Dünya Haberleri

DÜNYA

    Sevr’e sığındı

    Güven ÖZALP
    29 Ocak 2015 - 01:21Son Güncelleme : 29 Ocak 2015 - 01:31

    İsviçre-Perinçek davasında Ermenistan’ın avukatlığını üstlenen Amal Clooney, Türk Milleti’nin Milli Kurtuluş Savaşı’yla çöpe attığı, Osmanlı’nın ölüm emri olan Sevr Antlaşması’yla savunma yapmaya çalıştı. Clooney, “1920’de Osmanlı Sevr Antlaşması’nda katliamların sorumlularını yargı karşısına çıkarma sözü vermişti” dedi. Perinçek’in yanıtı ise “Talat Paşa Ermeni kırımı nedeniyle mahkûm edilmemiştir. İngiliz devletinin soruşturması sonucu Ermeni meselesiyle ilgili hiçbir delil bulunamadığı için dava kapanmıştır” oldu.

    İŞÇİ Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, İsviçre’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) ifade özgürlüğü ihlalinden mahkûm ettirdiği davanın temyiz duruşması ‘tezler savaşı’ görünümünde geçti. AİHM’nin temyiz organı olarak görev yapan 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire’ye taşınan davada Perinçek, “Ermeni soykırımı uluslararası emperyalist bir yalandır” sözlerinin arkasında dururken Türkiye, Perinçek’i son dönemde uluslararası platformlarda çok büyük sıkıntı yaşadığı ifade özgürlüğü ve AİHM’de bu alanda aldığı cezalarla savundu. İsviçre de ‘soykırımı inkâr’ ettiği gerekçesiyle Perinçek’e verilen cezanın meşruluğunu vurguladı. Ünlü aktör George Clooney’nin eşi Amal Clooney’nin de hukuk ekibinde yer aldığı Ermenistan ise doğrudan Türkiye’yi hedef alarak “Soykırım vardır” tezini işledi.

    IRKÇILIK KASTI YOK

    ‘Perinçek-İsviçre davası’ olmaktan çıkıp uluslararası bir boyut kazanan ve ileride alınacak karar ne olursa olsun tartışma yaratma potansiyeline sahip davada Perinçek’in avukatlarından Mehmet Cengiz, müvekkilinin İsviçre’de yaptığı konuşmaların aynısını Almanya ve Fransa’da da yaptığını ancak herhangi bir cezaya çarptırılmadığını belirtti. “Perinçek’te 1000 yıl arasanız ırkçılık kastı bulamazsınız” diyen Cengiz, Perinçek’in hayatını ırkçılık karşıtı mücadeleye adadığını kaydetti. Diğer savunma avukatı Laurent Pech de Perinçek’in kırımlar yaşandığını, tehcir olduğunu ve 1915’ten itibaren suçlar yaşandığını inkar etmediğini belirterek, “Tarihi gerçeği aramak mahkemenin görevi değil” dedi.

    SOYKIRIM DAVASI DEĞİL

    Davanın müdahil ülkelerinden olan Türkiye adına sunum yapan Stefan Talmon, AİHM’nin ifade özgürlüğü alanında Türkiye aleyhine aldığı davalardan örnek göstererek şunları söyledi: “Bazı düşünceler karşı taraf açısından incitici olabilir ancak demokratik bir toplum bu tür tartışmalı ifadeler karşısında hoşgörü ve geniş fikirlilik gerektirir. Mahkeme bir konuşmanın, bazılarını incitici, şok edici ya da endişelendirici sonuç ve cümleler içermesinin bu fikirlerin ifade özgürlüğü niteliğini kaybettiği anlamına gelmediğinin altını defalarca çizdi. Türkiye’ye karşı bu davalardaki objektif standardın aynen bu davada da uygulanması gerekir.” Davanın, ‘1915 olayları soykırım mı değil mi’ davası olmadığının altını çizen Talmon, “Büyük Daire’ye tarih yazması için başvurulmadığı görüşünü İsviçre gibi biz de paylaşıyoruz. İsviçre, 1915 olaylarını soykırım olarak tanımıyor. İsviçre mahkemelerinin de bu yönde bir kararı yok” vurgusu yaptı. 1915 olaylarının yasal olarak ‘soykırım’ şeklinde tanımlanmasına karşı çıkmanın, Holokost’un (Yahudi soykırımı) inkâr edilmesiyle aynı etkiyi yaratmadığına dikkat çeken Talmon, “Bugün Holokost’un inkâr edilmesi birçok ülkede anti-semitizmin ana araçlarından. Bununla karşılaştırılabilir bir ‘anti-Ermenicilik’ söz konusu değil” diye konuştu.

    Sevr’e sığındı

    DİNK AİLESİ İYİ BİLİR

    Duruşmadaki sunumunu tamamen ‘Ermeni soykırımı’ iddialarının gerçekliği tezine dayandıran ve bu çerçevede de Türkiye’yi ifade özgürlüğü alanında çifte standart uygulamakla suçlayan Amal Clooney, Ermenistan’ın davaya müdahil olarak ifade özgürlüğünü kısıtlamak ya da tarih tartışması başlatmak niyetinde olmadığını savundu. Clooney, “Türkiye’nin ifade özgürlüğü sicilinin ne kadar yüz kızartıcı olduğunu bu mahkeme gayet iyi biliyor. İfade özgürlüğü bağlamında Türkiye aleyhine 324 karar aldınız. Hrant Dink Ailesi’nin çok iyi bildiği gibi, vatandaşlarının ileride konuşmayı cezalandıran bir ağın tutsağı olmamasını güvence altına almak Ermenistan’ın her türlü çıkarınadır” diye konuştu.

