Gündem Haberleri

    Şehit ailesinin mutluluğunu paylaşanların utancı paylaşılmaz

    Metehan DEMİR
    25.07.2012 - 20:26 | Son Güncelleme:

    HAKKARİ'DE helikopterde şehit olan Uzman Çavuş Regaip Şahin’in, Sakarya’daki cenaze töreninde şehidin tabutu ile ailesinin, üzerinde ‘mutluluğu paylaş’ yazan bir meşrubat ve dondurma firması reklamı bulunan şemsiyenin altında tutulması büyük tepki çekti.

    Ne gibi bir adım atılır, ne yapılır bilmem ama bu iş vicdan meselesidir. Yani, o acılı ailenin ve şehidin tabutunun başının üzerine, ‘mutluluğu paylaş’ yazan şemsiyeyi sadece izleyen sorumluların bir tedbir almamasının, hatta bu ayıbın hesabının sorulmaması da vicdan meselesidir.

    Burada, “Ama o şemsiyeyi biz koymadık, orada bulunan esnaf getirmiş” diye bir bahane bulunması da çok daha büyük terbiyesizliktir. Çünkü meteorolojinin bile ‘mecbur kalmadıkça sokağa çıkmayın’ diye uyarıda bulunduğu bir günde 50 derece güneşin altında acıları ile kavrulan insanlar için yetkililerce zaten bir düzen düşünülememesi çok ama çok büyük ayıp ve günahtır. Esnafın o sırada aile için ilk bulduğu şemsiyeyi getirmekten başka ne yapması beklenebilirdi ki.

    Daha da açık söylemek gerekirse…‘Hayatının en büyük acısını paylaşan’ bu insanların tepesine ‘mutluluğu paylaş’ yazan şemsiye koymanın “utancının paylaşılacak bir tarafı yoktur./images/100/0x0/55ea3a14f018fbb8f87292cd

    Ne çok acı biliyor musunuz ? Bu tür benzer olaylarla içi çok acımış olan bu ülkede bu bir ilk de değildi. Yani aslında bizim bu hataları artık yapmamayı  öğrenmemiz gerekiyordu. Türkiye  binlerce şehit veren ve bu konuda aslında cenazeler dahil şehidin ailesine haber verilmesi dahil neyin neye göre yapılmasını çok iyi öğrenmiş ve bunu unutmaması gereken bir ülkedir.

    Bir şehit haberi verilmesi ilgili yönetmeliklerle çok bellidir. Böyle bir durumda, Genelkurmay’ dan, şehidin bulunduğu il, ilçe, belde veya köy’ün sıralı birliklerine ve garnizon komutanlıklarına haber verilir. Bu birlikler, de derhal beraberinde uzman doktor, psikolog ve görevlendirilen rütbeli bir komutanla acı haberi, şehidin ailesine ulaştırır. Sonra da yine o bağlı garnizon komutanlığındaki sorumlu birim, şehidin defini tüm cenazeyi en inci detayına dek organize eder. Bu süreçte yerel sivil kaynaklarla işbirliği yapılır.

    Unuttunuz mu? /images/100/0x0/55ea3a14f018fbb8f87292cf

    Daha önce, şehit polis babasının tabutu ile helikopterde yalnız başına bırakılan o küçük çocuk fotoğrafı hala aklınızda değil mi? Atatürk Havalimanında şehit bir subayın tabutunun, iki bavuluyla bir nakliye kamyoneti üzerinde yalnız bırakılmasını ne çabuk unuttuk? Ya da o küçücük kız çocuğunun Çukurca saldırısı sonrası şehitlerin yanyana dizilmiş veda töreninde tabutlarının arasında girip oradan oraya babasını ağlayarak aramasını?

    Bu üzücü tablolar bitmiyor maalesef. Şehidin annesine ilk haber verilişinde acımadan kamerayı kadıncağızın yüzüne tutan, “bakalım nasıl ağlıyor reyting’e faydası olur mu” diye acımasızca tutan bazı medya kuruluşları da hatalı, acıyı acımadan haberler de aynen vermek de hatalı, acıdan dağılmış insanların üzerindeki ‘mutluluğu paylaş’ yazısını görmeyen sorumlular da hatalı.

    Bu son mu ? Sanmıyorum.

    mdemir@hurriyet.com.tr 

    @metehan_demir

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı