Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Serdar Turgut: Kadın futbolcular

Serdar TURGUT

ABD' de gerçekleştirilen Dünya Kadınlar Futbol Şampiyonası gerçekten önemli bir sosyolojik dönüm noktası olabilir.

Bugüne kadar agresif takım sporlarında kadınların yer almaması normal olarak karşılanıyordu.

Üstelik bunu normal karşılayanlar sadece ‘‘önyargılı’’ erkekler değildi.

Feministler de aynı görüşteydiler.

Feministler, saldırgan takım oyunlarının erkeklerin sosyal alanda gösterdikleri bütün olumsuzlukların spordaki yansıması olduğunu, bu nedenle de bu olumsuzlukların zaten dışında olan kadınların bu tür sporlarda yer almamalarının hiç de üzülecek bir şey olmadığını vurguluyorlardı.

Şimdi son şampiyonayla birlikte hem erkek önyargılarının, hem de feministlerin önyargılarının sorgulanmaya başlanması gerekecek.

***

ABD'deki şampiyonada finali, Amerika ile Çin oynadı.

Bu bana çok ilginç geldi; çünkü dikkat ederseniz kadın futbolunda en iyiyi oluşturan bu iki ülkede, futbol zaten erkek sporu olarak da fazla ortada yok.

Yani finale kalanların bir İngiltere, bir İspanya, bir Almanya veya Brazilya gibi futbolu kültür olarak yaşamaya alışık ülkelerden olmaması son derece enteresan.

Belki de kadınların sporda, erkek hákimiyetinin katiyen oluşamadığı iki ülkede başarıya ulaşmaları normaldir.

Bunu ‘‘erkeklerin iyi oynadığı yerlerde kadınlar oynayamaz’’ anlamında söylemiyorum.

Ancak spor kısıtlı bir kavram değil. İdeolojisiyle, kültürel bağlantılarıyla ve kendine kurduğu efsanelerle tüm topluma yayılıyor ve erkek hegemonyası bu konuda da devreye girerek her türlü hegemonya kırıcı ‘‘yeniliği’’ durdurabiliyor.

En iyi kadın oyuncular, bu tür engellemelerin yaşanmadığı Çin ve Amerika'dan çıktı doğal olarak.

***

Amerikalı ve Çinli kadın futbolcular şanslılar bir bakıma.

Çünkü örnek alacakları, kendilerine atıf noktası olarak tespit edecekleri, aynı kültürü paylaştıkları erkek futbolcu veya takımlar yok kendi ülkelerinde.

Bu nedenle de futbol oynarken kendi üsluplarını, tekniklerini, sıfırdan başlayıp geliştirmek zorunda kaldılar.

Her iki takımda da, erkek futbol takımlarındaki gibi zaman zaman yaşanan ürkeklikler yoktu. Doğal olarak erkeklere özgü kavram olan fauller yoktu.

Hücum futbolu oynuyorlardı.

Seyircilir, hem kadın futbolcuların geliştirdikleri futbol tekniği, hem de bu oyun anlayışı nedeniyle son derece zevkli maçlar seyrettiler şampiyona boyunca.

***

Çin'i bilemiyorum, bu ülke araştırma alanım dışında, ancak Amerika'da kadın futbolunun böylesine patlama yapacağının işaretleri uzun zamandır alınıyordu.

Amerika'da spor çok önemlidir. İlkokuldan itibaren Amerikalı çocukların hayatına spor sokulur.

Hatta birçok dar gelirli çocuğun üniversiteyi okuyabilmesi bile spor burslarına bağlıdır.

Ne var ki Amerika'da en popüler takım sporu olan Amerikan futbolu, son derece tehlikeli bir spor dalıdır. Bu oyunda sakatlanmaların yaşanmaması imkánsızdır.

Bunu gören veliler, ilkokullarda bizim bildiğimiz futbolun sosyal aktivite olarak konulması için uzun zaman önce kampanyalar başlattılar.

Yapılan bütün bilimsel çalışmalar, futbolda sakatlanma riskinin Amerikan futboluna göre çok daha düşük olduğunu gösteriyor.

Ayrıca Amerika futbolunda, kaba güç de bir gerekliliktir. Kuvvetli bireylere özgü bir spordur bu.

Futbol ise bu kadar büyük kaba güç gerektiren bir spor değil. Ayrıca kaleci, defans, hücum gibi çeşitli gruplardan oluşan futbol takımı, farklı fiziksel güçlere sahip olan insanlara ‘‘takıma ait olma’’ imkánını açıyor.

Dolayısıyla futbolun ‘‘resmi okul sporu’’ olmasıyla birlikte kız öğrencilerin de ilkokuldan itibaren takım sporlarında yer alabileceği ortaya çıktı.

Bugün Amerika'da binlerce okulda yüz binlerce öğrenci, futbol takımında yer alıyor. Tabii ki beyzbol, Amerikan futbolu ve basketbol en çok seyredilen spor dalları, ama yüz binlerce de genç futbol meraklısı oluştu son yıllarda.

***

Aslında bu yeni futbolu seven kızlı erkekli çocukların sayılarının ne kadar büyümeye başladığı, Amerikan siyasi yaşamına bakılarak da anlaşılabilecek bir olay.

Amerikan siyasetine son yıllarda yeni bir kavram yerleşti. ‘‘Soccer Mom's’’ deniliyor bunlara, yani ‘‘Futbol Anneleri’’.

Gerçi büyük metropollerde yaşayan ideologlar bu terimi biraz alaycı kullanıyorlar, bu kavramı ‘‘taşraya ait’’ buluyorlar.

Ancak ‘‘Soccer Mom's’’lar, Amerikan taşrasında orta ve düşük gelirli anneleri anlatmak için kullanılıyor. Dikkat edin aile demiyorum, çünkü bunların içinde ‘‘tek başına yaşayan anneler’’ büyük bir oran oluşturuyor.

Onlar, kızlarını, oğullarını yeni bir çağa, belki de feminizmin ve maço erkek tavrının yanlışlarının törpülendiği bir çağa hazırlamak zorundalar.

Ve evet onların çocukları, futbol oynuyor ilkokullarda.

Anne babalar, artık çocuklarının sadece beyzbol maçında değil futbol maçında da bir araya geliyorlar ve kız futbolcular da takımda olduğu için kız velileriyle erkek veliler, belki ilk kez spor alanının tribününde yaşam sorunları üzerinde konuşuyorlar.

İşte bu insanlar, Clinton'a oy verdiler. Yeni bir dönemin yeni kavramlarıyla konuşuyorlar ve onları bir araya getiren şey de futbol.

Bizim ülkemizde de incelenmesi gereken son derece ilginç bir gelişme bu.



X