Şener: Girişimciliğin tetiklenmesi gerek

Hürriyet Haber
20.04.2004 - 12:58 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, 2003 yılı Dünya Rekabet Yıllığı'na göre Türkiye'nin, girişimciliğin yaygınlığı sıralamasında gelişmiş bazı ülkeleri geride bırakarak 30 ülke arasında 12. sırada yer aldığını belirterek, ''Bunu önemsemek gerekir. Türkiye'de girişimcilik yaygın bir taban oluşturduğuna göre bu tabanın harekete geçirilmesi, tetiklenmesi gerekmektedir'' dedi.

TÜSİAD'ın düzenlediği Girişimcilik Kongresi'nde konuşan Şener, girişimcinin, fırsatları gözleyen, risk alarak üretim ve yenilik yapan kişi şeklinde tanımlanabileceğini, girişimciliğin çağımızda ülkelerin ekonomik performansını artırmada en önemli etkenlerden biri olarak kabul edildiğini söyledi.
  
Artık girişimcilik denildiğinde doğrudan doğruya özel girişimciliğin anlaşıldığına işaret eden Şener, ekonomik yenilik ve yaratıcılığın, etkinliğin, kalitenin ve verimliliğin artırılmasının özel girişimciliğin gelişmesine bağlı olduğunu vurguladı.

Bakan Abdüllatif Şener, bu bakımdan Türkiye'de girişimci bir sınıfın ortaya çıkabilmesi için verilen mücadeleler gözden geçirildiğinde, bu sürecin kolay ortaya çıkmadığı, yorucu ve uzun çabaların sonucunda gerçekleştiğinin görüldüğünü anlattı.

Geleneksel Osmanlı ekonomisinde kırsal alanın tımar sistemiyle devlet kontrolünde, kentlerin de loncalar vasıtasıyla bir kamusal denetim mekanizması içinde olduğunu hatırlatan Şener, 15. ve 16. yüzyıllardan itibaren Batı'da ticari kapitalizmin gelişmesi, 18. yüzyıldan itibaren de İngiltere'den başlamak üzere sanayi kapitalizminin ortaya çıkmasıyla birlikte geleneksel Osmanlı düzeninin dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmek için kendisine farklı arayışlar oluşturmaya çalıştığını belirtti.
  
Kentsel hayatta devlet kontrolünün geliştirilmesi ve sermaye, girişim sınıfının ortaya çıkabilmesi için büyük çabalar harcandığını kaydeden Şener, 19. yüzyılda Türkiye'de başlayan tüm çabalar ve gayretlerin bir girişimci sınıfın oluşturulmasına yöneldiğini, bu sürecin yıllar sürdüğünü kaydetti.

Şener, şöyle devam etti: "1. Dünya Savaşı yıllarında girişimciliğin bazı mesafeler aldığını görmekteyiz. Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki dönemde de izlenen temel politikada güçlü bir girişimci sınıfın ortaya çıkarılması vardır. Nihayet Türkiye bugünlere ulaşmıştır. 21. yüzyıla girerken gerçekten belli bir düzeyi ve performansı gösteren bir girişimci sınıfımızın varolduğunu görmekteyiz.''
  
DÜNYA REKABET YILLIĞI

Abdüllatif Şener, 2003 yılı Dünya Rekabet Yıllığı'na göre ekonominin rekabetçi üstünlüğüne etkisi açısından iş yapma kolaylığında Türkiye'nin 30 ülke arasında 22. sırada bulunduğunu ve bunun çok parlak bir görüntü olmadığını belirterek, aynı yıllıkta bir başka rapora göre de girişimciliğin yaygınlığı sıralamasında 30 ülke arasında Türkiye'nin 12. sırada yer aldığını kaydetti.

Türkiye'nin İtalya, İspanya, Hindistan, Güney Afrika, Almanya, Fransa, İngiltere, Polonya ve Japonya'dan daha yaygın bir girişimcilik potansiyeli olduğunu vurgulayan Şener, şunları kaydetti: ''Bunu önemsemek gerekir. Türkiye'de girişimcilik yaygın bir taban oluşturduğuna göre bu tabanın harekete geçirilmesi, tetiklenmesi gerekmektedir. Bunun sağlanabilmesi için de girişimciliğin gelişiminde gerekli ortamın, altyapının oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Gerekli altyapı dediğimizde ülke altyapısının girişimciliğin gelişimine elverişli olması gerekir. Bunu sağlamak da başta siyasal iktidarlar olmak üzere sorumluluk hisseden herkese aittir.

Ülke altyapısının girişimciliğe elverişli olabilmesi için herşeyden önce özel mülkiyetin varlığı gereklidir. Ama gerekli şart olarak sadece özel mülkiyetin varlığıyla yetinemeyiz. Aynı zamanda rekabet ortamının sağlanmış olması gerekir. Eğer bir ülkede özel mülkiyet, rekabet ortamı yoksa o ülkede girişimcilik diye birşey olamaz. Bunlar, olmazsa olmaz koşullardır.''

"GİRİŞİMCİLİĞİN GELİŞMESİ İÇİN HUKUK DÜZENİ GEREKİYOR"

Şener, girişimciliğin gelişebilmesi, mesafe alabilmesi, ülke ekonomisine katkı sağlayacak düzeylerde bir irtifa kaydedebilmesi için istikrarlı bir ekonomik ortama ihtiyaç bulunduğunu, aynı zamanda uygun tam tanımlanmış bir hukuk düzeni gerektiğini söyledi.
  
