Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Şehir efsanesi

    Metehan DEMİR
    28 Ağustos 2012 - 00:00Son Güncelleme : 28 Ağustos 2012 - 01:39

    Suriyelilerin bölge halkını tedirgin ettiği iddialarıyla gündeme gelen Hatay’ın Valisi Celalettin Lekesiz, kamplarda ve makamında Hürriyet’e açıklamalarda bulundu. “Alevi’siyle Sünni’siyle, Türk’ü, Arap’ı, Kürt’ü ile Hatay’ın hayalleri var, kimse oyuna gelmez. Burada ben, sen, o yok, biz varız. Haritaya bakın. Hatay, kilit gibi aşağıdadır. Bu kilidi çözen, Türkiye’nin şifrelerini çözer” dedi ve şu mesajları verdi:

    Vatandaş somut araştırsın

    “1.5 milyon nüfusuyla Türkiye’nin vergi gelirlerinde 8’inci sırada olan, Adana’dan, Konya’dan Kayseri’den daha büyük bir ekonomik potansiyeli bulunan Hatay üzerine şimdi farklı bir oyun oynanmaya çalışılıyor. Birileri kendi doğrularına hizmet etmek adına, başkalarına bilmeden hizmet ediyorlar. İspatlanmamış çok fazla şehir efsanesi ortada dolaşıyor, çok şey konuşuluyor. Tüm vatandaşlarımız ortada dolaşan her iddiayı somut olarak araştırsın. Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve basın da demokrasinin aynı zamanda sorumluluklar ve yükümlülükler rejimi olduğunu unutmasın.

    /images/100/0x0/55ea8dcff018fbb8f8878bae

    Hedefleri başka devlet!

    Olmayan şeyler olmuş gibi gösteriliyor. Ne basılan bir köy var, ne ‘sizi kıtır kıtır keseceğiz’ diyen kamplarda kalan Suriyeliler var, ne de ‘Başbakan Erdoğan ödesin’ diye tehdit savuranlar var. Bunlar asılsız çıkan haberler. Burada asıl dikkat etmemiz gereken hayati konu birilerinin hâlâ Laskiye-Hatay ekseninde başka bir devlet kurmak için Suriye’nin mevcut durumundan da yararlanarak Hatay’ımızın da hassasiyetlerini kaşıyarak, kirli bir planın peşinde olması. Bilinçli olarak Suriye’deki gibi hassasiyetleri kaşıyarak bir kargaşa çıkarma planıyla toplumsal yaşamda katmanlararası bir güvensizlik oluşturulmaya çalışılıyor.

    Hatay renkleriyle güçlendi

    Ama herkes biliyor ki Hatay yıllardan beri bu farklılık ve renkleriyle daha da güçlenmiş. Aksine oyuna gelmeyip tüm bölgeye örnek olmuştur. Şimdi birilerinin kendi kafasında tasarladığı devlet planlarına kimse itibar etmez. Hatay insanları radikal söylemlere prim vermez. Türkiye, zorda olan herkese elini uzatıyor. Burada yaralı İbrahim Assaf (30) isimli Suriye rejim askerini tedavi edip ülkesine gönderdik.

    Provokasyona gelmesinler

    Benim bir çağrım da bu şehrin en önemli dinamiklerinden biri olan gençlere. Lütfen duyum, dedikodularla asla hareket etmesinler, provokasyona gelmesinler. Hatay’da birileri zeminin kaymasını istiyor olabilir. Kirli planları olabilir. 80 öncesi Çorum, Kahramanmaraş gibi üzücü olaylara tanıklık eden bu ülke artık bunlara nasıl temkinli olacağını biliyor, çok fazla olay pompalanıyor. Hatay’ın yarınları, geçmişi anlamaktan geçiyor. Bir grup tahrip ve tahrikçinin kurguladığı büyük bir oyun var. Bu oyuna nasıl gelinmeyeceğini Hatay, herkese gösterecektir. Bugün Hatay’da 500 milyon doların altında yatırımlara randevu bile veremiyoruz. Herkes sırada. Ortadoğu’nun gözbebeği haline geldi. Halkımız da bunun farkında kim bu şartlar altında oyuna gelir? Bu mesele hepimizin meselesi.”

    /images/100/0x0/55ea8dcff018fbb8f8878bb0

    Kamera kayıtlarına baktık vekiller görüşmemiş

    HATAY Valisi Celalettin Lekesiz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, milletvekillerinin alınmamasıyla gündeme getirdiği Apaydın Kampı’yla ilgili olarak da şunları söyledi:

    Aileler istemiyor

    “Burası için üretilen komplo teorisinin haddi hesabı yok. Buraya sadece ben giriyorum. Tek hassasiyet, burada askerler ve ailelerinin kalması. Kendileri yalnızca can güvenliklerinden endişe ettikleri için buraya kimsenin girmesini istemiyorlar. Adalet Bakanımız da dahil olmak üzere buraya kimse girmedi. Burada Türkiye Cumhuriyetinin topraklarında gizli faaliyetler yürütülmesi, askeri eğitimlerin verilmesi, karanlık işlerin çevrilmesi mümkün mü? Sadece kendi ailelerinin can güvenliğinden endişe ediyorlar, kimsenin girmesini istemiyorlar, biz de saygı gösteriyoruz.

    Gelen ve kimseyle görüşemediğini iddia eden heyet, kendilerine birilerinin Arapça olarak, ‘kıtır kıtır keseceğiz’ tehdidi savurduğunu söylüyor. Kamera kayıtlarına baktık. En yakın çadır 120 metre, arada 5 ayrı telli branda engeli var. O sırada çevrede, dışarıda nöbetçi asker dışında kimse yok. Kamera kayıtlarına göre kimseyle görüşmemişler, çıkan da yok. Askeri kıyafetle dolaştığı iddia edilen ve oranın komutanı olduğunu söyleyen Ebu Naim diye birisi de yok. Bu şartlar altında bunun neresini düzeltelim? Bu kampta gizli faaliyetler yürütüldüğünü söylemek Türkiye Cumhuriyeti’nin ciddiyetine, büyüklüğüne haksızlıktır. İşte siz de kapıdasınız, burada bu insanların hayati tehlikesi haricinde neresi gizli olabilir?”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı