Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    ‘Senin oyunun’ bir başkaydı…

    UĞUR VARDAN uvardan@hurriyet.com.tr
    13.07.2017 - 11:28 | Son Güncelleme:

    ‘Benim Oyunum’, futbol tarihinin çok özel figürlerinden Johan Cruyff’un Ajax’ta başlayıp Barcelona ve ABD’ye uzanan oyunculuk kariyerine ve sonrasında da teknik adamlık serüvenine odaklanırken birçok unutulmaz anıyı, futbola dair gözlem ve tecrübeyi sayfalarına taşıyor...

    Belki de en unutulmaz yazımdı... Önce mahallenin en zenginlerinin, ardından da orta sınıf ailelerin salonlarını ele geçiren yeni icat, benim için yepyeni bir tutku olan futbolla birleşiyor ve hayal gibi günler önümüzde uzanıyordu. Evet, Dünya Kupası 74’ kapıyı çalmış, yeni yeni sevdalandığım oyunun aslında tüm gezegenin eğlencesi olduğunu siyah-beyaz ekran sayesinde anlamıştım. Türkiye’de tuttuğum takımı ‘rahmetli’ peder ve uzak teyzemin oğlunun telkinleriyle belirlemiştim ama Almanya’daki turnuva bana, 10 yaşımın ‘baharında’ adeta özgür irademi kullanma hakkı sunuyordu. Seçimde çok zorlanmadım; yüreğimin götürdüğü yerde Hollanda vardı. Sonradan oyunun tarihine ‘Total Futbol’ namlı bir ekolü armağan edecek olan, teknik direktör Rinus Michels imzalı bu takımın en ışıltılı yıldızı da Johan Cruyff’tu. Bu şaheser tablonun diğer dişlileri Johan Neeskens’i, Ruud Krol’u, Johnny Rep’i, Rob Rensenbrink’i, Arie Haan’ı da seviyordum ama onun yeri bambaşkaydı...

    En muhteşem ‘Dönüş’
    Ait olduğum kuşağın, ‘Sarı Fare’ lakaplı bu futbol efsanesiyle ilişkisi böyle başlamış ve daha sonra yuvası olan Ajax ve Barcelona’daki teknik adamlık serüveniyle devam etmişti. Johan Cruyff, faal futbolculuk dönemini ‘üst düzey yıldız’ olarak tamamladıktan sonra işin çalıştırıcılık kısmında da benzer kariyeri yaşayan figürlerdendi. Sahada virtüozdu, ‘benç’e geçince oyunun filozoflarından biri olmayı da başardı. 74’teki takımın ruhunu Barcelona’ya taşıdı, ilk hamle ondan geldi; peşi sıra öğrencileri (ki kariyerinin son döneminde Ajax’ta birlikte de oynamışlardı) Frank Rijkaard ve Pep Guardiola ‘Total Futbol’u daha uç noktalara taşıdılar.

    ‘Senin oyunun’ bir başkaydı…Uğur Vardan, Cruyff formasıyla
    Peki ‘Total Futbol’ ne menem bir şeydi ve onu yaratan futbol aklının, toplumsal hayatta aksisedası var mıydı ya da bu ekol, hayattaki birtakım reflekslerin sahadaki ifadesi, uzantısı mıydı? Geçen yıl İthaki Yayınları’ndan çıkan ve naçizane önsözünü kaleme aldığım David Winner imzalı ‘Harika Portakal’, söz konusu ekolü Hollanda kültürü, müziği, resmi, sanatı, mimarisi ve sosyolojisi açısından ele alıyor ve adeta, ‘Futbol, asla sadece futbol değildir’i bize bir kez daha hatırlatıyordu. Şimdi da aynı sularda yüzen bir kitap huzurlarımızda... Nisan 2016’da aramızdan ayrılan Johan Cruyff’un bizatihi kaleme aldığı ‘Benim Oyunum’... Kitap, orijinal ismi olan ‘My Turn’ü (Dönüşü’), bu büyük futbol karakterinin, Dünya Kupası 74’teki Hollanda-İsveç maçında yaptığı bir hareketin tanımlanmasından alıyor. ‘Benim Oyunum’, ‘Sarı Fare’nin kendi vizyonundan, kendi perspektifinden anlatılmış, aktarılmış otobiyografisi. Hataları ve başarılarıyla, günahları ve sevaplarıyla...

    Aslında kitabı okurken kuşkusuz ait olduğum kuşağın (belki de bir sonrakini de kapsıyor) oyuna dair hatıralarıyla, temel adımlarıyla, sevdalanma gerekçeleriyle ve tutkumuzun her türlü adımıyla da buluşuyoruz. Mesela çocukluğumda, Bursa’daki kenar mahallemiz Davutkadı’ya ‘asfalt’ın gelmesiyle birlikte belki yollar güzelleşiyor, ortam asrileşiyor ama minikler adına ‘toprak saha’ kavramı yavaş yavaş tarihe karışıyordu. Hoş, insan dediğin canlının en temel özelliği de adaptasyon yeteneği. Bu durum da, ‘kaldırım’ denen, her daim ‘duvar pası’ yapacağın yeni bir oyun arkadaşını ‘müjdeliyordu’ adeta. Kitapta öğreniyoruz ki, bizim mahalleye 70’lerin ikinci yarısında uğrayan ‘modernizm’, Amsterdam sokaklarına elbette daha önce uğramış ve Cruyff, bu ‘oyun arkadaşı’nı kuşkusuz daha önce keşfetmiş.

    Önce çimlere baktı, sonra yıldız oldu
    Babası manav, annesi temizlik işçisi olan minik Johan’ın çocukluk günleri evlerinin çok yakınındaki Ajax’ın stadına adım atılmasıyla birlikte bambaşka bir rotaya kaymış. Aile dostları olan, kulübün saha bakıcılarından ‘Henk Amca’nın (babasının ölümünün ardından üvey babası olmuş) kendisine yardım etmek isteyip istememesini sormasının ertesi günü işe başlamasıyla birlikte futbola, adeta ‘alaylı’ olarak ‘Merhaba’ demiş. Sonrasında minik takımda geçen günler, Kırmızı-Beyaz forma altında dikkatleri üzerinde toplama, Rinus Michels’in yaşça en küçük futbolcusu olmasına rağmen taktik üzerine bir tek onunla konuşma yapması, fikirlerini paylaşması derken Avrupa’da art arda gelen başarılar ve şimdiki ‘Şampiyonlar Ligi’nin muadili konumundaki ‘Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’ndaki muazzam başarılar... Yetmedi, Ajax’ta doygunluğa ulaşmanın ardından Barcelona’ya gidiş, ilk sezondaki olağanüstü başarı ve ‘Franco diktatörlüğü’ndeki ülkede ‘Katalan başkaldırışı’nın bir anlamda futboldaki ifadesine dönüşmek ve galiba en önemlisi de o unutulmaz ‘Dünya Kupası 74’ serüvenini yaşamak. Biz henüz 10’lu yaşlarını süren çocuklara da, oyunun müdavimi büyüklere de ‘Başka türlü bir futbol mümkün’ü gösteren takımın beyni olmak...

    Sonrasında Barcelona’da eski ihtişamlı günlerin uzağına düşmek, Amerika’da yeni bir gelecek aramak, Ajax’a geri dönmek ama var olan yönetimle kan uyuşmazlığı yaşamak ve faal futbolculuk hikâyesine ‘ezeli rakip’ Feyenoord’da son noktayı koymak... Nihayetinde de teknik adamlık kariyeri...
    Johan Cruyff benim çocukluk kahramanlarımdandı. Dolayısıyla biyografisine farklı bir gözle bakmış olabilirim. Ama şurası kesin ki ‘Benim Oyunum’, futbola dair heyecanını her daim hazır tutan herkes için mutlaka uğranılması gereken bir liman. Cruyff, eski model sistemin içinde yolunu, sesini, ruhunu bulan ve modern futbola yönünü veren, oyunun hiçbir zaman eskimeyecek o büyük figürlerindendi. Hem saha içinde hem de ‘benç’te... Futbolcu ve teknik adam olarak aktardıkları, gözledikleri, paylaştıkları bile yeter... Dolayısıyla ‘Benim Oyunum’, meselenin sadece görsel değil ‘yazılı’ kısmıyla da ilgilenen futbolseverler için bulunmaz bir nimet. Naçizane, ‘Mutlaka okuyun’ derim...
    ‘Senin oyunun’ bir başkaydı…
    BENİM OYUNUM
    Johan Cruyff
    Çeviren: Algan Sezgintüredi
    Domingo Yayınevi, 2017
    304 sayfa, 27 TL.

    Etiketler: Kitapsanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı