Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sene kaç?..

<B>KARISINI </B>dövdükten sonra kıvırtan erkeklerin savunması <B>‘Kendimi kaybetmişim’</B> ile başlar, <B>‘Elim elimden kaçtı’</B> ile sürer.

‘Kadına resmi dayak’ ilk kez sınırlarımızı aşıp tüm dünyanın önüne gelince devlet erki dayakçı koca rolünde.

Misal Başbakan ‘Kimse sormuyor, ayın altısı mı Kadınlar Günü, sekizi mi?’ diye sordu dün.

Yani ona göre, dayak altısında, yani Kadınlar Günü’nde atılmış değil.

O zaman yerdeki kadın, tepesinde cop indiren polise sormalıydı:

‘Ayın kaçı?..’

‘Altısı...’

Başbakan’
a göre, uygun gün.

Yerdeki kadın ile ayakta cop vurmakta olan polisin söyleşisi şöyle olsaydı başka:

‘Bugün ayın kaçı?..’

‘Sekizi...’

Farkı gördünüz mü?

*

Beni asıl keyiflendiren (!) Başbakan’ın ‘Bir defa gösterdin geç, ne tekrar tekrar gösteriyorsun?..’ diyerek medyayı suçlu bulması.

Gördüğünüz gibi medyanın Başbakan’a yalakalık yapıp, binbir dereden su getirerek polisi haklı çıkarmaya çalışması, dayağı kınayan AB’ye kızması, bunda iktidarın bir kabahatinin olmadığını yazması işe yaramıyor.

Çünkü bir defa yağcılık yapmaya başlamışsanız, daha çoğunu isterler başbakanlar.

Saygınlığınızı yitirmişseniz, ne kadar suç-kabahat varsa dönüp dönüp size yüklerler.

*

Dönüyorum; dayağın da günü saati olduğu hususuna...

Yerdeki kadın inen-kalkan coplar altında, başına doladığı kollarını açmadan, koltuğunun altından yukarı bakıp soracak:

‘Peki sene kaç?..’

‘2005...’

(.......)

Ortaçağ kafasıyla 2005’i yaşamaya kalkarsanız böyle oluyor.

Kadının kafasına cop vurmakla türban vurmak arasında çok mu fark var sanıyorsunuz?

İşte böyle komik düşersiniz uygarlığın gözünde.

Sizi kınarlar.

Ve siz, suçüstü yakalanmanın utancı altında saçmalarken, uygarlık sorar size:

‘Sene kaç?..’
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI