"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Şeffaf olun...

Taksim İlkyardım Hastanesi kapandı, bu cuma gününden itibaren hasta kabul etmeyecek artık...

Gaziosmanpaşa’ya taşınacak hastane ve artık orada hizmet verecek...
Peki ya sonrası?
İşte orası tam bir muamma...
Öncelikle şunu söyleyeyim: Taksim İlkyardım Hastanesi’nin kapatılıp, yıkılması çok doğru bir karardır...
Çünkü daha önce de depreme dayanıksız olduğu tespit edilmişti...
Ayrıca bina çok eskiydi, daha geçenlerde gittim içerisi dökülüyor...
Dolayısıyla yıkılması çok doğrudur.
Şehri ilgilendiren bir konuda vatandaşa danışılmadığı, ben yaptım oldu dendiği zaman neler yaşanabileceğini Gezi Parkı sürecinde gördük...
Ama ne yazık ki Taksim İlkyardım Hastanesi’nde de aynı nobran tavır sürüyor...
Bir yetkili çıkıp da vatandaşı doğru dürüst bilgilendirmiyor.
Beyoğlu Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı, Vali ya da Sağlık Bakanı...
Biri çıkıp yıkılan Taksim İlkyardım binasının yerine ne yapılacağını tüm şeffaflığıyla anlatmıyor...
O yüzden yine millet huzursuz...
“Buraya da AVM yapılacak” dedikoduları ortada dolaşıyor, “Otel yapılacak” deniyor...
Diğer yandan Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı farklı projeler var burası için...
200 yataklı, 64 poliklinik odalı, 43 yoğun bakım yataklı yeni bir hastane binası düşünülüyor...
Ama hep –yor, -yor...
Bir yetkili çıkıp projemiz şudur, burası hastane dışında bir şey olmayacak demiyor.
Vatandaşın istediği çok şey değil, biraz adam yerine konmak istiyor...

Fragmanın dediği...

Beren Saat ve Uğur Yücel’in oynadığı Benim Dünyam filminin fragmanını izledim.
1950’li yılların Büyükada’sı...
Beren Saat kör ve sağır bir genç kızı...
Uğur Yücel onu iyileştirmeye çalışan Mahir Hoca’yı oynuyor...
Her oyuncuyu heyecanlandıran bir role soyunmuş Beren Saat, ne kadar üstesinden geldiğini filmi izlediğimizde göreceğiz.
Benim Dünyam’ın halinden dokunaklı bir hikaye olduğu belli. İyi bir filmi müjdeliyor bu fragman bize... 25 Ekim’de sezonun ilk iyi filmini izleyeceğiz galiba...

Savarona’da en son fuhuşu biz yaptık!

Devlet sonunda Atatürk’ün yatı Savarona’yı geri almaya karar vermiş gözüküyor...
En son fuhuşu biz yapmıştık bu efsane yatta!
Ben, Uma Thurman, Hülya Avşar, çakma PSY, birbirinden güzel modeller falan, Cannes sahillerinde. Şaka yapmıyorum mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde bu isimlerin katıldığı Chopard partisi, bazı gazetelere “Savarona’da yine fuhuş var” şeklinde haber olmuştu...
Sonradan Savorana’nın Cannes’da görülmesinin asıl nedeni fuhuş değil, Chopard partisi olduğunu yazınca biz, dillerini yuttular.
Ama bırakın fuhuşu, Savarona’daki bu partiler bile insanın içini burkuyor...
Savarona’da defalarca partiye ve davete katıldım her seferinde aynı şeyi hissettim... Ata’nın maneviyatına saygısızlık yapıldığını düşündüm...
Aşağıda Atatürk’ün yattığı yatak duruyor, yukarıda şampanyalar patlıyor...
Parayı bastırıp kiralayan istediği her şeyi yapıyor teknede.
Neresinden bakarsan, sevimsiz...
Koskoca Türkiye’nin parayı bastırıp kurucusunun yatını geri alacak parası yok mu?
49 yıllık sözleşmeyi feshedecek kudreti yok mu? Defalarca soruldu bu sorular...
Umarım bu sefer Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, 24 yıldır süren sevimsizliğe son verir...

X