    TALAT PAŞA KAPIŞMASI

    Ermeni heyeti, AİHM tarafından alınan ve İsviçre aleyhine sonuçlanan ilk kararda, 1915 olaylarıyla ilgili belgeleri, fotoğrafları ve görgü tanıklarının ifadelerinin dikkate alınmadığını belirterek Talat Paşa’nın olaylardaki rolüne atıf yaptı. Clooney, duruşmada yaptığı konuşmada, “1920’de Osmanlı Sevr Antlaşması’nda katliamların sorumlularını yargı karşısına çıkarma sözü verdi”ğini söyledi. Duruşma sonunda tekrar söz alan Perinçek ise “Talat Paşa hiçbir şekilde Türkiye’deki mahkemeler tarafından Ermeni kırımı nedeniyle mahkûm edilmemiştir. İngiliz devletinin soruşturması sonucu Ermeni meselesiyle ilgili hiçbir delil bulunamadığı için dava kapanmıştır. Talat Paşa bir hürriyet kahramanıdır. 1908 devrimi sırasında Ermeni dernekleriyle birlikte hareket eden bir isimdir” dedi.

    TEK TANIMAYAN TÜRKİYE

    Davayı temyize taşıyan İsviçre’nin temsilcisi Frank Schürmann, Perinçek lehine alınan ilk kararın oybirliğiyle alınmadığına dikkat çekerek kararın ikna edici olmadığını belirtti ve “Ermeni soykırımıyla ilgili mahkeme kararı olmaması bu açıdan önemli değil. 1915’i soykırım olarak tanıyan pek çok ülke de var” ifadelerini kullandı. Ermenistan’ın avukatlarından Geoffrey Robertson ise “1915 olaylarının soykırım olmadığına karar veren tek ülke var, bu da Türkiye” dedi. Robertson, İsviçre’ye ceza almak amacıyla geldiğini iddia ettiği Perinçek için, “Irkçı eğilimli, düzeltilemez soykırım inkarcısı” ifadesini kullandı.

    Kimler söz aldı

    Davacı Avukat Mehmet Cengiz, Avukat Laurent Pech, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek
    İsviçre Hükümet Temsilcisi Frank Schürmann, Avukat Daniel Thürer
    Türkiye Avukat Stefan Talmon
    Ermenistan Hükümet Temsilcisi Gevorg Kostanyan, Avukat Geoffrey Robertson, Avukat Amal Clooney.

    Sevr’e sığındı

    Omuz omuza

    3 SAAT SÜRDÜ Fransa’nın Strasbourg kentindeki duruşma yaklaşık 3 saat sürdü. AİHM binasının hemen önünde Doğu Perinçek ve Türkiye’ye destek veren oldukça kalabalık bir grup ellerinde Türk bayraklarıyla sessiz eylem yaptı. Mahkeme önünde toplanan Ermeni grup ise Türklerin yanında oldukça cılız kaldı. Fransa polisi AİHM çevresinde sıkı güvenlik önlemleri aldı.

    AMAL’A İLGİ Duruşmayı izlemek üzere çeşitli ülkelerden 60 kadar basın mensubu akredite oldu. Akredite olanların büyük çoğunluğunun ilgisi ise dava ve duruşmadan çok Ermenistan’ın hukuk ekibinde yer alan dünyaca ünlü aktör George Clooney’nin eşi Amal Clooney’nin üzerindeydi. Duruşma salonuna girişte objektiflerin odaklandığı Clooney’nin çıkışında da izdiham yaşandı.

    PERİNÇEK’E UYARI Avukat tarafından temsil edilmeleri halinde normalde davacılara söz vermeyen Büyük Daire, Doğu Perinçek’in duruşma başlangıcında konuşmasına izin verdi. Perinçek duruşmanın final bölümünde de söz alıp bazı tespitlerde bulununca AİHM Başkanı Dean Spielmann, uyarıda bulunarak sözü avukatlarından birine teslim etmesini istedi.

    Süreç nasıl işleyecek?

    AİHM 2’nci Dairesi tarafından alınan kararın Büyük Daire’de yapılan duruşması Doğu Perinçek’in İsviçre’ye karşı açtığı davaya ilişkin son duruşma olma niteliği taşıyor. Kurayla belirlenen Büyük Daire’nin 17 üyesi duruşma sonrasında kendi arasında, davaya ilişkin kimin nerede durduğunu gösteren bir değerlendirme yaptı. Bu değerlendirmenin ardından resmi karar süreci başladı. Bu karar alma sürecinin 3-4 ay sürmesi bekleniyor. Teknik süreç tamamlanma aşamasına geldiğinde duruşmaya katılan Büyük Daire üyeleri kendi aralarında toplanarak bir oylama yapacak. Bu oylamadan çıkacak sonuç dava açısından nihai nitelikte olacak kararı belirleyecek.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı