"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Sedat Ergin: Kosova ve NATO'nun evrimi

Sedat ERGİN

NATO'nun önceki geceden itibaren Sırbistan'a hava taarruzuna girişmesi, uluslararası ilişkilerin önümüzdeki yüzyıldaki seyri açısından önemli sonuçlar doğurmaya gebedir.

NATO'yu kuran ve anayasasını oluşturan 1949 tarihli Kuzey Atlantik Antlaşması, bir saldırı olmadığı sürece, örgüte üçüncü bir ülkeye doğrudan askeri müdahalede bulunma yetkisi tanımıyor.

Antlaşma, daha çok bir müttefike yönelen saldırı halinde müttefiklerin bu tecavüze ne şekilde karşılık vereceklerini düzenliyor.

Oysa, önceki günkü müdahale ile birlikte, NATO kendi anayasasında yer almayan, öngörülmeyen bir ihtimaliyata karşılık vermiş oluyor.

Bağımsız bir ülke, kendi sınırları içinde katliama giriştiğinde uluslararası bir örgütün askeri yaptırımıyla karşılaşıyor.

Bu durum, NATO tarihinde önemli bir ‘‘ilk’’ oluşturuyor.

NATO'nun müdahalenin meşruiyeti açısından başvurduğu gerekçe, Kosova'daki durumun çevredeki NATO ülkeleri açısından barışı tehdit eder bir hale gelmiş olmasıdır.

* * *

ABD Başkanı Bill Clinton, bu gerekçeyi haklı gösterebilmek için zorlamaya da giderek, Kosova'daki çatışmanın bir Türk-Yunan savaşına kadar yayılabileceğini iddia etmek durumunda kalmıştır.

Benzer şekilde, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nden alınmış bir yetkinin varlığından da söz edilemez. BM Güvenlik Konseyi de NATO'ya askeri müdahale yetkisi vermiş değildir. Bu haliyle durum, Güvenlik Konseyi kararına dayanan Irak örneğinden farklılık arz ediyor.

O zaman, NATO'nun müdahalesi dünyanın sahne olduğu yeni gerçekliklerin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.

NATO, artık barışın tehdit edildiği ve katliamların gerçekleştirildiği durumlarda, kendisini ilgili ülkeyi cezalandırmaya, bu çerçevede askeri seçeneğe başvurmakta yetkili addetmektedir.

Bu çerçevede NATO'nun yeni dönemde kendisine açıkça jandarmalık görevi atfettiğini kabullenmek durumundayız.

Bunun muhtemel bir sonucu, uluslararası ilişkilerde bir emsal yaratacak olmasıdır. Etnik çatışmaların bastırılmasında aynı teze dayanarak NATO müdahalelerine kapı aralanmış olmaktadır.

* * *

NATO yaptığına göre, askeri gücüne güvenen üçüncü ülkeler de aynı yola başvurabilirler. Örneğin, günün birinde Çin ya da Rusya benzer bir gerekçeyle üçüncü bir ülkeyi bombalamaya kalkışabilir.

Görüleceği gibi, NATO müdahalesi önümüzdeki döneme ilişkin olarak bir dizi soru işaretini uluslararası politikanın gündemine sokmuş bulunuyor.

Ancak, bu sonucu hazırlayan Miloseviç adındaki bir savaş suçlusunun insanlığın tahammül ve sabır sınırlarını fazlasıyla zorlamış olmasıdır.

Diplomasi ve ambargo gibi yöntemlerin sonuçsuz kaldığı noktada, kendisine yabancısı olmadığı bir yazılımla karşılık vermekten başka bir çare kalmamıştır.

Bir cinayetin durdurulması söz konusu olduğunda, artık hukuk ve meşruiyet arayışı ikinci planda kalabilmektedir.

Bu, çağımızın yeni gerçeğidir.



X