Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Serbest bırakma bu ayıbı örtemez

    Gülseli KENARLI Özgür ARSLAN / DHA
    27.12.2014 - 01:04 | Son Güncelleme: 27.12.2014 - 01:06

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 yaşındaki liseli M.E.A.’nın ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ten tutuklanıp dün serbest kalmasına ilişkin, “Hapse atılması bizim kaldıracağımız bir olay değildir. Serbest bırakılması bu acımızı dindirmez, bu ayıbın da üstünü örtemez” dedi.

    Kılıçdaroğlu, Beykent Üniversitesi Genç Sosyal Bilimciler Platformu’nun 2. Ulusal Gençlik Tartışmaları etkinliğindeki konuşmasına, “Öğrenciler davet etti. Siz yumurtaları hazırlarsanız, söz ben de geleceğim dedim” esprisiyle başladı. Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi’nde katıldığı çalıştayın ardından da soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, konuşmalarında özetle şunları söyledi:

    DEĞERLERDE SORUNLAR VAR

    "Eğer bilgi toplumunu yakalarsanız, saygın, bütün dünyada kabul gören bir ülke olursunuz. Peki bilgi toplumunu nasıl yakalayacağız? Bunun sihirli anahtarı eğitimdir. Eğitimin özü daha nitelikli sorular sormayı amaçlamasıdır. Ama, 'sen sus, konuşma, büyüklerin ne derse onu yap' diye eğitim verilirse o ülkenin geleceği karanlıktır. YÖK dediğimiz bir kurum olduğu sürece üniversiteler özgür ve özerk olamaz. Bunun kalkması lazım.

    m Japonya'da 4 saat sular akmadı diye belediye başkanı istifa etti. Bizde bırakın 4 saati, 15 gün sular akmadı hiç kimse istifa etmedi. Demek ki ahlaki değerlerimizde sorunlar var. İspanya'da iktidar partisinin genel merkezi yolsuzluk dolayısıyla didik didik arandı, 14 saat. Ama İspanya 'Bu İspanya'nın onurudur. Varsa yolsuzluk ortaya çıksın' dedi. Peki bizde ne oldu? Biz bunu yakalayabildiğimiz andan itibaren Türkiye düzelecektir, büyüyecektir.

    DOSYAYI GÖRMEDEN NASIL SAVUNACAK

    Sadece iktidar partisine oy verenlerin milli irade olarak tanımlandığı bir süreç asla doğru bir süreç değildir. Milli irade bütün siyasi partilere oy verir, milli iradeyi yargı ve yürütme organı temsil eder. Darbe anayasası, 'Basın hürdür sansür edilemez' yazmıştır. Oturduk şimdi yeni anayasa yazacağız. Ne yazacağız? Aynı şeyi yazacağız. Bu kural bugün için yürürlükteyken, bana medyanın hür olduğunu savunacak olan var mı? Anayasa değişikliği yapalım ama darbe hukuku değişmediği sürece Anayasa’nın değişmesinin anlamı yok.

    Şimdi bir de makul şüphe getirildi. Senden şüphelendim, kusura bakma senin evini barkını, her tarafını arıyacağız. Kime göre makul şüphe, bana göre. Sonra mal varlıklarına el koyuyorum. Neye göre, makul şüphe. Sonra hapse atıyorum, makul şüphe. Gidip bir avukat buluyor. Bakıyor neyle şüphelenmiş. Diyor, 'Dosyada gizlilik kararı var, göremezsin'. Nasıl savunacak? Bunun Anayasa’yla bir ilgisi yok. Bunlar yürürlükteki Anayasa’ya aykırı uygulamalar. Evrensel insan haklarına aykırı uygulamalar. Siz bunları değiştirmediğiniz sürece, kafalar özgürleşmediği sürece, sorun çözülemez.

    TÜRKİYE’NİN İTİBARI SIFIRLANDI

    16 yaşındaki bir çocuğu, bir siyasetçiyi eleştirdi diye tutup hapse atarsanız olmaz, dünyaya rezil edersiniz Türkiye’yi. Türkiye'nin geldiği nokta bu. Bana da yumurta atıldı, savcılık soruyor 'Şikayetçi misin' diye, ‘Hayır’ dedik, niye şikayetçi olalım. Siyasetçiyseniz en sert eleştirilere bile tahammül etmek zorundasınız. Bakın adres Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararları. Buna göre bakmak, olayları yorumlamak zorundasınız. Bu ülkenin insanları birinci sınıf demokrasiyi hak ediyor. Biz üçüncü sınıf bir demokrasiye muhtaç veya mahkum bir ülke olmamalıyız.

    16 yaşındaki bir çocuk hapse atılamaz. Hapse atılması bizim kaldıracağımız bir olay değildir. Türkiye’nin itibarını dünyada sıfırlamıştır. 16 yaşındaki bir çocuk eleştiri hakkını kullanamayacak mı? Adı üstünde zaten çocuk. O çocuğu hangi gerekçeyle siz hapse atıyorsunuz? Serbest bırakılması bizim bu acımızı dindirmez, bu ayıbın da üstünü örtemez. O kararı veren yargıcın kendisi bu ayıbı yapmıştır. Ve hep beraber buna karşı çıkmalıyız, 21. yüzyıl Türkiyesi’nde.”

    Kılıçdaroğlu’na yumruğu Başbakan ve ailesine söyleminden vurdum

    Serbest bırakma bu ayıbı örtemez

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na TBMM’deki yumruklu saldırı davasının sanığı Orhan Övet, “Kılıçdaroğlu’nun Başbakan’a ve ailesine karşı yapmış olduğu söylemler nedeniyle kendisine yumrukla vurdum. Hiç kimse beni bu suça azmettirmedi” dedi. Saldırı olayına ilişkin davanın ilk celsesine katılmadığı için hakkında yakalama kararı çıkarılan Övet, geçtiğimiz günlerde memur eşliğinde Ankara 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne gelerek savunmasını yaptı. Cumhuriyet Savcısı İsmail Büyükgümüş’ün talebiyle sorulan soru üzerine Övet, “Yaptığımdan pişmanım. Ancak yaptığım eylemde haklıyım” dedi. Hâkim Abdullah Tanrıkulu, savcının da talebi doğrultusunda, savunması alındığından Övet hakkındaki yakalama emrinin kaldırılmasına hükmetti. ANKARA

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı