"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Senaristin işten atılması

“Huzur Sokağı” dizisinin senaristi, Gezi Parkı olayları sırasında Başbakan Erdoğan’a Facebook’ta hakaret ettiği gerekçesiyle işinden oldu.

Dizinin yapımcısı açıkça söyledi: “Tasvip edilecek bir durum değildir bu. O yüzden ekipten gönderdik.”
İşten çıkarılan senaristle muhtemelen Gezi Parkı olaylarında birbirimize çok yakın düşünüyoruz.
Ama sosyal medya gerçekten de akla ilk gelenin yazılabileceği bir yer değil.
Olmamalı...
Çoğunlukla duygusallıkla, kızgınlıkla, belki de gaza gelinip tuşlara basılıyor ya da daha önce birilerinin yazdığı bir yazı paylaşılıyor.
Sonuçta da istenmeyen durumlar ortaya çıkıyor.
Aynı senarist hiç hakaret etmese, belki de sırf Gezi Parkı olaylarına destek verdiği gerekçesiyle atılacaktı işten...
Malum, cadı avı her yerde başladı...
Ama o zaman sonuna kadar savunacaktık kendisi...
Şimdi ise...
İşin içine hakaret soktuğu...
Görüşünü eleştirisini hakaret etmeden paylaşamadığı için bu hakkı elimizden kendisi aldı.

Gezi Parkı, Oktay’ın yarışmasını yedi

Oktay Kaynarca’nın sunduğu “Kapanmadan Kazan” adlı yeni yarışma bu hafta atv’de başlayacaktı.
Ama yarışma tanıtımları dönmesine rağmen bir anda ortadan kayboldu.
Gezi Parkı olaylarının başından beri ‘black list’lerden bahsediyorum ya...
Her alanda hayata geçmeye başladı işte o listeler...
Eyleme başından beri destek vermiş bir isim Oktay Kaynarca...
Geçenlerde bu konuyla ilgili Akşam gazetesine de röportaj verdi.
“Masumca başlayan bir hareketti, kötü yönetilen bir krize döndü. Hükümet çok puan kazanabilirdi ama yapılan açıklamalar, inatlaşmalar, üstüne gitmeler olayları bu boyuta getirdi” dedi. Aynı röportajda “Bugün olsa Başbakan’a mektup yazmazdım” itirafında da bulundu Oktay.
Tüm bunlardan sonra atv’deki yarışması tek bir bölüm bile yayınlanmadan rafa kalktı. Oktay’a telefon açtım, sordum durumu...
Önce “Bu konuda konuşmak istemiyorum” dedi. Israr edince “Doğru, 20 bölüm çektik. Ama televizyonculukta olur böyle şeyler” yanıtını verdi.
“Sen de biliyorsun ki olmaz Oktay. O kadar para harcanmış, rezil bir şey olsa 20 bölüm çekmezsiniz. Hiç değilse zaman doldurmak için yaz döneminde yayınlanır o bölümler. Meselenin aslı Gezi Parkı’na destek vermenmiş” dedim... “Bilmiyorum... Yorum yapmam ama yarışma yayınlanmayacak” dedi...
Benim duyduğum ise Oktay’ın kanala çağrıldığı ve açıkça “Gezi Parkı’na bu kadar açık destek veren biriyle yarışmayı yapmamız mümkün değil” dendiği...
Bunu Oktay’a da söyledim...
“Toplantıya giriyorum arayacağım seni Cengiz’cim” dedi... Hâlâ aramadı!

Yarın LGBT yürüyüşüne

Bu hafta sonu İstanbul’da olsaydım, yapacağım en önemli şey yarınki LGBT yürüyüşüne katılmak olacaktı...
Lezbiyen değilim...
Gay değilim...
Biseksüel değilim...
Trans değilim...
Kimin ne olduğuyla da ilgili değilim...
Ama onların onur yürüyüşlerinin destekçisiyim.
Yarın 17.00’de Taksim’de buluşuyorlar, bu yıl yürüyüşün 4’üncüsünü düzenliyorlar.
Gezi Parkı efektiyle bugüne kadar Türkiye’de yapılmış en büyük “gay pride” yürüyüşü olacağına eminim...
Yolunuz açık olsun arkadaşlar.

Brezilya’dayım

Dün gece 01.00’de programdan çıktım, ekiple sezon finalini kutladıktan sonra hiç uyumadan havaalanına attım kendimi...
06.00 Paris uçağına...
Oradan ver elini Rio de Janeiro...
Muhtemelen an itibariyle Rio uçağındayım.
Taksim’de az gaz yedik ya, biraz da Rio’nun gazına bakayım dedim...
Gazları ithal ettiğimiz yerde; Brezilya’da gazın orijinali nasılmış bakalım...
İşin şakası bir yana, Konfederasyon Kupası final maçı için gidiyorum Rio’ya...
2010’da kişisel merakımdan karnavalı görmek için gelmiş, ülkeye hayran olup Amazonlar’a geçmiş ve 10 gün kalmıştım Brezilya’da...
Şimdi rüzgâr nereye atar bilmiyorum...

Zor işmiş

Dün gece TV8’de yayınlanan bölümle “İki Laf Edelim”de sezonu noktaladık.
10 yıldır ekranda televizyon programı yapıyorum, bu sezon ilk kez “talk show” denebilecek tarzı denedim.
İki-üç konukla canlı yayınlarda çok sohbet ettim.
Ama birbiriyle alakasız dört-beş konukla aynı anda sohbet etmek, seyircili, orkestralı bir canlı gece programı idare etmek gerçekten zor işmiş...
Başka bir enerji, başka bir akıl gerektiriyormuş.
Ama bir o kadar da keyifliymiş... Ben çok keyif aldım. Seyirciyi de bir parça keyiflendirip eğlendirebildiysek ne mutlu...
Yeni sezonda görüşmek üzere...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI