Sedef Hastalığında Bilinçsiz Tedavi Yöntemleri, Hastaların Hayatını Riske Atıyor

Güncelleme Tarihi:

Sedef Hastalığında Bilinçsiz Tedavi Yöntemleri, Hastaların Hayatını Riske Atıyor
Oluşturulma Tarihi: Ekim 27, 2015 13:19

SEDEF HASTALIĞINDA BİLİNÇSİZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ HASTALARIN HAYATINI RİSKE ATIYOR

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat İnalöz, sedef hastalarının yaşadığı toplumsal baskıya dikkat çekerek, bu baskıyla hastaların intihara kadar sürüklenebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Prof. Dr. Serhat İnalöz ayrıca “sedefin tedavisi yok” algısıyla tıp dışı çözümler aramanın daha kötü sonuçlar oluşturabileceği konusunda uyardı. Dünya üzerinde yaklaşık 75 milyon insan sedef hastalığından muzdarip olduğuna dikkat çekerek, " Bu hastalık son derece rahatsız eden, sosyal yaşantısını olumsuz etkileyen ve gerçek anlamda maddi manevi çöküntüye uğratan bir hastalık. Son dönemde “biyolojik ajanlar” denilen çok etkili ilaçlar geliştirildi. Sedef hastalığının çözümü yok” algısının doğru değil" dedi.
ALTERNATİF TIP ADI ALTINDA SUNULAN YANLIŞ TEDAVİLERE DİKKAT
Sedef hastalığını yüzde 100 tedavi ettiğini iddia eden, yalan yanlış, bilimsellik dışı tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Serhat İnalöz, “Benim bir hastam internette sedef hastalığını yüzde 100 tedavi ediyoruz diyen sitelerden aldığı ilaçlarla ölümden döndü. Bu ilaçlar son derece tehlikeli maddeler içeriyor. Bunun dışında bulunduğu yerde çizdirmeler, dağlamalar, katranlı veya petrollü suya batırmalar gibi pek çok yanlış uygulama var. Özellikle internetteki yalan yanlış tedavilerden çok uzak durmak gerekiyor. Sedef hastaları fahiş fiyatlara, organik olduğu iddia edilen bazı kremler alıp kendilerine çok büyük zararlar verebiliyor” diye konuştu.
DEPRESYON CİDDİ OLABİLİR
Sedef hastalığının neden olduğu rahatsızlığın hastaları intiharı düşünme noktasına kadar getirdiğine dikkat çeken İnalöz, “İntihar etmeyi düşünen hastalarım bile oldu. Bir insanın herhangi bir yerinde bir yara görülünce bulaşıcı zannediliyor ve bu insanla iletişime geçilmeyip, uzak durulması sonucunda hastanın yalnızlaşması hastalığı daha da şiddetlendiriyor. Şiddetlendirme nedeni ise net bir şekilde toplum dışı bırakılmanın, toplumun kenarına itilmenin hastanın stres ve depresyonunu daha da arttırması. Depresyon da sedefi azdırınca bir kısır döngü oluşuyor”dedi.
SEDEF İRSİDİR
Küçük yaşlarda başlayan sedef hastalığının daha ağır, geç yaşlarda ortaya çıkan sedef hastalığının ise daha hafif seyrettiğini belirten İnalöz, “Sedef hastalığı genetik kökenli, yani irsidir. En çok görüldüğü noktalar diz, dirsek ve saçlı deri olan, pullanma ile seyreden bir hastalıktır. Bu pullanmanın derecesi hastalığın şiddetine göre son derece artış gösterir. Ama yaklaşık yüzde 40 hastada sedefin eklem romatizması dediğimiz eklem tutulumu da olabilir. Sedef hastalarının kesinlikle bir doktora başvurması ve tedavi olması gerekir. Aksi takdirde hastalık başka sorunlara da yol açabilir. Sedef hastalığı özellikle obezite hastalarında kalp problemlerine neden olabiliyor. İnsülin direnci ortaya çıkabiliyor. İnsülin direncinin dışında bu hastaların kalp krizi geçirme ihtimali çok yükseliyor. Yani bu hastalığın tedavi edilmemesi bir çok hastalığa ve bir çok soruna yol açabiliyor. Hastaların özellikle eklem romatizması konusunda çok dikkatli olması gerekiyor. Şişman hastalar ise, kesinlikle kalp rahatsızlıklarının ön planda olabileceğini unutmamalı” şeklinde konuştu.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!