Sevgililerim

Pakize SUDA
Haberin Devamı

Yine geldi. Sevgililer Günü. Sevgililer Günü'nden aklımda kalan tek şey trafik sıkışıklığı. Sevgili trafiği değil. Nerde o bolluk? Araç trafiği. Geçen sene Etiler'den Levent'e 1.5 saatte gelebilmiştim. Hem de gece ikide. Sevgilisini arabaya atan yollara revan olmuştu.

Kimse sevgilisiyle başbaşa kalmaya niyetli değil. Zaten gerek de yok. Şeffaflık var. 150 kişinin şahitliğinde öpüşebilirsiniz. Dört duvar eskidenmiş. Yani iki kişilik olanı. Sevgili olmak yetmez. Bunu etrafa göstermek lazım. Her aşamasını.

Ben de göstereceğim. Ama bu sene değil. Seneye. Birkaç tane aday seçtim kendime. Haberleri yok. Okuyunca öğrenecekler. İçlerinden birinde karar kılacağım. O da beğenirse ki beğenmeme ihtimali yok. Yani kim istemez beni? Kısmetse seneye Sevgililer Günü'nde trafiğe çıkarız. Arabanın teybine bir de kaset attık mı, cıs tak cıs tak cıs tak. Camlar açık olacak. Mutlaka. Saçlarım uçuşacak. Soğuksa soğuk. Bir şey kalmadı. 367 gün.

Sıra geldi adaylara.

CEM YILMAZ

Komik. Zeki. Ama onu seçmemin nedeni bunlar değil. Hep askerde bir sevgilim olmasını isterdim. Kısmet olmadı. Artık olsun. Mektubun ucunu yakıp göndersin ‘‘Askerlikte sevda çekmek zor’’ desin. Ben de eşe dosta, ‘‘'Askerlikte sevda çekmek zor' diyor’’ diyeyim.

‘‘Hatırımı teller ile sor’’ demesin. İlla mektuplaşalım. Çok hevesim var.

Aslında Beyaz'da gözüm vardı ama o kısa dönem bedelli. Ben daha zarfı yalayıp yapıştırırken teskereyi alıp karşıma dikilir. Onun için Cem.

MESUT YILMAZ

Hayranım. Kıt kelámlığına. Beni bilen bilir. Çok konuşur, az dinlerim. Mesut Bey tam bana göre. Ben konuşacağım o dinleyecek; o konuşmayacak dolayısıyla ben dinlemeyeceğim. Hiç olmazsa onun da konuşmadığının bir gerekçesi olacak. Oh! Ben mutlu, o iki kere mesut.

Bir de sigara. Günde üç paket ben, üç paket o. Yani ikimiz de üç paket damardan, üç paket duman altı. Ay hemen olsun bu iş.

KAMER GENÇ

Beğeniyorum. Çok yönlü. Cumhurbaşkanı olmak istiyor. Bara pavyona gidiyor. Odası kireç, yüzü güleç.

İyi bir diyaloğumuz olur kanaatindeyim. O ‘‘Akım kakım’’ der, ben ‘‘Ne diyorsun hayatım?’’ derim. Ben ‘‘Ceviz içi suratlım’’ derim, o ‘‘Gel çiçekleri sulayalım’’ der. Biliyorsunuz, ‘‘Kamer’’ demek ‘‘Ay’’ demek. Ben ona ‘‘Ay'ım’’ derim, o bana ‘‘Armudu yerken soyalım’’ der. İlişkimiz bu minvalde sürer gider.

BÜLENT ECEVİT

Annemin hatırı için. Çok seviyor. Babamdan devraldı. Bayrak yarışı gibi. Ne zaman bu köşede Bülent Bey'e ya da Rahşan Hanım'a laf etsem annem hemen arar, canıma okur. Zaman zaman onların özel kalemi olduğundan şüphe etmiyor değilim.

Şimdi yine arayacak. Biliyorum. Beni Bülent Bey'e layık görmez. Katiyen. Hele Rahşan Hanım'a ayıp ettim diye hiç affetmez.

Annemin hatırı için seçtiğim Bülent Bey'den yine annemin hatırı için vazgeçiyorum. Kendisini gıyaben yarışmadan çekiyorum.

ADNAN OKTAR

Ben saraylara layık bir kadınım. Bunu keşfettiğim günden başlayarak bir süre öncesine kadar Topkapı-Dolmabahçe gezip durdum. Ancak ziyaret saati bitince eve dönüyordum haliyle. Gücüme gidiyordu. Gece yatısına gidebileceğim bir saray arıyordum. Nihayet bir gün karşıma çıktı. Gazetelerde, televizyonda. Adnan Oktar'ın saray evi.

Tam istediğim gibi. Taht bile var. Ama bende baht yok. Adam hapse girdi. Belki bir dahaki Sevgililer Günü'ne kadar çıkar. Yani diliyorum. Canı gönülden. Bacıların hası, motorların anası, kardeşlerin yengesi olmaya talibim.

ŞENER ÜŞÜMEZSOY

En güçlü aday. İki anlamda. Hem kas olarak hem de diğer adaylar arasından sıyrılma ihtimali bakımından. İhtimalin büyük olması Üşümezsoy'un ‘‘küçük’’ demesinden. Yani olacak olan deprem için. ‘‘Küçük olacak’’ diyor.

Kıstırdığım yerde ‘‘Sevgilim deprem nasıl olacak?’’ derim, ‘‘Küçük olacak’’ der. Oh! İçim erir. Zamanla birbirimize iyice alışırız. Ben sadece ‘‘Nasıl?’’ derim. O anlar ‘‘Küçük’’ der.

Korku dediğiniz psikolojik. Diyelim sevgilimin rakiplerinin dediği çıktı, ‘‘büyük’’ oldu, beraber duvardan duvara gidip geliyoruz. O esnada bana ‘‘Büyük göründüğüne bakma aslında küçük’’ dese yeter. Korkmam. Zaten benim korkum apartmanın yerle bir olması değil. Depremin büyük olması. Küçük olsun canımı yesin.

Mış muş köşesi

Sanayi Bakanlığı traktöre rastgele oturulmasını yasaklamış.

Bundan böyle tarlalara korkuluk yerine kravatlı takım elbiseli bakanlık memuru dikilecektir. Duyurulur.

İçinde 108 ünlü yerin maketinin bulunduğu mini Türkiye inşa edilecekmiş.

Yeraltında mafyası olur ise olsun. Villasında cesetleri mutlaka olsun.

İnternet Mahir Fransa'yı da fethetmiş.

Boşuna ‘‘Allah insana çirkinler talihi versin’’ dememişler.

Clinton evlendiği gün bile karısını aldatmış.

Aslında aldatmak için en uygun gün. Kimse ihtimal vermez zira.

ANAP Kadın Kolları logodaki arının dudaklarına ruj, kirpiklerine rimel sürmüşler.

İyi halt etmişler. Artık ANAP'lı erkeklerin de arıya sakal bıyık takmaya hakkı var.

Yazarın Tüm Yazıları