"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Sedat Ergin: Başkenti kaplayan sıkıntı

Sedat ERGİN

MİLLİ Güvenlik Kurulu'nda masada karşı karşıya gelen üç önemli taraf, Cumhurbaşkanı, hükümet ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki karşılıklı ilişkilerin belki de en sıkıntılı olduğu dönemlerden birinden geçiyoruz.

Son bir ay içindeki siyasi gelişmelerinin seyri ve bu denklem içinde yer alan aktörlerin yaptıkları muhtelif açıklamalar yan yana getirildiğinde, karşımıza çıkan tablo şudur:

BAŞBAKAN-CUMHURBAŞKANI: Çankaya Köşkü ile hükümet arasındaki ilişkilerdeki gerginlik Kanun Hükmündeki Kararname krizi sırasında kamuoyunun gözü önünde açık bir şekilde yaşanmıştır.

Hükümetin KHK konusunda ısrarcı olması, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ani bir hareketle İstanbul'a giderek diyalogdan kaçındığı izlenimini vermesi, Başbakan Bülent Ecevit'in buna sert bir üslupla karşılıkta bulunması, Sezer'in hükümetin baskısına direnmesi, ilişkilerde ciddi bir tahribata yol açmıştır.

Hükümet, Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne gitmeyerek vahim bir hata yaptığını, dahası kendisine sahip olmadığı yetkiler atfettiğini düşünmektedir. Altı çizilmesi gereken nokta, hükümet çevrelerinde Cumhurbaşkanı ile ilişkilerin geleceği konusunda iyimser bir bakışın bulunmamasıdır. Ortada, açıkça problemli bir ilişki vardır.

BAŞBAKAN-ORDU: Hükümet ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkilerde de büyük bir sıcaklığın hákim olduğu söylenemez. Fethullah Gülen'in irtica tehdidi kapsamı içinde mi, yoksa dışında mı olduğu, uzun bir zamandır ordu ile Başbakan Ecevit arasında ciddi bir ihtilaf konusu oluşturuyor.

Aslında ordu ile ilişkiler, geçmişte hükümet tarafından büyük ölçüde eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in nüfuz alanına bırakılmış bir başlıktı. Demirel, hükümet ile ordu arasındaki ilişkilerde bir köprü işlevi üstlenerek, devletin tepesinde belli bir uyum dengesini sağlamaktaydı.

Demirel'in Çankaya Köşkü'nden ayrılışı, kaçınılmaz olarak bu alanda bir boşluk yaratmıştır. Cumhurbaşkanı Sezer'in en azından ilk dönemde bu boşluğu doldurması beklenmemelidir. Sezer, ayrıca böyle bir role soyunmayabilir de...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun son 30 Ağustos davetinde yaptığı çıkışla, kamuoyu önünde, hükümeti irticayla mücadelede yetersiz bulduğunu gizlememesi, bu hassas ilişkideki sancıyı artırmıştır. Ordunun rahatsızlığının MGK forumu dışına taşmış olmasının hükümet cephesinde hoşnutsuzluk yarattığını tahmin etmek zor değildir.

CUMHURBAŞKANI-ORDU: Ordunun üst kademesinin, geçmişte Çankaya ile yürüyen yakın ve sıcak ilişkiler nedeniyle beş artı beş tartışması sırasında Demirel'in görev süresinin uzamasını tercih ettiği biliniyor.

En azından şu ana kadar, ordu ile Sezer arasında, Demirel döneminde askerlerin alıştığı türden yakın ve güvene dayalı bir ilişkinin tesis edilemediği anlaşılıyor.

Ordunun son KHK krizi sırasındaki tutumu nedeniyle de Cumhurbaşkanı Sezer'in tavrından dolayı hayal kırıklığı yaşadığı Ankara'da bir sır değildir.

Sonuçta, 2000 yılı sonbaharına girilirken Ankara'da devletin zirvesindeki taraflar arasındaki ilişkilerin objektif bir dökümü yukarıdaki şekilde yapılabilir.

X