Şehit babası acısını mısralara döktü

Güncelleme Tarihi:

Şehit babası acısını mısralara döktü
Oluşturulma Tarihi: Kasım 21, 2015 11:11

ELAZIĞ’da 2006 yılında şehit düşen Jandarma Yarbay Alim Yılmaz’ın babası emekli Jandarma Uzman Çavuş 77 yaşındaki Mehmet Yılmaz, ’Acıların Babası’ adlı şiir kitabını çıkardı. Yılmaz, kendi imkanlarıyla 500 adet bastırdığı kitabını ücretsiz olarak dostlarına hediye ediyor.

Haberin Devamı

Elazığ İl Jandarma Komutanlığı’nda görev yapan Jandarma Yarbay Alim Yılmaz, 8 Nisan 2006 tarihinde Arıcak İlçesi Emirli Beldesi’ndeki karakol denetimi sırasında, PKK’lı teröristlerin yola döşediği mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu şehit düştü. Şehit Yarbay, ardında gözü yaşlı bir eş ve 2 çocuk bırakırken, ailesi de evlat acısıyla sarsıldı. Aradan 9 yıl geçmesine rağmen, emekli asker olan baba Mehmet Yılmaz’ın yüreğindeki acı dinmedi. Yılmaz, yazdığı 214 ayrı şiirinde kahramanlık, özlem, vatan sevgisi ve PKK’ya nefret temalarını işledi.

"ONU ÇOK ÖZLÜYORUM"

Oğlunu kaybettikten sonra kendisini derin bir kuyuya düşmüş gibi hissettiğini anlatan Mehmet Yılmaz, şöyle dedi:

"Onu çok özlüyorum. Hep gurur duydum. İlk şehit olduğu gün yaşadığım acı hala içimde. İlk bir iki ay, geceleri hiç uyuyamadım. Daha sonra uykumda şerit halinde yeşil yazılar görmeye başladım. Eşime gördüğüm rüyaları anlattım. Rüyamda gördüklerimi kaleme aldım. Ortaya şiirler çıktı. Daha önce hayatım boyunca hiç şiir yazmamıştım. Oğlumun şehit olmasının ardından bana garip bir ilham geldi."

Ayrıca şehit babası Yılmaz’ın, Mersin’in Tarsus İlçesi’nde hunharca katledilen Özgecan Aslan için yazdığı ’Güzeller Güzeli Özgecan’ şiiri de duygulandırdı.

KİTABA İSMİNİ VEREN ŞİİR: Acıların Babası

Allah bilir insan olan insanların özünü

Eller gibi yaşayamadım baharımı yazımı

Ağlaya, ağlaya kaybeder oldum iki gözümü

Al ömrümü dedim feleğe, tutturamadım sözümü

* * *

İki elimi açıp kıbleye döndüm yönümü

Tatlı hayaller kurarak, geçirdim ömrümü

Dost bildiklerim yarattı, bana bu zulmü

Gençliğim heder oldu bekler oldum ölümü

* * *

Hep kendi halimle yaşadım, kimseye yoktur sözüm

Kimsenin, malında, namusunda yoktur gözüm

Anamdan doğdu doğalı, hiç gülmedi yüzüm

Kader ne yaptımsa sana bulamadım çözüm

* * *

Dört oğlan iki kız kardeş, bir anadan doğduk

Küçükken biri birilerimizi çok sevdik

Değerli, anam ve babamı kara toprağa verdik

Bizler ise kardeşler arasında, sevgi ve saygıyı çok gördük

* * *

Kimisi baba ocağını terk etti

Bazıları Avustralya’yı yurt etti

Diğerleri ise bunları kendilerine dert etti

Bütün kardeşler ise biri birilerine hasretti

* * *

Artık ihtiyarladım yetmiyor gücüm

Dert çeke, çeke bitmiyor acım

Kolumda serum elimde ilacım

Hasret bıraktılar beni dört oğlan kardeşim ve iki bacım

* * *

Dağım duman duman bulutum kara

Gelse bahar neyler kuru dallara

Bağrımda dertler, yüreğimde yara

Ben de düşmüşüm artık, sonsuza giden yollara

* * *

Yollarım büklüm, büklüm sisteyim her an

Bozguna uğradım, umudum viran

İki göz bir ömür ağlayıp duran

Bütün umutlarım kesildi ne arayanım var, nede soranım

* * *

Feleğin damgası anlımda iz

Dert çekme yolunda en öndeyiz biz

Ömür deryasında vurgun yemişiz

Biz de çaresiz bu feleğe boyun eğmişiz

* * *

Akıl ermez bu dünyanın sıcağından soğuğuna

Hiç bakmazlar insanın sakalından bıyığına

Kimse ömür biçemez insanın sarhoşundan ayığına

Bu dünya fani değil bir gün herkes binecek imamın kayığına

* * *

Talihin çilesi, bitmez sitemim

Saçlarıma kar yağdı buruştu tenim

Ömür deryasında yüzmedi gemim

Biricik oğlumu kaybettim, bu muydu kaderim benim

* * *

Çileli yıllarım beni getirdi dize

Bağlandı umudum beş metre beze

Yıllarca ağladım gözyaşlarım vardı denize

Artık elveda diyorum kardeşlerim size

* * *

Oğlum için yazılmış acı dolu fermanı

Çok koştum yetişemedim kalmadı dizlerimin dermanı

Döner hiç durmadan bu çarkın devranı

Ağabeyinizde gidiyor artık yol alıyor kervanı

* * *

Bu yazdıklarımı sakın eşim duymasın

Allah’a diyorum ki, ikimizi de biri birinin arkasına koymasın

İkimize de şahadet şerbetini birlikte versin

O zaman bütün alemler düğünümüz nasıl oluyormuş görsün

* * *

Mehmet Yılmaz’ım alnıma yazılmış kara yazım

Mezarıma Alanyurt köyüne kazın

Mezar taşıma da Acıların Babası diye yazın

Belki bir gün yolları düşerse okusun iki kızım

BAKMADAN GEÇME!