Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şemdin Sakık denen alçak!

Oktay EKŞİ

Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı yiğit askerler ulusumuza uzun süredir özlemini duyduğumuz güzellikte ve büyüklükte bir Bayram Hediyesi sundular.

Kutlarız onları...

Hediyenin kendisi alçak. O bir lanetli isim... O, Parmaksız Zeki adıyla tanınan Şemdin Sakık. 23’te

O, erkekçe vuruşmanın hiçbir kaidesine uymayan, çakal ruhlu iğrenç zebani!

O, görev yapacakları birliklere katılmak üzere 23 Mayıs 1993 günü Bingöl'den Elazığ'a doğru otobüsle yola çıkan silahsız 33 genci pusuya düşürüp öldürten alçak!

Bu aşağılık yaratık nihayet Türkiye'de...

Şemdin Sakık, alçaklıkta ancak kendisiyle boy ölçüşebilecek bir kişi olan Abdullah Öcalan'la bozuşup Mesut Barzani'ye sığındıktan sonra Barzani tarafından serbest bırakılmıştı. Meğer Kuzey Irak'taki Duhok'ta ikamet etmeye başlamışmış.

İkamet ettiği yerden dün kardeşi Hasan Sakık'la birlikte özel bir araçla ayrıldıktan hemen sonra, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı iki ekip bunları ‘‘derdest’’ ettiği gibi Türkiye'ye getirmiş.

Olayın özü bu...

Gerisi, daha doğrusu hukuki yanı bu alçakların adalet önünde verecekleri hesapla noktalanacak.

Ama Şemdin Sakık veya benzerlerinin cezalandırılması her şeyi halletmiyor ki!

Ortada 1984 yılının 15 Ağustos'unda Güneydoğu'daki üç ilçemize yapılan PKK baskınıyla başlamış olan bir süreç var. Bu süreç içinde şehit düşmüş askerlerimizin ve güvenlik görevlilerimizin sayısı 10 bini aşmış. Bir o kadar da sivilin kanı akmış.

Bunların hesabı ne olacak?

Ne olacağını biz söyleyelim:

Şemdin Sakık'ın, söz konusu 33 evladımızı onlar pusuya düşürüp şehit ettiği sırada söyledikleri var, şimdiki beyanları var. PKK'nın o zaman yaptığı açıklamalar var, şimdiki açıklamalar var. O zaman Türkiye Devleti'ne meydan okumuşlar. Örneğin ‘‘1- Olağanüstü Hal uygulamasına son verilsin. 2- Kürt kimliği tanınsın. 3- Operasyonlar durdurulsun. 4- İşkenceye son verilsin. 5- Tutuklular serbest bırakılsın’’ diye dayatma mesajları yayınlamışlar.

Oysa şimdi ‘‘Türkiye'nin ABD'den sonra gece havadan indirme yapma gücüne sahip dünyadaki ikinci askeri gücüne sahip ülke’’ olduğunu bizzat Abdullah Öcalan söylüyor. Kuyruğunu dik tutmaya ne kadar dikkat etse de, askeri alanda yenik düştüğünü artık o da itiraf ediyor.

Az kaldı... Hesap asıl, işin askeri cephesi tamamlanınca kapanacak. Apo yıllardır döktüğü kanın bedelini işte o zaman ödeyecek.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI