Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Selçuk Yaşar'ın 100. Yıl rüyası

K.S.K.’nin manevi babası Selçuk Yaşar, yarın gerçekleşecek olan genel kurulun atılım kararlarına imza atmasını arzuluyor..

SELÇUK YAŞAR, Çeşme Altınyunus lobisinde akşamüstü her zaman oturduğu köşedeydi, piyanodan gelen uslu melodileri huzur içinde dinliyordu. Yanına gittiğimizde, “Eski dostum hoş geldin” diyerek beni karşıladı ve bağrına bastı. Baştan sona coşkulu bir Karşıyaka sohbeti yapacağımız buluşma böyle başladı.. İki fanatik taraftarın tam bir Kaf-Sin-Kaf heyecanı içinde oluşturduğu söyleşi saatler içinde aktı gitti..
Hani “zımba gibi” derler ya.. Karşıyakalıların ve hepimizin Selçuk Babası’nı, Karşıyaka aşkı konusunda her zamanki gibi fiziken, fikren ve ruhen zımba gibi buldum.. Yaklaşan genel kuruldan kulüp nasıl güçlü bir yönetim çıkaracak, önümüzdeki yılda takım Süper Lig’e yükselecek mi, 100. kuruluş yılında hangi atılımlar yapılmalı?.. Koca camia önümüzdeki günlerde nasıl ateşlenecek?..
Tüm bunları konuştuk..Selçuk Baba sordu, sorguladı, anlattı.. Biz de elimizden geldiğince fikrimizi söyledik. En çok ilgilendiği konu ise.. Camia nasıl ateşlenecekti?..
Bir kibrit çakılmalı, uyuyan yeşil-kırmızı yanardağ kükreyerek uyanmalıydı.. Tıpkı 1926’da, başkanlığını yaptığı 1950’de, 1970’de ve 75. yılın kutlandığı 1987’de olduğu gibi.. Şampiyonluk yılları tarihin içinden pırıl pırıl parlamaktaydı..
Selçuk Baba, gepegenç yüreğinde bayrağı dalgalandıracak rüzgarı bekliyordu.. Piyanonun yumuşak nağmelerini dinleyip sakin biçimde köşesinde otururken meğer yüreğinde fırtınalar esiyormuş.. Hayretler içinde kaldım ve çok takdir ettim..
KARŞIYAKA AŞKI
Selçuk Yaşar, özellikle Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak’ın kendisine ve kulübe olan yakın ilgisinden çok mutlu. Durak’ı, son yıllarda kulübe en fazla destek olan belediye başkanı olarak, hararetle övüyor. Böyle bir başkanın Karşıyaka ve kulüp için bir şans olduğunu belirtmekte. Biz de kendisine katılıyoruz.
Her buluşmamızda, Karşıyaka’yı Real-Madrid ayarında bir dünya takımı olarak hayal ettiğini belirten Selçuk Yaşar, kulübünün başarısını özlemle bekliyor. K.S.K.’nin süper lige çıkarak 100. kuruluş yılını taçlandırması gerektiğini ısrarla belirtiyor. Bunun için kongreyle başlayacak yeni sürecin büyük atılımlar içinde olması gerektiği vurguluyor. En çok ateşleme konusu üzerinde duruyor. Söylediklerini aynen yazıyorum:
“- Camiayı ateşlemek lazım.. Karşıyaka çok büyüdü, nüfus arttı. Ama K.S.K. aşkı, tıpkı bir yanardağın uyuması gibi semtlerin derinliklerinde vaktini bekliyor. Her Karşıyakalı genç çocuk, babasından ve atasından kulübün zaferlerini dinleyerek büyür. Her Karşıyakalı potansiyel fanatik taraftardır. Esas mesele, bu muazzam birikimi zafere giden yolda ateşlemektir..
Bir şeyler yapmalı ve aynı anda, her kesimin ayağa kalkacağı ve 100. yıla doğru, yani 2012’ye doğru ileri atılacağı bir proje yaratılmalı. Genel kurul bu özlemi gözler önüne sermeli.. Herkes zafere inanmalı ve elini ateşin içine sokmalı.. Başkanlığını yaptığım 1950 zaferinde olduğu gibi. Koca çarşı, taa Alaybey’den Bostanlı’ya her semt takımın çevresinde toplanmış ve birinci lige çıkmıştık. O günleri yeniden özlüyorum.”
ELİ ÖPÜLMELİ
Karşıyaka’nın efsanevi manevi babası Selçuk Yaşar’ı dinlediğinizde, damarlarınızın ateşlendiğini siz de hissediyorsunuz. Yanımda bulunan Gamze-Erkan Karadede çifti de aynen ateşlendi ve günlerce bu buluşmayı aramızda konuştuk.
Karşıyaka’nın tarihteki ilk kitapları olan, “Kaf Sin Kaf Tarihi” (1987) ve “Bir Aşkın Hikayesi Karşıyaka” (2000) kitaplarını yazan ve camiaya armağan eden bir yazar olarak, Selçuk Yaşar’ın bu dinmeyen aşkı karşısında şapkamı çıkarıyor ve genel kurula başarılar diliyorum!..

Takımı Süper Lig’de görmek istiyor

Selçuk Yaşar, Altınyunus’taki buluşmamızda takımını yeniden süper ligde görmek istediğini ısrarla belirtti. 1987 Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kaldırışını gösteren fotoğrafını armağan ettiğimde çok duygulandı.

K.S.K.’NİN ŞEREF TABLOSU

Kulübün kuruluşu

1 Kasım 1328 (1912) tarihinde Omiros bahçesinde (şimdiki Çocuk Yuvası) toplanan gençler, “Karşıyaka Mümareseyi Bedeniye Kulübü”nü resmen kurarak Karşıyaka Spor Kulübü’nün temelini attılar. Türklüğü temsil eden kırmızı ile İslamlığı temsil eden yeşili, kulüp renkleri olarak seçtiler. Böylece ilk Türk takımı olarak, Levanten, Rum ve Ermeni takımlarına karşı mücadeleye başladılar. Kurucular şunlardı: Raşit Kadızade, Zühtü Işıl, Süreyya İplikçi, Fikri Altay, Sadrettin İşçimenler, Halit Onaran, Hasan Fehmi, Süleyman Danyal, Cemal Ahmet Umar, Tahir Bor, Hüsnü Tonak ve Cemil Erkli.

Slogan ve marşlar

“Kaf Sin Kaf” sloganını Prof. Bilge Umar’ın babası Cemal Ahmet Umar yarattı. K.S.K. Marşı’nı ise, 1925 yılında müzik hocası Halit Bey yazıp besteledi. Bacak Mümtaz isimli bir müzisyen de sürekli çalarak ölümsüzleştirdi:

“Çok yaşa şanlı Kaf Sin Kaf çok yaşa..
Taç ettik gençlikte biz seni başa..
Gençliği yaşamaktır gayemiz..
Kaf Sin Kaf gençleriyiz.

Kalmasın kalbinde acı bir sızı..
Ufkunda sallansın yeşil kırmızı..
Gençliği yaşatmaktır gayemiz..
Kaf Sin Kaf gençleriyiz..
Kaf Kaf Kaf, Sin, Sin Sin..
Kaf, Sin, Kaf Sin, Kaff…”

Atatürk’ün ziyaretleri

Atatürk, 13 Ekim 1925 günü ziyaret ettiği K.S.K.’nin şe­ref defterine şunları yazdı: “Karşıyaka Spor Kulübü’nde karşı karşıya bulunduğum gençlik, iftihara çok şayandır. Bu gençlik çerçevesinde is­tikbalin kuvvet, saadeti bariz görülmektedir. Gazi M. Kemal”
Atatürk, 24 Haziran 1926 günü yine geldiği K.S.K.’de deftere şunları ekledi: “Bu defaki ziyaretimde geçen aylarda harcanan hizmet çalışmalarının kıymetli eserini gördüm. Teşekkür ve tebrik ede­rim. Gazi M.Kemal..”

Unutulmaz şampiyonluklar

1926 yılında ilk kez şampiyon olan takımı rahmetle sayalım: Malik (Kaleci), sevgili dostum Lap Laf Lütfü, Vahi, İsmail, Nevzat, Fikret, Halil, Sezai, Hamit, Necati, Turgut..
1958’deki şampiyon takımı sayalım: Akın, Rafet, Kalaycı Yılmaz, Bulut, Sümer, Özgen, Küçük Erol, Moto Özcan, Ogün, Oktay, Nevzat..
1970 şampiyon oyuncuları sayalım: Erden (Ekrem), Tevfik, Hamdi, Gode Cengiz, Erol Baş, Burhan, Saim, Günay, Bedri, B.Uğur, K.Uğur, Erdinç, liseden sınıf arkadaşım Atilla, Ceyhan, Günay.. (1960-70 arasında takıma emek veren Ahmet Tuna, Vural, kaleci Muhip ve Erdinç’i de unutmayalım)
1987’de şampiyon olan takımı sayalım: Juriçeviç, K.Muharrem, B.Muharrem, B.Metin, Kahraman, Yüksel, Nihat, Ülken, Recep, Rıza, Erhan, Uğur, Talat, K.Metin..

X