ANKARA HABERLERİ

Şehrin ortasındaki cennet

Hürriyet Haber
21.07.2007 - 00:00Son Güncelleme :

PAPAZIN Bağı, özellikle benim kuşağımda ve benden önceki kuşaklarda birçok kentlinin hatıralarına dekor olmuş, unutulmaz mekanlardandır. Bu ’kent değeri’nin daha nice kuşaklara nasip olmasını diliyor ve MS handecasus’un fotoğraflı haberini sizlere aktarıyorum:

Hürriyet Haber

"Adını Cumhuriyet’ten önce sahibi olan Ermeni papazdan alan Papazın Bağı, yaşadığımız bu sıcak günlerde /images/100/0x0/55eafdbcf018fbb8f8a3dfdfAnkaralıların uğrak yeri oldu.

Şehrin gürültüsünden uzaklaşmak isteyen Ankaralılar, Papazın Bağı’nda gözleme yiyip, semaverle çay içmenin ve nargile keyfinin tadına varıyor.

Dedelerimiz ve anne babalarımızdan sonra biz yeni neslin de gençliğinde önemli bir yer tutan Papazın Bağı, kimbilir daha kaç neslin hatıralarına ev sahipliği yapacak."

Kont ve Papak’ın öyküsü

SİTEMİZ ankara.sendeyolla.com
’un yeni üyelerinden MS nazkontpapak, gönderdiği haber ve fotoğraflarla hayvan sevgisinin değerini ve insan ya da hayvan olsun Allah’ın yarattığı her ’can’ın yaşama hakkına duyulması gereken saygıyı, bir kez daha hatırlattı. Ben de MS nazkontpapak’ın haberini ve yaptığı çağrıyı sizlerle paylaşmak istedim. MS nazkontpapak ile irtibata geçmek isteyenler, ankara.sendeyolla.com’da PET’KENT kategorisinde yayında olan habere yapılan yorumlarda, e-posta adresini bulabilirler.

"Biz Ankara’da yaşayan bir aileyiz. Senelerdir evimizde ve sokağımızdaki köpeklerimize bakarız.

Sokaktaki Kont isimli erkek kurt köpeğimiz, gençlik hastalığı sonunda virüsün sinir sistemine geçmesiyle felç oldu. Geç de olsa tedaviye başladık. Onu Ocak ayında evimize aldık. Kont hiç yürüyemiyor hep yatıyordu.

Klinik tedavisi sırasında, klinikte sahibi tarafından terk edilmiş Papak oğlanla tanıştık. Onun da kaderi Kont’dan farkı değildi. O da felç olmuş ve terk edilmişti.

Onu da eve aldık. Bazı kişiler onların uyutulmasından yanalar. Ama onlar sadece yürüyemiyorlardı. Böylece Kont ve Papak’la yaşama hakkına saygı adına ve onların sağlıklarına kavuşması adına büyük bir mücadeleye girdik.

Eşim ve ben Ocak ayından beri uğraşlarımızın karşılığını almaya başladık. Bir gün baktık ki Kont yerinde yok. Sonra yavaş yavaş hareketler ve yürüme. Çok mutluyduk.

Kont artık yürümüyor, hatta koşuyordu. Papak da yürümeye başlamıştı. Ama onun ön kollarında da eklem ve kemik sorunu vardı. Bu sebeple 11 Temmuz’da ciddi bir operasyon geçirdi.

Şimdi bir ikincisini de geçirecek. Onun tedavisi daha devam edecek. Kont’a, güzel oğlumuza en az bizim evde olduğu kadar mutlu olacak bir yuva arıyoruz. Biz 7 aydır mücadele ediyoruz oğlanlarla birlikte.

Onlar insanlara yaşama hakkına saygı gösterilmesi gerçeğini bir kere daha kanıtlamış oldular. Gençlik hastalığının sinirlere geçmiş olması felç durumda olmalarına rağmen, asla iyileşmeyeceklerini hatta öldürülmesi gerektiğini de göstermez.

Her insan Allah’ın yarattığı cana ve onun yaşama hakkına saygı duymalı. Lütfen bu onurlu mücadelede bizi yanlız bırakmayınız."

SAHTE ÇOCUKLUĞUM

AZ
, ama öz haber yapan başarılı üyemiz MS Şebnem Ulusan, 17 Temmuz’da yayınlanan haberinde bizlere Mizgin Arman’ı tanıttı. Mizgin, tekerlek takılmış ilkel bir salıncak mekanizması ile mahalle mahalle gezip, para kazanmaya çalışan bir çocuğumuz. MS Şebnem Ulusan, "O Türkiye’de çalışmak zorunda olan binlerce çocuktan sadece biri" diyor ve haberinde Mizgin’i şöyle anlatıyor:

Mardin’in Nusaybin ilçesinden kalkıp yazları çalışmak için Ankara’ya geliyor . Ulus’ta bir bekar evinde kalıyor.

Kendi gibi çocuk olanlara salıncak götürüyor sürükleye sürükleye. Ne sıcak yoruyor onu, ne açlık. Sadece para kazanıp bakmak zorunda olduğu 6 kardeşini düşünüyor.

Babasının şoförlükten kazandığı maaşla geçinmenin neredeyse imkansız olduğunu söylüyor bir yetişkin edasıyla. Kendi imkanlarından az da olsa daha iyi imkanlara sahip çocukların mahallerine götürdüğünü söylüyor salıncağını. Nedenini de şöyle açıklıyor kendince:

"Başka yerlerde bu salıncağın yüzüne bile bakmazlar abla onların paraları çoktur. Hem öyle mahalleden de kovarlar beni."

8. sınıfı bitirdiğini ama okumaya devam etmeyeceğini söylüyor: "Çalışmak lazım abla, büyüdük artık kardeşlerime kim bakacak?"

Kilometrelerce sürüklediği salıncaklarına bir kez bile binmediğinden bahsediyor. "Bizimki de çocukluk mu abla, bizimki sahte çocukluk..."

Musluk suyuna eskiden ’belediye gazozu’ derdik

HABERCİLİĞİN temel taşlarından bir tanesi de, tanık olunan olaylardaki çelişkiyi görmek ve bu çelişkiyi tahlil edebilmektir. MS Tolgax "Yürüyüş parkurunda çeşme kapatıp, büfe açmak..?" başlıklı haberinde, yakaladığı çelişik bir durumu bizlerle paylaşmış. İşte MS Tolgax’in haberi:

"Etlik yürüyüş parkurunda ki çeşmeler kapatıldı. Belediye yürüyüşe gelen Ankaralıları niye susuz bıraktı? Bunun sebebi barajlardaki su seviyesinin çok düşük olması değil, diye düşünüyorum. Belediyenin bu hizmetinden herkes memnunken, belediye birden rant peşine mi düştü?

Yürüyüş parkurunun iki başına birer büfe açtı ve çeşmeleri tıpayla kapattı. İnsanları su ihtiyaçlarını büfelerden karşılama gibi bir zaruret içinde bıraktı.

Belediye’ye şunu sormak lazım: "Acaba büfeler tüm gelirlerini sattıkları sulardan mı kazanmaktadır?"

Parkuru kullanan çevre halkı, çeşmelerini geri istiyor yetkililere duyurulur."

DÜNYAYA AÇIK HABER ARŞİVİ

ankara
.sendeyolla.com’un ’hızlı’ video habercisi MS pusu, yani Bekir Kılıç video haberler yapmayı tüm hızıyla sürdürüyor.

Ankara’da bir binanın altından 24 saat aralıksız çıkan ve kanalizasyona tahliye edilen kaynak suyu haberi.

Tesisatçı Zekeriya Bey ile yapılan küresel ısınma röportajı. Belediye otobüslerinin engelliler için dizayn edilmemesinden haklı olarak yakınan ve bu nedenle çalışıp topluma faydalı olamadığını belirten Cem Dalbudak’ın duyguları ve ATO Başkanı Sinan Aygün’den ricası.

Dikmen Hürriyet Caddesi’ndeki Hürriyet Taksi’nin şoförlerinin, kentlilere klimalı araçlarla hizmet verebilmek için devletten beklentileri..

Bu video-haberler ve daha bir çoğu, MS pusu’nun ankara.sendeyolla.com’da tüm dünyanın ulaşabildiği ’haber arşivi’nde bulunuyor. İzlemenizi tavsiye ederim.

Dönere hakkını vermek

ULUSLARARASI
bir yere kavuşan döner, halkımızın vazgeçilmez yemek türlerinden biri oldu. Ankara Etlik’te fotoğrafladığımız bu dönerciler de, yoğun ateşe ve hava sıcaklığına rağmen müşterilerine güzel dönerler sunmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Müşterilerinden de teşekkürü hak ediyorlar. MS ALİ KURT

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Şehrin ortasındaki cennet haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.



ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ

17 Aralık 2017, Pazar
  • İmsak
    06:10
  • Guneş
    07:57
  • Öğle
    12:56
  • İkindi
    15:19
  • Akşam
    17:33
  • Yatsı
    19:08
Sayfa Başı