"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

“Sen doktorsun, hayatındaki kişi de doktor olmalı” diyorlar

Üç yıllık sevgilimle ilişkimizin başından beri bir ayrılıp bir barıştık benim yüzümden. Bunda muhtemelen yakınlarımın baskısının etkisi var. “Sen doktorsun, hayatındaki kişi de doktor olmalı” düşüncesi beni bitirdi.

Sevgili Güzin Abla, ben tıp fakültesinde okuyorum. Son sınıftayım. Üç senedir uzatmalı bir ilişkim var.
Erkek arkadaşım, uzaktan akrabamız olur. Annem, ailesini hiç sevmez. Bunu bile bile arkadaşlık etmeye başladım kendisiyle.
İlişkinin başından beri bir ayrılıp bir barıştık benim yüzümden. Bunda muhtemelen yakınlarımın baskısının etkisi var.
“Sen doktorsun, hayatındaki kişi de doktor olmalı” düşüncesi beni bitirdi.
Bir yanım ona deli gibi bağlı, diğer yanım ise onunla mutlu olamayacağıma inanıyor.
O şu an Amerika’da. Üç ay sonra gelecek ve ben ona nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum.
Bir yandan da uzmanlık sınavına hazırlandığım için çok büyük stres altındayım. Bu yüzden ondan tamamen kopmayı kaldıracak gücüm yok.
Öte yandan ayrıldığımız dönemde başka birinden hoşlandığım da oldu. Bu gerçek de beni çok yıpratıyor.
Bazen kızıp “Bitti artık” diyorum ama aynı günün akşamı onu özlüyorum.
O benim ilk erkek arkadaşım. Sanırım bütün olanlar bu yüzden.
Onun için ben ilk değilim ama dediğine göre, hayatında bundan sonra kimseyi sevemeyeceği kadar çok sevdiği kişiyim.
Artık bu gelgitler canımı çok sıkmaya başladı. Ne yapmalıyım? Onunla görüşmeyi tamamen kesmeli miyim?
Sürekli ayrılıp barışıyoruz, artık çevremden utandığım için söylemiyorum onun hayatımda olduğunu.
Ama grubumdaki kızların neredeyse hepsinde yüzük var. En göze çarpan kız ben olduğum halde hayatımda kimsenin olmaması herkesi hayrete düşürüyor. Biraz da bu yüzden kopamıyorum ondan.
Neyse, çok uzattım. Bu ilişkinin sonu yok değil mi?
Yakında uzmanlık sınavına gireceğim, onsuz da bunu başarabilirim değil mi?
Rumuz: Sevgi

Mektubunda en çok dikkatimi çeken; aşırı derecede başkalarının etkisinde kaldığın ve çevrenin ne dediğine çok fazla önem verdiğin...
Kızım, sen kendin için mi, başkaları için mi yaşıyorsun? Duygularını onlara göre mi düzenliyorsun, kendine göre mi?
Bir ayrı bir barışık da olsa üç yıldır sürdürdüğün ilişkin sonuçta seni mutlu ediyor mu? Yoksa sırf başka kızlar nişanlanmış ya da evlenmiş olduğu için illa bir ilişkin olmalı diye düşünerek mi onunla devam ediyorsun?
“Sen doktorsun, beraber olduğun insan da mutlaka doktor olmalı” düşüncesine ise asla katılmıyorum. Ama bu kişinin seni taşıyabilecek düzeyde, eğitimli, bilgili ve başarılı biri olması önemli.
Çiftlerin birbirini tamamlaması için başta aileler olmak üzere birçok konuda uyumlu olmaları şart elbette.
Bana kalırsa bu genç adamı pek sevmiyorsun ama bir tür alışkanlık seninki.
“Onsuz sınavdan geçmeyi başarabilir miyim?” de ne demek ayrıca? Bu sınav senin için her şeyden önemli olmalı. Geleceğin buna bağlı, değil mi?

X