık (23 TL). Kimi zaman üç kuşak birlikte dans ediyor. Turist dolu şehirden uzaklaşıp Koria’nın aydınlık stüdyosunda misafirperver, sıcak Canterbury’lilerle buluşun. Bu arada tarihi katedrali kente ulaşan pek çok hacı gibi uzaktan, festival atmosferinde görün.

36 saatte Canterbury


12.00 / İstiridyenin adresi
Demiryolundan yürüyüş parkuruna dönüştürülen yollardan en güzeli 11 kilometrelik Crab & Winkle Way. Dünyanın ilk buharlı trenlerinden bazıları bu hattan geçmiş. Canterbury’ye yürüyerek ya da bisikletle dönerken yolunuz Blean Woods’dan geçecek. Ülkenin en güzel tarihi ormanlarından Blean, Kraliyet Kuş Koruma Birliği’nin gözetimi altında. Ormanın işaretlenmiş patikalarında bülbülleri dinleyerek yürüyün, Chaucer’in dizelerini anımsayın.

Nasıl gidilir?

Canterbury, Londra’daki City Havalimanı’na karayoluyla 95, Gatwick Havalimanı’na 106 kilometre uzaklıkta. Londra’nın St. Pancras İstasyonu’ndan hızlı trenle 1 saat, Doğu Londra’dan 90 dakika sürüyor. Haziranın son haftasında İstanbul’dan Londra’ya direk uçuşların gidiş-dönüş fiyatı British Airways’te 574 TL, Pegasus’ta 599 TL’den başlıyor.

Kaynak: Mark Vanhoenacker Çeviren: Serhan YEDİG / The New York Times ve Hürriyet işbirliğiyle