Dünya Haberleri

DÜNYA

    Sevinç ve öfke

    Hürriyet Haber
    19 Aralık 2014 - 22:22Son Güncelleme : 19 Aralık 2014 - 09:03

    ABD ve Küba barışı farklı tepkilere yol açtı.

    Havana’da bayram

    ABD Başkanı Barack Obama ve Küba lideri Raul Castro’nın önceki gün ilişkilerin normalleşeceğini duyurdukları eşzamanlı açıklamaları, 53 yıldır ambargo altındaki Küba’da büyük sevinç yaratırken, ABD’deki Cumhuriyetçilerin ve Castro muhalifi Kübalıların tepkisini çekti.

    Papa garantör

    Gizli pazarlığın Obama’nın yeniden ABD başkanı seçilmesi sonrasında ekibine ‘Büyük düşünün’ talimatı vermesiyle başladığı, Kanada ve Vatikan’da süren müzakereler ve Papa’nın teşvikiyle tarafların uzlaşmaya vardığı ortaya çıktı.

    FIDEL ve Raul Castro’nın 1959 yılında Batista rejimini devirerek komünist iktidarı kurmasının ardından ABD-Küba ilişkileri donmuş, ABD, 1961’te bu küçük ada ülkesine yaptırım uygulamaya başlamıştı. Peki Obama’ya 53 yıllık yaptırımın işe yaramadığı itirafı yaptıran, dönüm noktası olarak adlandırılan müzakere süreci nasıl başladı.
    AP ajansına göre, Obama, 2012’deki seçimlerden ikinci kez zaferle çıktığında üst düzey danışmanlarını çağırdı ve ikinci dönem için ‘Büyük Düşünün’ talimatı verdi ve “düşmanlar” İran ile nükleer pazarlık ve Küba ile yakınlaşma sürecini başlattı. 2013 yılının baharında Obama, iki üst düzey danışmanın Küba hükümetinin temsilcileriyle görüşmesini onayladı. Görüşmeler Kanada’nın Ottawa ve Toronto kentinde ve Vatikan’da yürütüldü. Obama’nın iki danışmanı Kanada’da Kübalı yetkililerle dokuz görüşme gerçekleştirdi. Kanada müzakerelere karışmadı, ancak “yardımcı bir rol” üstlendi.

    Vatikan’daki görüşme


    Arjantin doğumlu Papa Francesco, Vatikan’da mart ayında ağırladığı Obama’ya “Küba ile ilişkileri düzeltin” mesajı verdi. Yazın iki lidere de mektup yollayarak “garantör” oldu ve Vatikan’ın son 30 yılının en büyük diplomasi başarısını sağladı.
    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Kübalı mevkidaşı ile dört kez telefon görüşmesi yaptı, Küba’da tutulan Alan Gross isimli Amerikalı görevlinin teslim edilmedikçe sürecin iyileşmesinin mümkün olmadığı mesajını verdi. 5 yıl önce Küba’daki Yahudi toplumu için intranet kurmak üzere giden Alan Gross, ülkede istikrarsızlık çıkarmak istediği iddiasıyla 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
    İki ülke yetkilileri bu sonbaharda Vatikan’da bir araya gelerek anlaşmanın detayları üzerinde çalıştı. Ve süreç, Obama ve Raul Castro’nun salı günü telefon görüşmesiyle finale ulaştı. Küba, Gross’u ve adı açıklanmayan bir ajanı daha serbest bıraktı. 14 yıldır ABD’de tutuklu bulunan Küba 5’lisinin kalan 3 üyesi de yurtlarına döndü. Gelecek aylarda iki ülkenin karşılıklı olarak büyükelçiliklerini açacağı açıklandı.

    Cumhuriyetçiler tepkili

    Topal ördek konumundaki Obama’nın bu adımı ara seçimler sonrasına ve Kongre’nin de tatile girdiği bir döneme denk geldi. Küba’ya yaptırımların kaldırılması için Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Amerikan Kongresi’nin onayı gerekiyor. Cumhuriyetçiler, özellikle Kübalı birçok sürgünün yaşadığı Florida’daki senatörler Obama’nın “Küba açılımına” tepki gösterdi. Senatör Marco Rubio, “Obama, Castro’ya evet dedi, karşılığında hiçbir şey almadı” dedi. Cumhuriyetçilerin şahin senatörü John McCain, Twitter’da “Obama’nın Küba planı ile düşmanlarımız cesaretlendirildi, dostlarımızın morali bozuldu” dedi.

    Dünyadan tepkiler...

    Fidel’in zaferi

    Küba’nın en yakın müttefiklerinden Venezuela’nın Devlet Başkanı Nicolas Maduro; “Tarihi bir gün yaşıyoruz. Fidel’in (Castro) zaferi” dedi. Maduro, çarşamba günü 78’inci yaşına giren Papa Francesco’nun arabuluculuğuna dikkat çekerek; “Onun yardımı, en güzel doğum günü hediyesi oldu” dedi.
    Şili Dışişleri Bakanı Heraldo Munoz, “Anlaşma, Amerika’da Soğuk Savaşı’n bitmesinin başlangıcı” dedi.
    Küba ile ilişkileri iyileştirmeye çalışan eski ABD Başkanı Carter, “Obama’nın kararı, Küba’ya demokrasi getirmenin en iyi yolu” dedi.
    AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, anlaşmayı ‘tarihi bir dönüm noktası’ olarak değerlendirdi. Soğuk Savaş’ın simgesi Berlin Duvarı’nın 25 yıl önce yıkılmasını hatırlatan Mogherini, “Diyaloğun çatışma karşısındaki zaferi. Bir duvar daha yıkılmaya başladı” dedi.

    Küba ile ABD neden barıştı

    Küba’ya karşı yıllardır uygulanan yaptırımların etkili olmadığı, bu tutumun ABD’yi uluslararası ortamda küçük düşürdüğü belirtildi. Bazı analistlere göre en büyük müttefiki Venezuela’nın karşı karşıya olduğu ekonomik kriz, zaten ambargo yüzünden zor durumda olan Küba’yı anlaşma kararı almasına itti. Petrol fiyatlarındaki düşüş Venezuela’yı sarsarken, Havana’da Venezuela’nın eskisi kadar “cömert” olmayabileceği endişesini artırdığı belirtildi. Tarihi adım atılmasında Alan Gross’ın iyice kötüleşen sağlığı gösterildi. Ağustos ayında avukatı Gross’ın ne kadar yaşayacağını bilmediğini söyledi.

    Havana: Hayatımız değişecek...

    ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo, Küba ekonomisine bugüne kadar 1.1 trilyon dolar zarara yol açarken insani anlamda da büyük yıkıma yol açtı. Dün bu yüzden ülkede pek çok kişi Raul Castro’nun “müjdeyi verdiği” tarihi açıklamasını sevinçle karşılaştı. Evler, işyerleri Castro’nun açıklamasına kilitlendi, derslere ara verildi. Havana’nın tarihi şehir bölgesinde sevinç gösterileri yapıldı. Ülkelerine daha fazla turist gelmesini isteyen Kübalılardan 52 yaşındaki Ernesto Perez, “Çok önemli bir haber, çünkü hayatımızı değiştirecek. Her şeyin değişeceğini düşünüyorum. Bir sürü şey değişecek, daha iyi olacak” dedi. 38 yaşındaki Fabian, “Tüm hayatım ambargo altında geçti. Şimdi hayatım değişecek. Her şey değişecek. Ambargo getirildiğinden beri en büyük adım” dedi.


    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı