Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Serdar Turgut: Biz sapına kadar erkeğiz!

Serdar TURGUT

KUŞADASI'na gelmek isteyen homolara şanlı Türk polisinin geçit vermemesi bir Türk milliyetçisi olarak benim gözümü yaşarttı. Göğsümü de kabarttı.

Türkler sapına kadar erkektir kardeşim, bunu bütün dünya bilsin!

Bilmeyen varsa da biz öğretiriz, bilmem anlatabiliyor muyum?

Yıllar önce bu gerçeği Almanya'da bilmiyorlardı.

Bizim anlı şanlı yiğitlerimizden bir bölümünün, işçi olarak çalışmakta oldukları şehirde homoların da olabilmesine kafaları atmış.

Homolar Alman'mış ama olsun, bizimkiler yine de kızmış onlara; çünkü vatan onların olsa da bizimkiler şehre yerleştikten sonra sapıkların şehirden gitmemesine sinirlenmişler.

Neyse kısa keseyim hikáyeyi, bizimkiler homo deyince eski Türk filmlerindeki müzik çığıran nonoşları anladıklarından, gece basmışlar onların kulüplerini.

Olayın bundan sonrası biraz ters ve biraz da Türk milliyetçiliğinin ruhuna aykırı, ama ne yapayım anlatmak zorundayım.

Homolar kulüpten bir çıkmışlar, aman Tanrım o da ne öyle, hepsi birer insan azmanı. Sarkık bıyıkları da var. Bizim Tarkan'ınkine benziyor hafiften bıyıklarının şekli.

Hiçbirisinde ne bir kırıtma, ne bir göz süzme. Öpücük de göndermemişler bizimkilere.

Onun yerine bizimkileri bir pataklamışlar, Alman ordusu zor kurtarmış homoların elinden kahramanlarımızı.

O gün bugündür bizim Türkler ile homoların arası hiç iyi olmamıştır.

* * *

Türkiye'de sağ ideolojiye göre, Altaylar'dan kopup gelen bir Türk erkeğinin homo olabilmesi katiyen mümkün değildir.

O kadar uzun süre ata binebilen ve gerektiğinde kendi ailesini bile doğrayabilen bir yiğidin homo olabilmesi fikri bile komiktir.

Sol ideolojiye göre ise Mao, Çin'de homoluğu bir burjuva takıntısı olarak ilan ettiğinden ve devrimin üçüncü yılında 1 milyarlık Çin'de tek bir homo kalmadığını, sosyalizmin ideolojik olarak homoları düzelttiğini açıkladığından beri onlar da homoluk diye bir şeyi fazla kabul etmezler.

Dolayısıyla Türkler, ırksal ve tarihi nedenlerden dolayı homo olamazlar.

Sadece 10-15 kişi homodur bu memlekette, onları da şarkıcı yaptık ve sorun stressiz halledildi.

Doğru dürüst mesleği olan hiçbir homo gösteremezsiniz bana.

Şimdi ben ‘‘Birkaç homo doktor tanıdım’’ diye yazsam yarın Türkiye Tabipler Odası yönetim kurulu bir basın toplantısı düzenler ve beni kınayarak Atatük'ün kendisini emanet etmiş olduğu Türk doktorlarından özür dilememi ister.

Allah'tan 65 küsur milyon içinde 10-15 şarkıcı homo var da uluslararası arenada başımız dik gezebiliyoruz.

Onlar da olmasa, millet aleyhimize konuşacak, dedikodu yayacak. Türkler homoları ortadan kaldırdı, öldürdü filan diyecekler.

Zaten kötü niyetliler her fırsatta aleyhimize konuşuyorlar, olmaz olmaz demeyin yani, her şey olabilir.

* * *

Gördüğünüz gibi Türkiye'de homoluğun olmadığı, Türklerin de ırksal ve tarihsel nedenlerden dolayı homolardan hoşlanmadıkları bilimsel bir gerçek.

Bu bilimsel gerçeği hafiften zorlayan bir gelişme var aslında, ama onu nasıl açıklayacağız ben de pek bilemiyorum.

Şöyle ki; bizim memlekette travestilere yönelik hayli yoğun bir ilgi olduğunu görmemiz gerekiyor.

Aslan gibi, yağlı güreş pehlivanı görünümlü adamlar paraları bastırıp travestilerle pek bir güzel eğleniyorlar, keyif çatıyorlar. Travestiye ilgi o kadar arttı ki, normal fahişe bayanlar artık erkek kılığına giriyorlar müşteri bulabilmek için.

Tabii benim tarih bilgim az olduğu, ayrıca milliyetçilikten de fazla anlamadığım için bu gelişmeyi doğru yorumlayamıyor olabilirim.

Mutlaka bu travesti düşkünlüğünün de Türklerin homolardan hoşlanmaması, bu memlekette -şarkıcılar dışında- bir tane bile, bastırtılmış homoseksüel hislerle dolu insan olmaması gerçeğiyle uyuştuğu bir teorik nokta vardır.

Bunu ileride açıklayacaklardır tarihçilerimiz.

* * *

Uzun lafın kısası şu: Ahlaksız yabancı homoların Kuşadası gibi bir ahlak yuvasına adım atmalarını önleyen Türk polisi, bu hareketiyle dünya tarihine geçmiş durumdadır.

Bir tür ikinci kurtuluş savaşı verilmiş anladığım kadarıyla Kuşadası'nda.

Polis Efes'i kuşatmaya almış, 700 ahlaksızı kapıdan çevirmiş, 100 tanesini de Kuşadası Gümrüğü'ne kilitlemiş.

Lütfen rica ediyorum, gelecek yıl 6 Eylül'ü ‘‘Ahlak ve Türk erkekliği günü’’ olarak kutlayalım. Ulusal bayram olsun 6 Eylül.

Gelen turistlerin kimseye zararı yokmuş diyorlar. Olmaz mı, olmaz mı. Ya o güne kadar Kuşadası'nda tek bir homo bile görmemiş saf Türk insanı onları görüp de taklide kalkışsaydı, ne olacaktı? Düşünün bakalım bunu. Paraları varmış o ahlaksızların. Alsınlar paralarını başlarına çalsınlar. Biz lekeli, helal süt emmemiş para istemeyiz kardeşim, tamam mı?

Bundan sonra dünya aklını başına alsın ve saflığını hálá koruyan bu memleketimize böyle acuze adamları göndermesin.

Yoksa fena olur...

X