"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Sevgililer Günü neden 12 Şubat’a kaydı

İsteyen geyiğini yapar, isteyen nefret eder, isteyen “ticari bir gün” der, isteyen günün anlam ve önemine uygun hareket eder..

Ama sonuç değişmiyor. Sevgililer Günü denen global romantik hareket, son yıllarda deliler gibi bizde de kutlanıyor.
İnsanların hoşuna gidiyor, o gün özel bir şey yapmak istiyorlar. Kimisi yemeğe çıkıyor, kimisi partiye gidiyor, kimisi evde baş başa kutluyor.
Bu yıl ise bir değişiklik var. Özellikle de eğlence sektörünü ilgilendiren bir değişiklik.
14 Şubat’la ilgili çoğu organizasyon 12 Şubat Cumartesi gecesine kaydırılmış.
“Aa ne güzel” diyebilirsiniz, “cumartesi çıkmak benim için daha kolay”, filan...
Ama bu tarih değişikliğinin nedeni tamamen 14 Şubat’ın aynı zamanda Mevlit Kandili’ne denk gelmesiyle alakalı...
Eğlence sektörü bu çakışmanın yaratacağı gerginlikten korktuğu için yapacağı tüm organizasyonları 12 Şubat’a kaydırmış durumda.
Geçenlerde ünlü bir şarkıcının menajeriyle konuşuyordum.
“Kimse 14 Şubat’ta sahneye çıkmıyor. Herkes Sevgililer Günü konserini 12 Şubat’a kaydırdı. Tepkiden korkuyorlar” dedi.
Mekanlar da aynı hissiyatla tarih değişikliğine gitmiş durumda.
Bir keresinde hatırlıyorum, Kurban bayramıyla yılbaşı aynı tarihlere denk gelmiş, ilahi bir şekilde çakışmıştı.
Yine ufak ufak tartışmalar yaşanmış, ama yılbaşını kutlamak isteyen kutlamıştı.


Nerede öldüğüne dikkat et!


Evet dikkat et! Mümkünse düzgün bir şekilde öl! Kendi evinde mesela. Başkasının evinde ölme. Hele evliyken asla ölme! Spekülasyona yol açarsın, ardından vızır vızır konuşurlar.
Bir de toprak altında ağrır başın. “Of of” dersin, öldüm gittim, ama hâlâ konuşuyorlar...
Ama böyle, yapacak bir şey yok. Kötü konuşmasınlar istiyorsan düzgün öl kardeşim! Bak mesela, sakın sokakta, bir eğlence mekanında da ölme. O zaman da iyi olmaz.
“Fazla eğlendi namussuz, böyle oldu” diyebilirler.
“İşte hızlı hayatın berbat sonu” diyebilirler...
Hani bunlar yine en yumuşak şeyler. Daha ağır şeyler söyleyenler de çıkabilir. O yüzden, bak rica ediyorum düzgün öl, ardında soru işaretleri bırakmadan, toplumun kurallarına uygun bir şekilde ansızın topukla git, temiz olsun.
Artık böyle. Nerede, nasıl öldüğün de önemli, buna da dikkat edeceğiz, yeni trend bu!
Çünkü Hıncal Uluç -bence- çok ağır bir yazı yazmış Defne Joy hakkında. Şöyle:
“Ortada çok açık, çok seçik bir ihanet var. Hem de aşk aldatması bile değil. Bir gecelik macera için aldatılan bir koca ve unutulan bir bebek. Ölmüş. Allah rahmet eylesin.
Ama böyle bir insana, öldü diye saygı duymamı kimse benden beklemesin. Kimse de, onu azize ilan ederek, gençliğin önüne rol model diye koymaya kalkmasın.”
Ne demeli neresinden tutmalı? Her şeyin bu kadar NET olduğundan nasıl emin olabiliyor Uluç, hiç anlayamadım.
Kaldı ki her şey bu kadar NET OLSA BİLE, “böyle bir insana saygı duymamak” ne demek?
Bizim böyle bir yargılama hakkımız var mı?
“O gece bekar birinin evine neden gittin?” diye sorgulama hakkımız?
O hak sadece kocasına ait. Ama anlaşılan o ki, buna bile izin vermeyeceğiz, acılı kocayı da YÖNLENDİRECEĞİZ, üstüne üstüne gideceğiz ve sonunda galiba şunu BİLE diyeceğiz kendisine:
“Hadi artık üzülüp durma, aldattı seni zaten” diye.
Korkunç. Çoook hem de!

Bizim Johnny Depp: Mehmet Günsür

Hayır, Aşk Tesadüfleri Sever’i henüz izlemedim, ama merak ediyorum. Herkes bu filmi konuşuyor.
Ben şu anda film için yapılan galanın fotoğraflarına bakıyorum.
Özellikle de başrol oyuncusu Mehmet Günsür’ün fotoğraflarına.
Çünkü bir an onu Johnny Depp zannettim.
Yeni saç-sakalı ve gözlükleriyle bir hayli Depp’e benzemiş Mehmet.
Sanırım ünlü aktör gibi ne kadar yaş alırsa alsın, hep aynı gençlikte görünecek o da.
“Aşk Tesadüfleri Sever”in bir diğer başrol oyuncusu da Belçim Bilgin Erdoğan. Onun da nasıl bir performans sergilediğini merak ettim.
Ama senaryonun konseptine uygun olsun diye, filmde geçen çocukluk sahnelerinin kendi doğup büyüdüğü evde çekildiğini söylemesi biraz zorlama geldi.

X