"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Sedat Ergin: Ermenistan sorunu

Sedat ERGİN

ABD Temsilciler Meclisi'ndeki bir alt komitenin geçen hafta kabul ettiği ‘‘soykırım’’ tasarısının en önemli sonuçlarından biri, Türkiye'nin Ermenistan'la ilişkilerini artık ciddi bir şekilde masaya yatırma ihtiyacının altını çizmesi oldu.

Çünkü, yalnızca ABD Kongresi değil, son dönemde pek çok ülkenin parlamentosunda benzer ‘‘soykırım’’ tasarılarının gündeme gelmesinin gerisinde, Erivan'da iktidarda bulunan ve Taşnaklar'ın desteğini yanına almış bulunan Cumhurbaşkanı Robert Koçeryan'ın izlediği strateji yatıyor.

Erivan'da cumhurbaşkanlığının 1998 yılı başında Türkiye'ye karşı ılımlı bir siyaset izleyen Levon Ter-Petrosyan'dan sertlik yanlısı Koçaryan'a geçmesiyle birlikte Türkiye açısından sıkıntılı bir döneme girilmiştir.

* * *

Bu stratejinin ilk işareti dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 6 Haziran 1998 tarihinde Yalta'da Koçeryan ile yaptığı görüşmede alınmıştı.

Koçaryan, bu görüşmede ‘‘Ermeni soykırımı’’ iddialarını gündeme getirerek, ‘‘İlişkilerimizde tarihin getirdiği ağır bir durum vardır. Bunu unutmaya çalışarak bir yere varamayız. Bu durumu ancak tarihi tartışarak aşabiliriz’’ diye konuşmuştu.

Demirel'in ‘‘Tarihten husumet çıkartmak büyük sorun yaratır. Tarihe değil, geleceğe bakalım. Refahınız Türkiye ile iyi ilişkilerden geçiyor’’ şeklinde verdiği karşılığın Koçeryan üzerinde bir etkisi olmamıştı.

Koçeryan, ardından dış politikada temel önceliğini, kendi ifadesiyle ‘‘soykırımın uluslararası caima tarafından tanınması’’ hedefine vererek, pek çok cephede birden Türkiye'yi sıkıştırmaya başladı.

‘‘Soykırım’’ tasarılarının birbiri ardına Fransa, İtalya, Lüksemburg ve Avustralya parlamentolarında gündeme gelmesi, Erivan'ın bu ülkelerde yaşayan Ermeni gruplarını kullanarak yürüttüğü bu stratejinin uzantılarıydı.

Türk diplomasisi, son iki yıldır göğüslemesi gereken sorunlar yetmiyormuş gibi bir de ‘‘soykırım’’ iddialarıyla boğuşmaktaydı.

Gelinen noktada, Ermenistan, Türkiye'ye açıkça meydan okumakta, uluslararası alanda başını ağrıtmakta, Türkiye'nin Batı dünyası ile ilişkilerinde sıkıntı yaratmaktadır.

Türkiye'ye bu şekilde kafa tutan Ermenistan, 3.5 milyon nüfuslu, yüzde 40'a varan işsizlik nedeniyle büyük göç veren, ekonomik sorunların altında ezilmiş küçük bir ülkedir.

Üstelik, denize çıkışı yoktur; Azerbaycan'la ihtilaflıdır ve dış dünyaya açılabilmek için Türkiye'ye muhtaçtır.

* * *

Ermenistan, soykırım iddialarını uluslararası alanda tescil ettirdiği takdirde ikinci aşamada muhtemelen Türkiye'den tazminat taleplerine yönelecektir.

Bugünden önü alınamadığı takdirde, Ermenistan'ın gelecekte Türkiye'nin sürekli olarak canını sıkan bir çıban başı haline geleceği söylenebilir.

Bu haliyle, Ermenistan'a verilecek karşılık şimdiden Türkiye için en öncelikli dış politika sorunlarından biri haline gelmiş bulunmaktadır.

Sorunu aşmanın birinci yolu, herhalde Türkiye'ye yaşatılan sıkıntıların bir bedeli olduğunu Ermenistan'daki Koçeryan yönetimine etkili bir şekilde hissettirmekten geçiyor.

Bunu barışçı düzlemde tamamlayacak bir adım, söz konusu iddialara konu olan olayları incelemek üzere iki tarafın tarihçilerinin bir araya geleceği bir komisyonun oluşturulması olabilir.

X