Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şekle dayalıysa imzanızı değiştirin

FABRİKA duvarında yazı var. “Kahrolsun faşistler.”<br><br>12 Eylül dönemi. Yazıda askeri cunta kastediliyor.

Cuntacılara faşist diyen bu alçak kim? Generaller çılgına dönüyor. Yazıyı yazan kim? Mutlaka bulunacak.

Fabrikada herkesin el yazısı alınıyor. Sonunda yazının karakterinden, yazıyı yazan keşfediliyor. Ve elbette yakalanıyor. Ve elbette önce işkence. Ardından ve elbette doğru hapishane.

Yazı Adli Tıbba gönderiliyor. Oradan gelen rapor doğrultusunda, yazıyı yazan kişinin kimliği bir kez daha teyit ediliyor ve mahkum ediliyor.

Yazının karakteri, kişiyi ele veriyor.

MAHKUMİYET VE BERAAT

Avukat Turgut Kazan başından geçen bu mesleki olayı aktarırken, yine başından geçen tam ters bir örneğe işaret ediyor.

Mesele imza meselesi. Yazı gibi net bir durum değil.

Dava konusu olaydaki imza, şekil içeren imza. Türkiye’de çok yaygın olan, yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya çiziklerden oluşan şekillerle imza merakı. Yatay ve dikey şekillerle imza atmak alışkanlığı.

Bir davada imzanın kime ait olduğu belirlenecek ve ona göre karar çıkacak. İmza Adli Tıbba gidiyor, kararı orası veriyor. Adli Tıp kararı doğrultusunda mahkumiyet çıkıyor.

Turgut Kazan tatmin olmuyor, itiraz ediyor. Gerçekten kime ait olduğunun belirlenmesi için imza İngiltere’ye gönderiliyor. Oradan gelen sonuç farklı. İmza mahkum edilen kişiye ait değil.

Bunun üzerine Turgut Kazan davayı yeniden açıyor, bu kez beraat kararı çıkıyor.

İmza ile insanlar mahkum oluyor. İmza ile insanlar beraat ediyor.

HEPİMİZE DERS

İmza hukukta tartışmalı bir konu. “İmza, Yazı ve Adli Belge İncelemeleri” adıyla İstanbul Barosu yayınlarından bir kitap var.

O kitaptan iki cümle:

“Yatay ve dikey çizgilerden oluşan imzalarda, hangi elin ürünü olduğunu tespit etmek zordur.”

Aynı mantıkta benzer bir cümle daha:

“Şekle dayanan imzalarda karar vermek zordur.”

Buradan çıkan bir ders var. Hepimiz için.

Siz siz olun ve şekle dayalı imzanız varsa, bundan hemen vazgeçin.

Şekle dayanan imza yerine, adınızı el yazınızla yazın ve o yazı sizin imzanız olsun. Şekle dayalı imzanız sizi belki bazen kurtarabilir ama, daha çok başınızı derde sokar.

Çünkü, şekle dayalı imzanın taklidi kolaydır.

Bu, herhangi bir davada sadece imza düğüm oluşturuyor ise, önemli. Ama, dava konusu olayın tanıkları varsa, o zaman şekle dayalı imza da, sizi kurtarmaya yetmeyebilir.

 

Bütçeler küçüldü

 

EKONOMİK krizin teğet geçmediği, tersine hepimizin yüreğine saplandığının yeni bir göstergesi var. Bu resmi bir gösterge. 2010 yılı bütçe tasarısında yer alan gösterge.

İşsizlik artışı, büyümede geriye düşme, imalat sanayiinde gerileme gibi göstergeler değil. Devletin tam içinden bir gösterge.

2010 yılı bütçesinde iki bakanlık hariç, tüm bakanlıkların bütçeleri, şu anda uygulanan 2009 bütçesine göre daha küçük. 2009 rakamları büyük, 2010 rakamları küçük. Küçülen bütçeler, krizin boyutunun kanıtı.

Sadece Milli Eğitim ile Sağlık Bakanlığı bütçelerinde artış öngörülüyor. O artışlar öyle ahım şahım değil, yine küçük miktarlarda, ama artış.

Kriz kendini devletin bütçesinde gösteriyor. Gerisi laf.

 

X