Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Seks, özgürlük ve gelenek

    METİN YETKİN metinyetkin00@gmail.com
    07.09.2017 - 11:50 | Son Güncelleme:

    Faulkner ve Pulitzer ödüllerine sahip yazar Philip Roth, ‘Ölen Hayvan’ romanında yaşlı bir akademisyenle genç bir kızın ilişkisi ekseninde başta cinsellik olmak üzere, ‘60 kuşağının cinsel devriminden aile ilişkilerine kadar birçok temayı ustaca işliyor.

    Freud’un çalışmalarından sonra cinsellik ve içgüdü birbirinden ayrılmaz iki kavram haline gelmiştir. Sanatçılar, içgüdüden yola çıkarak hayvan ve insan arasında benzerlik kurmuşlardır ve ‘et’ metaforu önem kazanmıştır. İlhan Berk, “Çok oldu, bir akşam beni sıkıverdi etin türküsü” diyerek cinselliğin hayvani yönünü, insan vücudunun ete dönüşmesini ifade eder. ‘Ölen Hayvan’ın kahramanı David de âşık olduğu zaman etin türküsünden sıkılacaktır.
    David Kepesh televizyon ve radyo programlarına çıkan ünlü bir akademisyendir. Kadın bedenine ve sekse derin bir tutkusu vardır. David’in kadın bedenine ve sekse duyduğu tutku, içinde bastırdığı duygulardan kaynaklanır çünkü kapalı bir toplumda yetişmiştir. Kendi ifadesiyle, toplumun kabul gördüğü cinselliğin ya bir hayat kadınıyla ya da herkesin evleneceğinizi düşündüğü bir kadınla yaşanabileceği bir dönemde gençliğini yaşamıştır. Toplumun ahlaki değerlerine karşı gelerek, orta yaşlarında ‘60 kuşağının cinsel devriminin içinde yer almış, birçok öğrencisiyle ilişki yaşamıştır. Evli olmasına rağmen başkalarıyla ilişki yaşamaktan çekinmediği için karısı tarafından boşanır, ailesini terk eder. Oğlu Kenny için öldürülmek istenen bir otoriteye, Freudyen baba figürüne dönüşür. Fakat hiç beklemediği bir anda âşık olması, içindeki hayvanı öldürecektir.
    62 yaşındaki David’in dengesini yirmi dört yaşındaki öğrencisi Consuela bozar. Genç kızın cazibesine dayanamayan David, onunla birlikte olur. Sevişmeden önce, “Karın olmayacağım” diye açıklama yapan genç kızın doğallığı ve dürüstlüğü David’i altüst eder. David ne yaparsa yapsın, Consuela’yı cinsel yönden şaşırtamaz. Kadınları her zaman şaşırtmayı başaran David’in egosunu Consuela’nın doğallığı yıkmış olur. Çünkü bir kere bile genç kızın ağzından “Seni arzuluyorum” cümlesini duymamıştır. Onun yerine “Sana tapıyorum” der, Consuela. Bu noktadan sonra David kendini belirsizliğin içinde bulur ve kaybetme korkusunun acısını çeker. Consuela’yı herkesten kıskanmaya başlar. Bunlar, David’in hiç yaşamadığı saplantılardır ve zaman içinde kendine güvenini kaybeder. Arkadaşı George’un söylediği gibi bir patolojinin içindedir, yani aşkın.

    KENDİNİ ARAYAN İNSAN
    Seks üzerindeki vurgusuna rağmen ‘Ölen Hayvan’ı cinsellik üzerine kurulu bir roman olarak göremeyiz çünkü kitapta ele alınan varlık insandır. Bu sayede kitap, Aristo’nun ‘ethos, pathos, logos’ üçlüsünün insan hayatındaki yerini göstererek, hem edebi hem de felsefi anlamlar barındıran yoğun bir eser olmuştur. Kabaca, ‘karakter, duygu ve mantık’ olarak ifade edebileceğimiz bu üçlü arasında kendini bulmaya çalışan insanı görürüz. Sevmediği bir kadınla ondan hamile kaldığı için evlenen Kenny, başka bir kadına âşık olan, toplum ahlakıyla kendi arzuları arasında çeliştiği için acı çeken bir adam olarak bu insan tipini temsil eder. Oysa David bu çelişkilerden kurtulmuş bir kişi olarak oğlu Kenny’ye, “Önemli olan, geleneğin tuzaklarından kurtulmak için mucize eseri bir beatnik, bir bohem ya da hippi olmak zorunda olduğunu düşünmemenin gerektiği” derken geleneğin özgürlük önünde bir tuzak olduğunu ve insanın kendi iradesiye bu tuzaktan kurtulmak zorunda olduğunu okuyucuya da öğütler.

    Seks, özgürlük ve gelenekÖLEN HAYVAN
    Philip Roth
    Çeviren: Can Kantarcı
    Monokl Yayıncılık, 2017
    109 sayfa, 15 TL.

    Etiketler: kitap sanat
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı