Gündem Haberleri

    Selçuk: Böyle yasalaşırsa, Türkiye sıkıntıya düşer

    Hürriyet Haber
    25.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Uyum Yasa Tasarısı’nın, Adalet Komisyonu’ndan çıktığı şekliyle kabul edilmesi halinde Türkiye’nin sıkıntıya düşeceğini söyledi.TBMM’de, her partiden milletvekillerinin oluşturduğu Düşünce Platformu’nun basına kapalı toplantısında, ‘‘Demokrasi Bağlamında Hukuk Reformu’’ konusunda görüşlerini dile getiren Selçuk, Uyum Yasa Tasarısı’nı eleştirdi.  Tasarı’nın gerekçesinin ‘‘iyi niyetli ve demokrasiye uygun’’ olduğunu, ancak bunun tasarıya  yansımadığını anlatan Selçuk, ‘‘Hakim gerekçeye bakıp karar veremez, çünkü onlar yasayla bağlıdır. Hakimin doğru karar vermesi için yasanın doğru çıkması gerekir. Anglosakson hukukunda gerekçeye bakmak bile yasaktır. Bizde hakim gerekçeden yararlanabilir ama bağlayıcı değildir’’ görüşünü ifade etti.  Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 159. maddesindeki değişiklikte, devletin askeri ve emniyet kuvvetlerini tahkir ve tezyif edenlerin cezalandırılmasının yanı sıra, ‘‘...veya bunları temsil eden bir kısmını alenen tahkir ve tezyif edene de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir’’ ibaresinin bulunduğunu belirten Selçuk, bu bölümün metinden çıkarılması gerektiğini savundu. Selçuk, ‘‘Aksi halde, en küçük eleştiri bile suç sayılabilir ve bir kişi hakkındaki eleştiri, tüm kuruma yönelik kabul edilebilir. Bununla eleştiri bile yasaklanacak’’ dedi.   TCK’nın  312. maddesindeki değişikliği de eleştiren ve ‘‘kamu düzenini bozma olasılığı’’ ibaresi üzerinde duran Selçuk, şunları kaydetti: ‘‘Olasılık, hukuk tabiri değildir, Hukuk metinlerinde de geçmez zaten. Olasılık kimisine göre birdir, kimisine göre bindir. Ben bu konuda taslağı hazırlayanlardan Hukukçu Sulhi Dönmezer ile görüştüm ve (böyle olursa uygulamada sorun çıkacak) dedim. Dönmezer, bana (içtihatta düzeltirsiniz) dedi. (Böyle birşey olmaz. Bizler  kanunla bağlıyız. Kanunu düzgün çıkarın, biz de düzgün işler yapalım) diyerek itirazımı belirttim. Ve kendisine (olasılık yerine olanak, imkan, tehlike olabilir mi?) diye sordum. (Hepsi olabilir) dedi.’’ ‘‘BENİ ÇAĞIRDILAR, GİTMEDİM’’Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı TCK Yasa Taslağı’nı da eleştiren Selçuk, kendisinin de bu çalışmalara davet edildiğini ancak katılmadığını söyledi. Selçuk, bunun gerekçesini şöyle anlattı: ‘‘Türkiye’de, yasaların tercümelerinde hatalar yapılıyor. Tercümelerde, aynı anlama gelen birden fazla sözcük kullanılıyor. TCK Taslağı için beni çağırdıklarında, kaç dilden çeviri yapılacağını sordum. Adalet Bakanlığı yetkilileri şaşırdılar. Böylesine ciddi bir çalışma en az 5 dilden ve uluslararası uzmanların da katılımlarıyla olmalı. Oysa bizde, genellikle tek bir ülkenin kanunu tercüme ediliyor. Ceza hukuku çok ilerledi. Bu alanda en büyük gelişmeyi de İspanya gösterdi. Oysa bizde İspanya’nın adı bile geçmiyor. İspanya’yagöre daha geri kalan Fransız Hukuku ile uğraşıyoruz. Dünyadaki gelişmeleri izlemememiz, büyük bir eksikliktir.’’  ‘‘İŞKENCEDE SAVCILARIN İHMALİ...’’Bir milletvekilinin ‘‘insan hakları ihlalleri konusunda savcıların rolü nedir?’’ sorusu üzerine, işkence iddialarının genellikle polis sorgusunda ve karakollarda ortaya çıktığını belirten Selçuk, ‘‘Maalesef bu konuda savcıların ihmali vardır’’ görüşünü savundu. İnsan hakları ihlalleri konusunda savcılara görev düştüğünü anlatan Selçuk, ‘‘Ben de uzun yıllar savcılık yaptım. Ama gidin sorun, görev yaptığım yerlerde bir tek işkence iddiasına rastlayamazsınız’’ dedi.  Selçuk, bir başka soru üzerine, Yüce Divan yargısı konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu ifade etti. ‘‘Burada asıl sorun, Anayasa Mahkemesi kararlarının temyiz edilememesidir’’ diyen Selçuk, sorunun çözülebilmesi için siyasilerin yargılanmasını Anayasa Mahkemesi’nden alıp ceza hukukçuları grubuna vermek ya da Anayasa Mahkemesi kararlarına temyiz yolunun açılması gerektiğini söyledi.  “KANUNLAR İYİ OLMALI...’’Toplantıda, ‘‘Kanunlar genellikle iyidir, şikayet için uygulamalara bakmak gerekir’’ diyen  Selçuk, bu nedenle yasaların çok iyi şekilde çıkarılması gerektiğini, işin uygulamaya bırakılmasının sakıncalı sonuçlar doğuracağını kaydetti.  80 yıllık Cumhuriyet tarihinde hukukun aldığı mesafeyi ‘‘çok yetersiz’’ bulan Selçuk, evrensel hukuk normlarına ulaşılması için yapılaması gereken çok şey bulunduğunu vurguladı.  Toplantıda, daha önce söylediği ‘‘Bu Meclis Anayasa’yı değiştiremez’’ sözlerine de açıklık getiren Selçuk, şöyle konuştu: ‘‘Ben bu sözleri ifade ederken, Meclis’te böyle bir irade olmadığını söylemedim. Ama şu var, bu Meclis toplumun tüm kesimlerini temsil etmiyor. Çünkü yüzde 10 barajıyla buraya gelinmiş. Böyle olunca toplumun tüm kesimlerinin düşüncesinin ürünü değildir. Tıpkı 1961 Anayasası’na, AP’nin (Ben o zaman burada yoktum, benim düşüncelerimi içermiyor) diyerek Anayasa’nın 1971 yılında kuşa çevrilmesi gibi..’’   Selçuk, bir milletvekilinin, ‘‘Düşünce özgürlüğü konusunda hep Meclis engel olarak eleştiriliyor, Yargıtay’ın hiç günahı yok mu?’’ sorusu üzerine, birleşik kaplar teorisini örnek veren Selçuk, genel durumdan tüm kurumların etkilendiğini, hakim ve savcıların ‘‘devlet memuru’’ gibi görüldüğünü söyledi.   Selçuk, parti kapatılması ve bazı kişilerle ilgili soruları ise ‘‘güncel konulara cevap vermek istemiyorum’’ diyerek yanıtlamadı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı