Chaalis Manastırı haziranda 15 bin gülseveri buluşturacak

Güncelleme Tarihi:

Chaalis Manastırı haziranda 15 bin gülseveri buluşturacak
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 23, 2011 00:00

800 yıllık tarih ve dünyanın dört köşesinden toplanmış olağanüstü bir sanat koleksiyonu! Bu muhteşem dekor içinde yerli yabancı 120 standı buluşturan ve her yıl 15 bin gül meraklısını çeken Gül Günleri! Paris’e 45 kilometre, CDG Havaalanı’na ise 15 dakika uzaklıktaki Chaalis Manastırı, gül kokusuyla başı dönenleri her yıl haziranın ikinci hafta sonunda buluşturuyor. Bu yılın tarihleri 10-13 Haziran!

“Chaalis sonsuza kadar ziyaret ve dinlenme yeri olsun; bahçesi Fransa’nın en güzel manzaralarından biri olarak kalsın” demiş Chaalis Manastırı’nın son sahibi Nelie Jacquemart. Sanata duyduğu ilgi kadar bahçe ve bahçıvanlığa da meraklı Jacquemart yaptırdığı gül bahçesiyle taçlandırmış manastırı. 1997-2000 yılları arasında bahçıvan-peyzajist Andre Gamard’ın çalışmasıyla yepyeni bir ruh bulan, gerçek bir renk ve parfüm paletine dönüşen bahçe, bugün uluslararası Gül Günleri’ne ev sahipliği yapıyor. Bu yıl 10-13 Haziran arasında 10’uncusu gerçekleştirilecek günler için, “unutulmayacak bir duyu gezisi” diyor yetkililer. Zaten festival için haziranın ikinci haftasının seçilmesinin nedeni, o tarihlerde gül bahçesinin çiçeklenme açısından doruğa ulaşması! Kısacası bir renk ve koku bayramı sunuyor ziyaretçisine Gül Günleri...
Bitki dünyasının profesyonelleri ile gül sevdalılarını buluşturan etkinliğin amacı, yenilikleri ve en iyi ürünleri meraklısına tanıtmak. Dört günde 15 bin kişiyi çeken etkinlik çocuk ve yetişkinler için animasyonlar, konferanslarla renkleniyor. İngiliz ve Hollandalı stand sahipleri yabancı konuklar arasında dikkat çekerken, İtalyan, İspanyol ve Portekizliler gül ve genel olarak çiçek dünyasındaki yenilikleri görmeye ziyaretçi sıfatıyla geliyor. “Güller”, “bitkiler”, “sanatsal kreasyonlar”, “mutfak ve yaşama sanatı”, “moda ve aksesuvarları” ile “bahçe dekorasyonu” başlıkları altında gruplandırılan standlarda neler yok neler... Güllerin ve gül bahçesi uzmanlarının baş konuk olduğu bu günlerde İngiliz gülleri, eski tip güller görülebilirken, orkideler, Fransızların çok sevdiği ve evlerinde hep kullandıkları klematit çiçeği, bonzailer de ziyaretçilere tanıtılıyor. Sanatsal tasarım bölümü ise yapay çiçekler, keten üzerine resim, bitkisel şapkalar, çiçekten esinlenme metal kreasyonlar, dekorlu porselenler ve kağıt sanatı ile ziyaretçisini bilgilendiriyor. Yaşama sanatı bölümü daha çok beslenmeye ağırlık vererek bal, bisküvi ve çay standlarını ağırlarken, parfümeri, giyim ve mücevheratı da kaçırmıyor gözden. Bahçe dekorasyonunun konuları ise bahçe araç gereçleri, antika bahçe pazarı, bahçe mobilyaları ve çiçek dekorasyonları...

TİYATRO, KONSER ATÖLYE ÇALIŞMASI

Gül Günleri’ni cazip kılan unsurlardan biri de çocuk ve yetişkinlere yönelik animasyonlar. Yağlı pastel ve sulu boya atölyesinde kitap ayracı hazırlarken, gül yaprakları atölyesinde çeşitli kreasyonlara imza atabiliyorsunuz. Yine bitkisel şapka ve çiçek kompozisyonları, çocuklar için bahçıvanlık atölyesi, Chaalis’teki 3500 metrekarelik görkemli gül bahçesinin yaratıcısı Andre Gamard öncülüğünde rehberli gezi bunlardan bazıları. Gitarist Simon Schembri’nin konseri, Avrupa Çocuk Çiftliği’nin düzenlediği “gül, kokusu ve dikenleri” başlıklı duyusal keşif etkinliği ile ünlü yazar Jean Giono’nun Frankofonlora hoş anlar yaşatacak “Ağaçlar diken adam” oyunu etkinlikler arasında. Yves Rocher Vakfı’nca düzenlenen parfüm atölyesi sırasında kullanılacak aromatik bitkiler bahçesi de ziyaretçilerinin elbirliğiyle kurulacak. Çeşitli çiçek özlerinden hazırlanmış ve koku duyunuzun sınırlarını zorlayacak parfüm atölyesinde, teninize uygun bir parfüm üretip öyle gönderiyorlar sizi evinize. Aslında bu atölye, her pazar saat 15.00’den itibaren, özellikle çocuklar için gerçekleştiriliyor ve Chaalis’in gurur kaynaklarından! Özellikle okulların ilgi gösterdiği Chaalis parfüm atölyeleri, Fransız basınında sık konu olan bir etkinlik.
/images/100/0x0/55eb3e13f018fbb8f8b48112

