Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Serdar Turgut: Aslanlar yine kurultayda

Serdar TURGUT

TÜRK siyasi yaşamındaki fonksiyonu 1946 yılında kesin olarak bitmiş olan CHP yarın kurultay topluyor.

Partilerinin 54 yıldır işlevsiz ve lüzumsuz olduğunun farkında olmayan bazı insanlar, yine genel başkan olmak için yarıştalar.

Eski genel başkan Deniz Baykal, son seçildiği kongrede Michael Jackson gibi inmişti merdivenlerden.

Modern görünmek için bir tek ‘‘moondance’’ yapmadığı kalmıştı salonun pistinde. Ve bu çabası nedeniyle de anında postmodern oluvermişti bile.

Bu ‘‘salona giriş senaryosu’’ bile CHP'nin plan, program yapabilmekten ne kadar uzak olduğunun, ne kadar gerçeklerden kopuk olduğunun bir göstergesiydi aslında.

İnsan lider olacağı partinin toplantısına merdivenden inerek değil, çıkarak giriş yapar.

İnmeye başlarsan nerede duracağın da belli olmaz, zaten öyle de oldu. Baykal bir indi, tam indi. Bir CHP'linin, başladığı işi sonuna kadar götürmesinin mümkün olmadığı teorisini, Baykal inişini durdurmayarak kökünden yalanladı.

Şimdi yine Baykal geliyoooooor, geliyooooooor; haydi aslan sosyal demokratlar, onu kapıda omza alın, tur attırın bakalım.

* * *

Her zaman demişimdir. Yazı yazmaya alışık olan adamların matematiği pek kuvvetli olmaz.

Liderliği de yazıları gibi olan Altan Öymen, partisinin kendi liderliği zamanında oylarını yüzde 66 artırdığını söylemiş.

Yapılan anketlere göre de CHP ilk üç parti arasında yer alıyormuş.

Bu anketi nerede, hangi ülkede, kimlere sorarak yaptılar pek bilemiyorum.

Anketörler, herhalde Atatürkçü Düşünce Derneği'nin şubelerinde filan sordular bu soruyu seçmenlere.

Ben sokakta CHP konusunu ne zaman açsam, vatandaş ‘‘O da ne abi, yeni bir internet bağlantı şirketi mi ki?’’ diye soruyor.

CHP'liler ise yarın seçim olduğu takdirde iktidar olabileceklerini düşünecek kadar acınası bir durumdalar.

* * *

Hasan Fehmi Güneş solun adayıymış.

Güneş solcuysa, benim hemen şu an tutuklanmam ve bir daha hiç dışarıya salınmamam gerekiyor sevgili okuyucular.

Zira o solcuysa, ben kanlı ve ayaklanmacı ihtilale inanan dünyanın en azılı goşistiyim tamam mı?

Olacak iş değil yani, bu parti gerçekten bir álem.

Minnacık oldular sonunda. Buna rağmen hálá içlerinde en azından on ayrı grup var. Hiçbir grubun diğerinden neden farklı olduğu da belli değil. Hizip başlarına sorsanız, onlar da anlatamayacaklar farklılıklarını.

Birisi solcuyum diyor. Diğeri ilericiyim diyor. Solcuyum diyen, diğerinin ilerici olmasını ‘‘olası görmüyor’’.

Bir diğer hizip başı, diğer solcu ve ilerici hizipleri ‘‘kaygıyla izliyor’’. Hizipçi olabilme yeteneği bile olmayan başkan da olanları ‘‘Kaygıyla ama saygıyla karşılayarak’’ izliyor. Bu arada hálá bu partiye oy vererek büyük bir yanılgı içinde olduklarını fark edemeyen insanlar da, bütün bu karmaşık muammadan bir net şekil çıkacağını ‘‘umarak bekliyor’’.

Tanıl Bora'nın Radikal 2'deki muhteşem yazısında ‘‘Kapsamı, iddiası ve ‘bitmemesi' düşünüldüğünde bunlara atölye yerine Organize Sanayi Bölgesi de diyebiliriz’’ diye tanımladığı ‘‘sosyal demokrat atölyeler’’ de, kendilerince önerilecek hiçbir somut projenin bu parti içinde mücadele etmekte olan isimlerce katiyen dikkate alınmayacağını bile bile raporlar yazmaya devam ediyorlar.

Şu anda ben bile bunları yazarken hüzünlenmeye başladım, yemin ediyorum. Ne acıklı durumdur şu partinin hali ey Allah’ım!

* * *

Dünyada, son anda başkanlık yarışından çekilme rekorunu yıllardır elinden bırakmayan Ertuğrul Günay, asıl acı haberi istemeden de olsa verdi.

Mayısta da genel kongre olacakmış. Yani Deniz ‘‘Michael’’ Baykal, yarın seçilse de mayıs ayında yine liderlik seçimi var.

Bu Türkiye için acıklı, CHP içinse son derece güzel bir haber.

Türkiye için acıklı; çünkü televizyonda filmlerin durmadan tekrar edilmesinden bıkmıştık, şimdi CHP nedeniyle haberlerin de tekrar edilmesi gibi şimdiye kadar az rastlanmış olan, temelde son derece abuk bir gelişmeyle de karşı karşıya kalacağız.

CHP içinse bu iyi bir haber. Bakın bu millet daha 1946 yılındayken, ‘‘Türkiye için kötü olan, CHP için iyidir’’ diyerek parti hakkında kararını vermişti.

Gördüğünüz gibi bu kural hálá geçerli.

Mayıs ayında genel başkanlık seçimi olması parti açısından çok iyi; çünkü CHP en azından o zamana kadar hayatta en iyi bildiği tek işi yapacak ve yine kendi kendini yiyip bitirecek demektir.

Bunlara zaman tanırsak, belki o zaman hayırlı sonuç kendiliğinden gelir de parti kendi kendini yiyip bitiverir.

Benim CHP konusunda tek beklentim bu artık.

X