Rekabet ve işbirliğine dayalı bir kurumsal yapı inşa edildiği takdirde bu zeminin ülke altyapısı açısından girişimciliğin gelişmesine uygun bir altyapıyı ifade edeceğini belirten Şener,  girişimcilik alt yapısı denildiğinde insan gücünün çok önemli olduğunu vurguladı.
 
Nüfusun yapısı ve özelliklerinin, girişimcilik performansının artışını sağlayan temel dinamiklerden biri olduğuna işaret eden Şener, şunları kaydetti: "Genç, eğitimli nüfus, girişimcilik alt yapısı açısından çok büyük avantajları ifade etmektedir. Tüm bunlarla birlikte sermaye ihtiyacı da son derece önemlidir. Yeterli düzeyde finansal alt yapıya ihtiyaç vardır. Etkin sermaye piyasalarının varlığı, bu noktada önemlibir risk sermayesi varlığı da aynı şekilde finansal alt yapıyı tamamlayacak alanlardan biridir. Çünkü çok büyük ve önemli işler, gerçekleştirmeyi düşünenlerin sermaye sıkıntısı içerisinde bulunmaları iş yapabilme ve iş başarabilmeyi engelleyecektir. Bunun için risk sermayesi son derece önemlidir. Türkiye'de bununla ilgili alt yapı bulunduğu halde yeterli gelişme olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir''
  
Sosyo kültürel ve politik alt yapının da girimciliğin gelişmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Şener, ''Toplumsal değer yargıları ve devlet politikaları itibariyle girişimciliğin teşvik edildiği bir ortam ve ülke de son derece önemli konular arasındadır. Tüm bunlar biraraya geldiği takdirde girişim potansiyelinin yükseleceği ve bunun neticesinde ülkenin kazanacağı kesindir'' diye konuştu.
   
EKONOMİK KALKINMA TEZLERİ

Abdüllatif Şener, uzun dönemde bir ekonomik değişimin nasıl sağlanacağıyla ilgili birkaç yüzyıldır iktisatçıların yorum yaptığını, tezler ortaya attığını hatırlatarak, bunun sonucunda bazı iktisatçıların doğal kaynaklara, bazılarının teknolojiye, bazılarının nüfus faktörüne, bazılarının da kurumsal yapıya vurgu yaptığını söyledi.
 
Marksist iktisaçıların ise, daha çok sömürü kavramı etrafında kalkınma teorilerini şekillendirdiğini anlatan Şener, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tüm iktisatçıların ekonomik kalkınma ile ilgili vurgu yaptıkları beş tane kavram vardır. Bazıları bunlardan birine vurgu yapmış, bazıları da birkaç faktörü ele alarak ekonomik kalkınmayı açıklamaya çalışmıştır. Gördüğümüz hadise şudur; doğal kaynaklar ve teknoloji bağımsız değişkenler değildir, bağımlı değişkenlerdir.

Sömürü kavramında teorik bazda güçlü bir anlatım biçimi olmakla birlikte pratik olarak anlamlı bulmayacağımızı belirtecek olursam, ekonomiyi tetikleyen temel dinamiğin kurumsal yapı ve nüfus olduğunu görürüz. Nüfus dediğimiz olay da doğrudan doğruya nitelikli nüfus ve nitelikli iş gücünü ifade etmektedir. Nitelikli nüfus derken girişimci sınıfın varlığı, rekabet edebilme becerisi ve başarısı kastedilmektedir''
   
"ÜLKEYİ BÜYÜTEN TEMEL DİNAMİK GİRİŞİMCİ SINIFTIR"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, bir ülkeyi büyüten, geliştiren ve kalkındıran temel dinamiğin girişimci sınıf olduğunu, girişimci sınıfın da başarılı olmasının, kurumsal yapının varlığı ile mümkün olduğunu kaydetti.

Şener şöyle devam etti: "Onun için olayı çok önemli görüyoruz. Bu bakımdan hükümetimizin şu ana kadar izlemiş olduğu ekonomik politikaların temelinde ekonominin direncini artırmak, güvenilir bir ekonomik ortam sağlamak, kırılganlıkların ortadan kalkmasını sağlamak temel hedeflerimizdir. Sürprizlerle dolu, her zaman bir büyük girişimci sınıfını tasfiye etmeye yönelmiş, kriz ortamlarının bulunduğu ülkelerde ülke ekonomisinin mesafe alması mümkün değildir''

Türkiye'de açılan ve kapanan şirket sayılarında eksilerin olduğu ve büyüdüğü yılların, geçmiş yıllarda yaşanan krizlere denk düştüğünü belirten, Şener, '' Dolayısıyla girişimci potansiyelin gelişmesi ülke ekonomisinin büyümesinin temel ihtiyaç duyduğu yapı, sağlam ve güvenilir bir ekonomik alt yapıdır. Sağlamaya çalıştığımız şey de budur'' diye konuştu.
 
Yaygınlık sıralaması itibariyle dünyada önemli bir yer işgal eden Türkiye'nin girişimci potansiyelinin, ülkeyi gelecek yüzyıllara güçlü olarak taşıyacağına inandığını ifade eden Şener, sözlerini, ''Bu anlayış içerisinde özellikle genç arkadaşlarımıza yarınların kendilerinin olduğunu hatırlatıyorum'' şeklinde tamamladı.

Bu arada, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener'in Girişimcilik Kongresi için Boğaziçi Üniversitesi'ne gelişi sırasında, protestocu grubun slogan attığı, içlerinden birkaçı ile de yaklaşmalarına engel olmak isteyen korumalar arasında arbede yaşandığı görüldü.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı