Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sevişmek bisiklete binmeye benzemez

Süreklilik ve disiplinli bir çalışma ister.

Yıllarca bisiklete binmezsin, ama bisiklete bindiğin gün, sanki hiç unutmamış gibi kullanabilirsin.

 

Yüzmek de öyledir.

 

Sevişmek bunların hiç birine benzemez.

 

Çok nankördür.

 

Hatta sporların en nankörü sevişmektir.

 

Eğer düzenli bir şekilde sevişmezsen, bu işe kafa yormayıp çalışmazsan, hem sevişmeyi unutursun, hem de zevk almayı.

 

Körelirsin.

 

Pas tutarsın.

 

Her yeni ilk seferinde de, dünyayı yeniden keşfetmek zorunda kalırsın ki... Bu da çok acıdır.

 

Sıkıcıdır.

 

Rahatsız edicidir...

 

***

 

Bu sözler bana ait değil.

 

Karımın itirafları!  

 

Geçenlerde yine bir bunalım akşamı eşiğinde bana bunları söyledi. Karımı hayretler içinde dinledim, çünkü hiç böyle düşünmemiştim.

 

Sekse bir spor gözüyle hiç bakmamıştım.

 

Zaten karımın anlatmak istediği şey, bir erkek için çok geçerli değil.

 

Erkeğin hayatında seks, bir kadının hayatında olduğundan çok daha varlıklı bir yer teşkil eder. Bizler kadınlar olmadan da idare eder, “sporsuz” kalmamanın yollarını sonuna kadar değerlendiririz.

 

Antremanları kaçırmayız.

 

Karımın bu tespiti bana hayli ilginç geldi.

 

Karıma şu aralar kıl olmam, her şeyden sıkılmış olmam, doğruları gözden kaçırmama engel değil.

 

Seks sporu demek... İlginç!

 

Ve bir o kadar da mantıklı.


Eğer bir kadının seks konusunda tutarsızlığı, bırakıp bırakıp başlaması, ya da bir süre sekssiz kalması sıfır noktasına geri dönüş ve zaman kaybı demekse...

 

Vay o kadınların ve o kadınlarla olan adamların haline!

 

Demek benim karımın da sıkıntısı bu.

 

Kendi etti, kendi buldu!

 

Adam

adam@hurriyet.com.tr

 

X