Gündem Haberleri

    Sen niye ağlıyorsun

    Fatma AKSU-Eyüp SERBEST / İSTANBUL
    01.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada dün devam edildi.

    İlk kez mahkemeye çıkan ve duruşma arasında sanık sandalyesine yığılıp ağlayan anne Tülay Makbule Garipoğlu’nun yanına giden Münevver Karabulut’un annesi Nagehan Karabulut, “Neden ağlıyorsun? Sizin değil benim ağlamam lazım” diye bağırdı.

    SEVGİLİSİ Münevver Karabulut’un başını testereyle kesip öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Cem Garipoğlu ile 13 ay sonra yurda dönen annesi Tülay Makbule Garipoğlu, davanın ikinci duruşmasında aylar sonra ilk defa yüzyüze geldi.

    Bakırköy 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2’nci duruşmasında, tutuklu olarak yargılanan Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu, şirket çalışanları Ahmet Batur, Habip Kurt, Mehmet Karakayalı ile haklarında bir önceki celse ‘Zorla getirilme’ kararı çıkarılan anne Tülay Makbule Garipoğlu ve amca Hayyam Garipoğlu hazır bulundu. Duruşmaya 1 saat geç gelen Cem Garipoğlu ise, Mahkeme Başkanı’na “Karnım ağrıyor. Revire gidebilir miyim?” dedi.

    ‘Tam 40 gün bekledim’/images/100/0x0/55ea493bf018fbb8f8760e1f

    Tülay Makbule Garipoğlu, olaydan sonra 40 gün “Cem belki suçsuzdur, gelir” diye beklediğini, daha sonra önce Rusya’ya oradan da Amerika’ya gittiğini belirtti.
    Gözyaşları içinde ifade veren ve delilleri kararttığı suçlamasını reddeden anne Garipoğlu, mahkeme başkanının, “Evde nereleri sildin” sorusunu şöyle yanıtladı:
    “Duvarla süpürgelik arasında kusmuk lekesi gibi bir şey vardı. İnsan kusmuğuna benzer bir şeydi. Polisler geldikten sonra ‘Her yer kan’ dediler. Ben daha önce görmedim. O sırada evimizde bulunan kızımın öğretmeni de görmedi.

    Beraber üst kata çıktık. Onlar ders çalışırken ben yatak odasına geçip uzun uzun telefon görüşmeleri yaptım.

    Hem yerleri temizleyip hem telefonla görüşmem mümkün değil. Görsem telaşlanmaz mıyım? Cem’i 21.00 sıralarında orta katta gördüm.”

    Baba Garipoğlu’na tahliye

    Tülay Makbule Garipoğlu ifadesini şöyle sürdürdü: “Telefon kayıtlarına göre Cem’le 5 kez görüştüğümüzü gördüm. İlk aradığında yemek sordu, olaydan bahsetmedi. Cem’i gördüğüm kata hiç bakmadım, o da hiç ses vermedi. Eve girdikten sonra Cem’i aradım ‘Geliyorum’ dedi. Ancak alarmın sesini duymadım. Cem’in eve kaçta geldiğini bilmiyorum. Gördüğümde üzerinde gri pijamaları vardı, sessiz ve durgundu. Cem ile babası ayrıldıktan 10 dakika sonra polisler geldi. Bana içeride kimin olup olmadığını sordular. Beni salonda bir polisle bekletip 3 katı didik didik aradılar. Sonra ‘Bulduk’ dediler. Oğlumun odasındaki dolapta kanlı testere ile kanlı eşyaları buldular.”

    Mahkeme heyeti, Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu ile şirket çalışanları Ahmet Batur, Habip Kurt ve Mehmet Karakayalı’yı, tutuklu kaldıkları süreyi gözönüne alarak tahliye etti. Böylece davada tek tutuklu olarak Cem Garipoğlu kaldı.

    ‘Bilsem söylerdim’

    HAKİM karşısında ilk defa ifade veren Hayyam Garipoğlu da, yeğenini kesinlikle saklamadığını belirterek, şunları söyledi: “Ben olayı gece 03.00 sıralarında kız kardeşim Handan’dan öğrendim. Cem’in saklanmasına yardımcı olmadım. Emniyetle işbirliği yaptım, hatta kardeşime Cem’in teslim edilmesi konusunda telkinde bulundum. Bu davanın içinde adımın geçmesi üzücü bir olaydır. Cem’in bulunması için özel izinle kardeşim Nida’yla görüştüm. Cem’i kimin sakladığını ve yerini bilseydim söylerdim.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı