"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Servetin yeniden dağılımı

<B>DEVLET </B>Bakanı <B>Kemal Derviş'</B>in gerçekleştirmeye çalıştığı bankacılık reformunun ilk aşaması için şu benzetmeyi yapmak herhalde hata olmaz.

Türkiye'deki bankacılık sistemi önce tam teşekküllü bir hastanede son derece ayrıntılı, titiz bir check-up'a sokuluyor.

Geçmişte yalnızca röntgen gibi klasik yöntemlerle yetinilen kontrollerden farkı, bu kez metabolizmanın MR'ının da çekilecek olmasıdır. Bünyedeki bütün dokular taranacaktır.

Bu kontrolde yeni yöntemler de kullanılacak, örneğin ilk kez bankaların yurtdışındaki off-shore uzantılarının içine de bakılacaktır.

Her banka, önce kendisini kendi seçeceği bağımsız bir murakabe şirketine denetlettirecek, ikinci aşamada BDDK'nın belirleyeceği bir başka şirket aynı bankayı yeniden inceleyecektir.

Son aşamada, bu kez BDDK'nın kendi murakıpları bu iki raporu da dikkate alarak bankayı üçüncü kez taramadan geçireceklerdir.

Görüleceği gibi, çapraz değil, üç boyutlu bir denetim söz konusudur.

Bu tahlil sonuçlarının alınmasıyla, Türkiye'de faaliyet gösteren her bankanın fotoğrafı bütün açıklığıyla ortaya çıkacaktır.

* * *

Operasyon, bundan sonraki aşamada başlayacaktır. Bu, kontrolde sermaye yapıları zayıf çıkan bankaların özkaynaklarının güçlendirilmesi, daha doğrusu tedavi aşamasıdır.

Devlet, bu amaçla, sağlam güvenceler karşılığında bizzat kendisi kaynak koyarak bankaların sermaye yapılarını güçlendirecektir. Önemli bir koşul, banka sahibinin de aynı miktarda para koyarak, eşleşmenin sağlanmasıdır.

Derviş'in bu hamledeki stratejik hedefinin bazı banka sahiplerinin yurtdışında tuttuklarını düşündüğü servetlerinin hiç olmazsa bir bölümünü Türkiye'ye çekerek, bankacılık sisteminin içine sokmak olduğu aşikár.

Devlet, ayrıca bankaların iştiraklerini satarak para bulup, bunu bankalarına sermaye olarak koymalarını teşvik edecektir.

Bu bölümde iştiraklerin değerlerinin altında satılmaması için banka sahiplerine süre açısından belli bir esneklik tanınacağı anlaşılıyor.

Bu aşamada bazı banka sahipleri, çekilmeyi tercih edebilirler. Yola devam etmek isteyen banka patronları ise sermaye arayışına gireceklerdir.

* * *

Derviş'
in bakışına göre, bu süreç tamamlandığında küçük uzmanlık bankaları bir tarafa konursa, sistem içinde en çok 8-10 kadar büyük ve güçlü banka ayakta kalacaktır.

Bu arada, küçük ve orta ölçekli bankalar ya birleşmeye teşvik edilecek ya da piyasa dinamikleri onları bu seçeneğe yönelmeye zorlayacaktır.

Bu operasyonun bankacılık sistemi içinde büyük bir ayıklama, tasfiye ve yeniden yapılanmayı beraberinde getireceğini tahmin etmek zor değil.

Önemli bir sonuç, bankaların diğer sektörlerden çekilmeleri, daha doğrusu bankacılık ile sanayi arasındaki iç içeliğe son verilmesidir. Derviş, bu ayrışmanın tamamlanması için 7 yıllık bir süre öngörüyor.

Bu süre bizi 2009-2010 yılına taşıyor.

Bu tarihe geldiğimizde, Türkiye, büyük sermaye düzeyindeki mülkiyet yapısında ve servetin yeniden dağılımında çok köklü, çok dramatik değişikliklerden geçmiş olacaktır.
X