Chaalis Manastırı Gül Günleri, “ezelden beri dünyanın en çok aranan çiçeği” sıfatıyla anılan gül ve çeşitlerinin yanı sıra, 12. yüzyılda Kral 6. Louis tarafından, orman içinde kurulmuş ruhani bir mekanı görme fırsatı da veriyor. Bugün müzeye dönüştürülmüş manastır binasının içindeki muhteşem sanat koleksiyonu, yine manastırın İtalyan Rönesans ressamı Primatice tarafından resimlenmiş 13. yüzyıl tarihli Sainte-Marie Şapeli ve 1789 Fransız devriminde tek tek sökülen taşlarıyla artık arkeolojik bir kalıntıyı andıran kilisesiyle görülmeye değer bir mekan! Sanat koleksiyonunun yaratıcısı, manastırın son sahibi, ünlü banker Edouard Andre’nin sanat koleksiyoneri ressam karısı Nelie Jacquemart. Yapıyı 1902’de satın alan Jacquemart rahiplerin kullandığı manastır binasını dünyanın neredeyse dört bir yanından aldığı sanat eserleri ve objeleriyle dolduruyor. Böylece mekan, çok farklı yerlere ve tarihlere ait mobilyalar, resimler ve heykellerle dolup taşıyor. Madam Jacquemart mekanı 1912’de, içindeki Dil Akademisi ile ünlü prestijli kurum Fransız Enstitüsü’ne bağışlıyor. “Fransa’nın en güzel manzaralarından biri” olarak nitelediği mekanda sonsuza kadar kalabilmek için de mezarını duvar resimleriyle başdöndüren Sainte-Marie Şapeli’nin başköşesine yaptırıyor. Mezarını ise, elinde paleti uzanmış haliyle kendisine ait heykeli süslüyor. Paris’e daha önce gelenler Jacquemart soyadını aşina olmalı. Kentin en şık caddelerinden Haussmann’ndaki muhteşem malikanelerinde, çiftin adına açılan bir diğer müze mevcut çünkü: Jacquemart-Andre Müzesi. Orası da göz kamaştırıcı sanat koleksiyonuyla binlerce turisti ağırlıyor her yıl.

İBRİKLİ TÜRK ODASI

Chaalis’teki müze koleksiyonunun önemli bölümleri arasında duvar halıları, Kuran rahlesi, bakır tepsiler ve ibriklerden oluşan “Türk Odası”, dünyanın en iddialı Uzakdoğu koleksiyonlarından “Uzakdoğu Odası” ile ünlü İtalyan ressam Giotto’nun iki eserinin yanı sıra, hayatının son dönemini bölgedeki bir şatoda geçiren Jean-Jacques Rousseau’nun anısına oluşturulmuş koleksiyon var. Şu sıralar restorasyonda olan Rouessau bölümü büyük filozofun kişiliğini anlamaya yönelik birkaç yüz parçalık koleksiyondan oluşuyor.
Nikah, film çekimi, özel geceler ve yemekler için kullanılan manastırda 10-13 Haziranda gerçekleştirilecek Gül Günleri’ne ilk gün saat 12.00-19.00, diğer günlerse saat 10.00-19.00 arasında girilebilecek. Giriş bileti 8 Euro. Paris’in belli müzelerinde geçerli abonman Paris Museum Pass, Chaalis’teki müze koleksiyonu, kilise ve şapeli görmek için yeterli ancak Gül Günleri için Pass Manifestation kartı gerekiyor ve fiyatı 14 Euro. (Adres: Abbaye de Chaalis, Senlis-Ermenonville, Tel: 0033 3 44 54 04 02)

ONUR KONUĞU ADINA ÖZEL GÜL ÜRETİLİYOR

Gül Günleri her yıl Fransa’daki önemli bir şahsiyete “onursal ev sahibi” unvanı veriyor. Ülkenin en iyi gülcülerince yetiştirilen gül de, o şahsiyetin adıyla anılmak üzere ziyaretçilere sunuluyor. Farklı gül çeşitlerinin birbirine aşılanmasıyla üretilen bu güllere “yabani ya da değil”, “kolayca ya da yavaş yavaş yayılan”, “hemen göze çarpan ya da silik” gibi belli bir “kişilik” verilmesine özen gösteriliyor. Bu yılın ev sahibi, uluslararası çevreci faaliyetleriyle de bilinen ünlü işadamı Jacques Rocher. Bakım ürünleri zinciri Yves Rocher’nin vakıf başkanı olan Rocher adına üretilen gülü “güçlü ama zarif” diye tanımlıyor üreticisi Jean-Lin Lebrun. Jacques Rocher’nin şahsiyetine bire bir uyan gülü ürettiğinden emin: “Görüntüsü yabani gibi ama yaşaması kolay hali, doğallığı, hafif ama dikkatli burunlardan kaçmayan kokusuyla aradığımı buldum” diyor. “Buranın ve başka yerlerin gülleri” temasıyla hazırlanan Rocher gülü, Kuzey Fransa kaynaklı olsa da genetik temelinin dünya kokularından oluştuğu belirtiliyor: Japon ve Çin kökenli “eski cins” bir gül ile Akdeniz kökenli “modern” bir gülün karışımı! Daha önceki onursal ev sahipleri arasında ünlü modacı Pierre Cardin ile çevreci filmi “Home” ile sesini dünyaya duyuran fotoğrafçı yönetmen Yann-Arthus Bertrand da var.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!