Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Seri intihar mı, seri cinayet mi

    Hürriyet Haber
    18.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ANKARA Büromuzdan Kamuran Zeren, bir süredir Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin yazdığı bir raporun peşindeydi.Rapor, İstanbul'daki bir lisede yaşanan intihar olaylarından sonra müfettişlerce hazırlanmıştı.Ancak bu rapor nedense bir türlü kamuoyuna açıklanmadı.Oysa çok sayıda veliyi ilgilendiren bir rapordu ve mutlaka kamuoyuna açıklanması gerekiyordu.LARA'NIN İNTİHARILara Falay'ın intiharı, bu raporu yine gündeme getirdi.Raporun tam metnini ele geçiremedik.Ancak Zeren, içeriği hakkında genel bir bilgi aldı.Bunu bugünkü Hürriyet'te okuyacaksınız.Raporun genel içeriği şu:‘‘İntiharlarda satanist ilişkisi var. Ama okulun hiçbir kabahati yok.’’Bu rapor bize tatmin edici görünmedi.Polis, satanist ilişkileri izlemek için uzmanlardan oluşan bir ekip kurmuştu.Onların hazırladıkları raporlara baktık.Orada da, iki sayfalık genel bilgiler dışında bir şey yok.Bütün bunlardan çıkardığımız sonuç şu:Gerek Milli Eğitim, gerek polis, gerek bu çocukların okudukları okullar, işin üstünü örtmek için tam bir ittifak içinde.Açıkça söyleyelim, bu bizi çok rahatsız ediyor.Çünkü intihar olayları devam ediyor.Bizler de işin kolayını bulduk.‘‘Satanist’’ damgası vurup işin içinden çıkıyoruz.Mesele o kadar basit değil.RENKLİ MESAJLARBizim bu konularda uzmanlaşmış muhabirimiz Şermin Sarıbaş, işin derinine gitmek için çalışıyor.Dün bana ilginç bazı gözlemlerini anlattı.İntihar edenlerin hemen hepsi, dışa çok açık, aktif çocuklar.Ancak okul içindeki bazı ‘‘gruplarla’’ ilişki kurduktan sonra aniden içlerine kapanmaya başlıyorlar.Onun aklına, ‘‘Acaba tarikatımsı bir ilişki mi söz konusu’’ sorusu geliyor.Tarikat derken, bunun ille de ‘‘dini bir tarikat’’ olması gerekmiyor elbet.Adnan Hoca olaylarının başlangıcını hatırlayalım.O zaman da bazı aileler bunun üzerini örtmeye çalışmışlardı.Burada da aynı hata yapılıyor.Oysa bu çocukların hepsi, bir yerden birbirine değiyor.Hepsi çok zeki çocuklar. İyi bir eğitim alıyorlar. Aileler okumuş insanlar. Mesela renkler meselesi var.Birisi, chat konuşmalarında ‘‘Her yer mavi, sistem mavi’’ diyor.Ceylan intihar mektubunda, ‘‘Sistem sarıydı, ondan kurtuldum’’ diyor.El ele tutuşup atlayan iki çocuk, duvar yazılarını ve intihardan sonra bıraktıkları mektupları mor renkle yazıyor.İKİ ÇOCUKLU AİLELEROlaylarda başka bazı sosyolojik ortaklıklar da var.Mesela, intihar olayları iki çocuklu ailelerde görülüyor.Bunların bir anlamı var mı?Ben bilmiyorum. Ama polisin ve eğitimcilerin bu olaya, bir ‘‘seri cinayet’’ mantığıyla yaklaşması gerekiyor.Yani önümüzde 1998'den bu yana gelişen ve birbiriyle bazı noktalarda buluşan dört seri intihar vakası var.Ailelerin, okulların ve Milli Eğitim'in artık bu ‘‘üstünü örtme’’ zihniyetinden kurtulması gerekiyor.Çünkü örtülen her dosya, araştırmacılara kapanan her kapı, bir sonraki intiharın kapısını açıyor.Nitekim önceki yıl intihar eden Ceylan'ın babası, 5 Kasım 2000 günkü Hürriyet'te, ‘‘Ortada intihar eden gençlerle ilgili bir gerçek var. Ve belki de bunun devamı gelecek’’ diyordu.SERİ CİNAYETGelecek intiharları önlemek için bir internet sitesi kurmuştu.Kaderin cilvesine bakın ki, bu internet sitesini kurmak için kendisine yardım eden arkadaşı Yasef'in kızı da bir buçuk yıl sonra intihar ediyordu.Polis ve Milli Eğitim bunlara ‘‘satanist’’ deyip işin içinden çıkıyor.Ama dünyada bilinen Satanizm olaylarında intihar değil, ‘‘kurban etme’’ vardır.Oysa burada kurban, ‘‘satanist’’ dediğimiz çocuğun kendisi.Yani mantık tutmuyor.Kısaca artık bu basmakalıp kolaycı ve üstünü örtücü zihniyete son vermemiz gerekiyor.Çünkü bunu yapmadığımız için, çocukların seri intiharı, bizim işlediğimiz seri cinayetlere dönüşüyor.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı